33

339 38 152
                                        

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Ortamdaki sessizlik, önlerindeki farklı hortlakların hareketlenmesiyle bozuldu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Ortamdaki sessizlik, önlerindeki farklı hortlakların hareketlenmesiyle bozuldu. Jisung hızlı bir koruma çemberiyle beşini de korurken Chaeryeong, içine düştüğü şaşkınlıktan sıyrılıp abisini kendine getirmeye çalıştı, "Abi, sakinleş lütfen. Kontrolden çıkmanın zamanı değil."

Psişik onun söylediklerini duyup alayla, "Evet Changbin, uğraşmanız gereken bir hortlak ordusu var gibi görünüyor."

Duyduğu sözler Jisung'un sinirle iç çekmesine sebep olurken Changbin onu duymamış gibi görünüyordu. Daha çok, hedefine odaklanmış yırtıcı bir hayvan gibi psişiğe kitlenmişti bakışları, "Korkma, senin sıran da gelecek." dedi bakışları odağını hiç kaybetmezken.

Chaeryeong abisini en son böyle gördüğünde neler olduğunu hatırladı. Delirmişçesine Seungmin'i arıyor, ailesiyle kavga ediyordu. En sonunda gözünü iyice karartmış ve aralarından ayrılmıştı.

Abisinin sözleri onu istenmeyen hatıralarından uzaklaştırdı, "Ama önce Seungmin'in nerde olduğunu söyleyeceksin."

Bu sözler oradaki herkesin birkaç saniye duraksamasına sebep olmuştu. En az şaşıran elbette Hyunjin'di. Jisung ve Chaeryeong ona şaşkın ve anlamaz gözlerle bakarken Felix kaşlarını çatmıştı.

"Seungmin'e neler olduğunu bildiğimi de nerden çıkardın?" dedi alaylı tavrını sürdürürken. Yüzündeki ürpertici gülüşü yüzünden gereğinden daha sivri olan köpek dişleri o karanlık ortama rağmen parlıyordu. Konuşmadan zevk aldığı, Changbin'i hiçbir şekilde kale almadığı ve onunla oynadığı belliydi. Hoş, orada ciddiye aldığı tek kişi Hwang Hyunjin ve onun eşiydi.

"Çocuk yok karşında, gözlerinden okunuyor. Söyle, Seungmin nerde? Ona ne yaptınız?" dedi gereğinden de gür çıkan sesiyle. Sanki büyük bir güç iradesini baskılıyordu, içgüdülerini bastıramıyor, sinirlerine hakim olamıyordu. Uzun zamandır içine attığı her şey şimdi büyük bir patlama olarak dışarıya salınıyordu sanki.

Psişik hiç oralı olmadı ve telepatik bir komut vererek hortlakları onlara doğru yönlendirdi. Hâlâ koruma çemberinde oldukları için düşünmeye vakitleri vardı fakat Changbin düşünecek durumda değildi. Hortlakları onların üzerine salıp gitmek üzere hareketlenen psişiği yakalamaya öyle odaklanmıştı ki Hyunjin'in emir vermesi durumunda onu bile dinlemeyebilirdi. Neyseki Hyunjin onun isteğine karşı çıkacak değildi, "Kendine dikkat et." dedi ve istediğini yapmasına izin verdi. Bununla Changbin  az önce sisin içine ilerleyen psişiğin peşinden gitmek üzere çıktı çemberden hızlıca.

game of hearts Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin