32

148 21 88
                                        



"Sunghoon yok mu?" beklenen soru geldiğinde herkesin yüzü düşmüştü. Jaeyun meraklı meraklı bakmaya devam ederken herkes sorudan kaçmaya çalışıyordu.

"Ailesinin yanına gideceğini söyledi. Muhtemelen dönüşüne yetişemeyecek." Heeseung sakinliğini koruyarak sevgilisinin sorusunu cevapladı.

"Anladım. Onu da özlemiştim, kötü oldu. Yine de ailesinin yanına gitmesi güzel."

"Bir dahaki sefere burada olur, hemen bozma moralini."

"Buradan sonra nereye gidelim istersiniz? Biraz topluca vakit geçirelim." Jay herkesin ilgisini çekmek istercesine konuşmuştu.

"Bizim eve gidelim mi? Film gecesi falan yapabiliriz." Jungwon konuştuğunda Jay de kafasını sallamıştı.

Heeseung yorgun Jaeyun'a bakarak konuştu.

"Bunu yarın yapsak daha iyi olur. Jaeyun ve Niki yorgun olmalı, dinlensinler."

Heeseung konuştuğunda diğerleri de onu onaylamıştı. Jaeyun'un da yüzü düşmüştü. Heeseung kolunu omzuna attı.

"Yarın film gecesi yapacağız, bugün dinlen. Bozma moralini. Bu geceyi de bana ayırıver, hiç mi özlemedin sevgilini?"

Jaeyun gülümsemiş ve Heeseung'a doğru gözlerini dikmişti.

"Seni özlememek gibi bir ihtimal mi var denizler kralı? Tüm gecelerim senin zaten."

"Vaktimi iyi değerlendirmeliyim."

"Fazla uzun kalamayacağım. Bu sefer daha uzun süreliğine bile gidebilirim."

"Bu haksızlık. Bir dahakine seninle mi gelsem?"

"Eve kim bakacak?"

"Sen dur ben gideyim."

"Olmaz. Yürü evimize gidelim."

"Olur. Çocuklar, yarın görüşürüz. Jaeyun ve ben eve gidiyoruz."

"Niki, bu gece benimle kal. Biz de özlem giderelim." Sunoo utanarak konuşmuştu.

"Ben de aynısını soracaktım."

"Ne bekliyoruz o zaman? Gidelim. Yarın görüşürüz." Sunoo Niki'nin koluna girmiş ve arkada kalan Jay ve Jungwon'a el sallayarak çıkmıştı.

"Dükkanı kapatmayacak mıydı bu salak? Aşktan gözü dönmüş." Jay alnını ovarken konuşuyordu. "Ara da geri gelsin." Jungwon başını salladı ve Sunoo'yu aradı.

Sunoo utanç içinde dükkana geri dönerken Niki'nin elini tutuyordu. Jay ve Jungwon gördükleri görüntü karşısında şoka uğramıştı.

"Bu ne hız lan?"

Sunoo utançtan kızarmış bir şekilde konuştu.

"Elleri üşümüş de ısıtayım demiştim."

"Sunoo, yazdayız."

"Siz evinize gidin artık bence." Sunoo'nun bunu demesiyle beraber üçü de kahkaha atmıştı.

"Genelde buralarda Jaeyun hyung olurdu. Ne ara rezil olan ben olmuşum..."

"Çok şahit ola ola aynı salaklığı kaptın herhalde. Neyse biz gidelim, değil mi Jungwon? Ellerin üşüyor mu? Tutayım mı?" bir yandan hala gülüyordu.

Onlar giderken Sunoo hala utanıp kızarmakla meşguldü. Niki de hala ona gülmeye devam ediyordu.

"Onlara sevgili olduğumuzu falan söyleseydin daha az rezil olurdun."

"Öyle miyiz ki?"

"Değil miyiz?"

"Ben ortada teklif göremedim. Çok hızlı da ilerlemeyelim ayrıca."

"Flört olacağız yani?"

"Ne anlıyorsan o."

"Bana uyar. Etrafta Kim Sunoo'yla flört ediyorum diye övüneceğim." Sunoo şaşırmıştı.

"Sanki bu bir başarıymış gibi."

"Daha önce hiç flörtün oldu mu?"

"Hayır."

"Başarı işte. İlkin benim."

"Ben sende kaçıncıyım tanrı bilir."

"İlk."

"Nasıl ilk olabilir?"

"Kimseyle ilgilenmiyordum. Artık biriyle ilgileniyorum."

"Beni utandırmayı kes."

"Buna flört denir. Alış."

"Evde görürsün flörtü. Gidelim hadi." Sunoo elindeki anahtarları sallarken konuşmuştu.



~

"Ev hala bıraktığım gibi. Hiçbir şeyi değiştirmedin mi Heeseung?" Jaeyun ceketini çıkarırken konuştu. Bir yandan eliyle ışığı arıyordu.

"Senin düzenini seviyorum. Neden değiştireyim ki? Böyle çok güzel. Sen burada yokken senden geriye kalan tek şey bu. Buraya dokunamam."

"Ağlatacaksın beni şimdi."

"Sensiz durmak çok zor."

"Bu sefer son olacak tamam mı? Gelecek sefer son seferim olacak."

"Bunu yapmak zorunda değilsin."

"Düzenli bir ilişkimiz olsun istiyorum. Ayrılıklar ya da kavgalar olmadan, beraber mutlu olalım istiyorum. Denizi çok seviyorum, bana verdiği çok güzel şeyler var. Ondan kopamayacağımı biliyorum ama her zaman yanımda denizden bir parça taşıyor olacağım, sen bana yetersin."

"Keşke bir insan olarak doğsaydım." Heeseung Jaeyun'un yanağını tutarken konuştu. "En başında beni sevmekte zorlanmazdın."

"Başta acemiydim, şimdi gözlerim açık. Gerçekleri görebiliyorum. Seni sen olduğun için seviyorum. İnsansın veya değilsin, bu benim için önemli değil. Sen benim sevgilimsin, önemli olan bu. Ne olursan ol seni seveceğim." Jaeyun yavaşça Heeseung'un dudaklarına uzanmış ve tüm özlemini dudaklarından akıtırcasına öpmüştü.

Heeseung sonunda rahatlarcasına gözlerini yummuş ve sevgilisinin öpücüğüne karşılık vermeye başlamıştı.  Nefeslenmek için ayrıldıklarında konuştu.

"Tanrım, bu hafta sana doyduğumdan emin olmalıyım."

"Yarından itibaren başlarsın. Şimdi koltuğa geçelim. Bir şeyler izleyip yatalım."

"İyi fikir. Sen koltuğa geç ben battaniye alıp geliyorum." Heeseung odalarına fırlamıştı. Elindeki kalın battaniyeyle döndüğünde Jaeyun da onu koltukta bekliyordu.

"Telefondan izlenecek film baksana Heeseung."

"Olur bakayım hemen."

"Ben de biraz haberlere bakayım. Gündemden çok uzak kaldım."

Heeseung telefona bakarken Jaeyun da televizyondan şehirlerinin haber kanalını açmıştı.

Gıda ürünlerinin fiyatları, hava durumları derken pek değişik bir olay görünmüyordu. O ana kadar.

"Sayın izleyicilerimiz, haber bültenimizi ani bir olayla bölmek zorundayız. Son gelen habere göre şehirdeki kayıp insan sayısı 1 haftada 25 kişiye ulaştı. Hiçbirinden haber yok. Şehir ilk kez böyle bir olayla karşılaşıyor. Herkes endişeli, hepiniz evinizden çıkarken dikkatli olun."
































_________________________________________

bu ficin finale alerjisi var yemin ediyorum

siren, heejakeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin