Bölüm 42

67 11 1
                                    



42. BÖLÜM

19 ağustos 2015

20.25

Yedikule / İSTANBUL

" tamam, patlama geliyorum"

Gülşen, kapıyı açmasıyla beraber çığlık atıverdi. Gözleri sanki yuvalarından fırlayacaktı. Şaşkındı.

" Atilla... Sen"

" yalnız mısın?''

" tabi ki de yalnızım da sen, yani nereden, Allah'ım şu an resmen aklım durdu ya"

" kapıda mı konuşacağız içeri gireyim mi?''

" gir tabii, ya ne diyeceğimi bilmiyorum, sen şu an canlı kanlı karşımda duruyorsun"

Atilla içeri girdi. Gülşen heyecanlıydı.

" nerelerdeydin sen Atilla... Herkes seni öldü biliyordu"

" ama bak ölmemişim, o ölmedi kalbimizde yaşıyor"

Gülşen güldü.

" espri yeteneğin gelişmiş Atilla, nerelerdeydin Allah aşkına anlatsana"

Atilla etrafına bakındı. Sonra Gülşen'e döndü.

" bildiğim kadarıyla seninle aynı üniversitede çalışıyoruz"

" ne demek bildiğim kadarıyla"

" ve anladığım kadarıyla da, aramız iyi, doğru mu?''

" elbette, sen benim en yakın arkadaşımsın da, bir tuhaf konuşuyorsun"

Atilla gülümsedi.

" farz edelim, hafızamda bazı kayıp anılar var... Ve farz edelim bazı şeyleri öğrenmem lazım ve yine farz edelim ki, vaktim kısıtlı... Bana yardımcı olur muydun?''

" Atilla, korkutuyorsun, ne oldu sana böyle"

" Gülşen, yardımcı olur muydun?''

" herhalde Atilla, o nasıl bir söz"

" tamam, lütfen oturur musun, bu arada sen neden yalnız yaşıyorsun"

Gülşen otururken

" nasıl yani, yalnızım da ondan"

" ne bileyim, güzelsin, evlenmedin mi, sevgilin falan"

Gülşen gülümsedi.

" hayır  Atilla, iyi de sen bunları biliyorsun"

" neyse, umarım döngü tamamlandığında belki bir eşin olur"

" söylediklerini anlamakta zorluk çekiyorum şu an Atilla"

" tamam, sorun değil Gülşen... Şimdi benim bir evim var mı, yani nerede kalıyorum, bir evim var değil mi?''

" tabi ki de"

" tek başıma mı kalıyorum, bir eş, ya da akraba, arkadaş"

" bildiğim kadarıyla tek yaşıyorsun, da bu soruları neden..."

" güzeeel... şimdi bana yardım edeceksin Gülşen.. Önce bana evimin anahtarı lazım, sence kimden bulabilirim"

" nasıl yani"

" anahtar diyorum, benim bir yedek anahtarım olsa birisine falan bırakmış olabilir miyim, mesela sana, yani anlarsın ya, aramızda, bir yakınlaşma, hani senin evime gelmen için sana da bir tane..."

Gülşen'in kaşları çatıldı.

" sen hafızanı değil aklını kaybetmişsin... Aramızda ne olacak Atilla"

Atilla, duraksadı. Düşünmeye başladı.

" yanıldım desene, anahtarsız eve girmek için... hıııım, çilingir çağırsam, o da... O da sıkıntı... Düşün... Düşün..."

Gülşen'in aklına geldi.

" baban var senin..."

" babam, süper, bak bu güzelmiş, herkesin bir babası vardır... Evet Gülşen..."

" babana bir yedek bırakmış olabilir misin?''

" olabilir miyim? Olabilir, o zaman bunu öğrenmemiz lazım... Sen öğreneceksin Gülşen"

" ben mi?''

" evet, neden sözlerimi ikiletiyorsun Gülşen ya, bir kere de anlaşılmıyor mu?''

" sen niye almıyorsun Atilla, babana gitmedin mi?''

" hayır canım ilk defa sana geliyorum, bak seni ne kadar çok seviyormuşum"

Gülşen'in şaşkınlıklarının arkası kesilmiyordu.

" ya sen bu akşam benim kafamı karıştırdın, adam senden sonra yıkıldı ya"

" olabilir ama şimdi daha önemli bir şey var... Senden başka kimse var olduğumu bilmemeli"

" birilerinden mi kaçıyorsun, başın mı belada..."

Atilla gülümsedi.

" canım benim belada ama öyle düşündüğün bir şey değil bebeğim"

" bebeğim mi... bu nasıl konuşma Atilla, sen böyle konuşmazdın"

" tamam Gülşen, şimdi sorunumuza odaklanalım... Kelimelere takılma canım benim... Anahtara odaklan, babamdan almamız lazım, tabi eğer varsa"

Gülşen'in bir şey daha aklına geldi.

" belki laboratuvarda da olabilir"

" laboratuvar, laboratuvarımda mı var... Vay be benim bunca sene hiç olmadı ya... Abarttım galiba, oldu oldu... Oldu canım tabi ki"

" anahtarını orada bulabilirsin

" tamam, o zaman önce oraya gideriz"

" gideriz mi, Atilla, buraya kadar, sabrın da bir sınırı var yani... Hemen bana olanları anlatıyorsun"

" Gülşen, canım benim, bilmesen daha iyi olur"

" sen bilirsin Atilla, geldiğinden beri seni dinliyorum, tuhaf hareketler, tuhaf konuşmalar, bu ne ya... Adam yıllardan sonra karşıma çıkıyor, söylediklerine bak"

Atilla şaşkın onu dinliyordu.

" bitti mi?''

" bitti"

" anlıyorum, zaten seninle aramızda bir şey olmazmış be bebeğim"

"Atilla! "

" tamam tamam... Emin misin anlatmamı istediğinden"

" anlatmazsan şuradan şuraya adımımı bile atmam"

Atilla alaycı bir gülümsemeyle

" iyi sen bilirsin, ama beni uyarmadın deme... Tamam, önce neyle başlayalım... Bak bu süper olacak, hazır mısın bebeğim"

" bana bir daha bebeğim deme ve hazırım"

" iyi, başlangıç olarak ilk cümlemi söylüyorum... Ben Atilla değilim"

Gülşen ilk olmayan, ama son olmayacak da, şaşırmış yüz ifadesiyle Atilla'ya bakarken

" efendim..."


A.L.İ......... MATRUŞKA  ( 2 )Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin