Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Çek! Çek!" Jisung ve diğerlerinin astı olan bir diğer korsan kürekleri başındaki mürettebata emir yağdırırken, Changbin ise güvertenin kenarında sessizce oturup elindeki mandalinayı soyuyordu.
O kadar çok düşünüyordu ki mandalinayı çoktan soysa bile fark etmeyip damarlarını soymaya başlamıştı.
"Ne hassas adammışsın be hyung, çırılçıplak yaptın mandalinayı." dedi Jisung yan tarafında bir anda belirirken. Changbin onun bir anda belirmesine herhangi bir tepki vermezken Jisung onun bu düşünceli hâliyle iç çekmişti.
"Elbette farkındayız. Biz her yola bu farkındalıkla çıkarız hyung." dedi Jisung ciddi ifadesiyle. Ardından gözlerinin rengi anlık olarak lila olup normale dönerken yaklaştı hyunguna.
"Siz çok mu rahattınız kendi mürettebatınızda?"
Changbin derin bir nefes aldı ve bir tane mandalina attı ağzına. Ardından başını olumsuzca sallayarak, "Hayır ama her gün haritalarda bile olmayan tehlikeli okyanuslara bodoslama dalmıyorduk. Her gün denizkızı aramıyorduk mesela."
"Denizkızlarının tehlikeli olduğundan nasıl bu kadar eminsin peki hyung? Ya da haritada öyle bir kısmın bulunmadığından?" dedi şüpheci bir şekilde Jisung. Elbette cevabı biliyordu, hep bilirdi.
Changbin'in cevap vermemesi ve mandalinasını yemeye devam etmesi de bildiğinin kanıtıydı.
Jisung sırıtıp önüne dönerken ve Changbin'in yaptığı gibi çöktüğü yere otururken güvertedeki koşuşturmaları izledi.
Yola çıkalı yaklaşık bir gün olmuştu ve denizdeki sessizlik Changbin'in tüylerini ürpertiyordu.
İlerledikleri yolda kimseyle karşılaşmamışlardı.
Biraz sonra Changbin'in mandalinası bitti ve kafasını tekrar güverteye çevirmesi gerekti. O sırada son birkaç saattir gözetleme direğinin tepesinde duran Minho'yu fark etti.
"Orda ne yapıyor? Gözcü mü?"
Jisung duyduğu soruyla yanındaki bedene çevirdi bedenini. "Hayır, o büyücü. Etraftaki tehditlere karşı bir meditasyonu var. Gözlerini bir kumaşla bağlayıp kendini de direğe bağlıyor. Tüm duyularını etkisiz hale getirip yalnızca duyma duyusuna yoğunlaşıyor ve diğer duyuları çalışmadığından, sezgisi de güçlendiği için tehditleri epey önceden algılıyor. Kaptanın isteği üzerine tüm gün değil de belirli saatlerde yapıyor."
Changbin duyduklarıyla başını tekrar direğe çevirirken az önce direğin tepesindeki bedeni görememesiyle etrafa bakmış, kulağının hemen yanındaki sesi duyunca da donakalmıştı olduğu yerde.
"Kimi arıyorsun?"
Duyduğu sesle yerinde sıçrayıp hızla arlasını dönmüş, Minho'yla yüzleşmişti.