41. BÖLÜM
Faruk, bir evin salonunda oturmuş, telefonda, bekliyordu. Telefondan gelen sesi duydu.
" buyurun, ben Atilla Demir"
Gülümseyerek;
" merhaba Atilla, ben Faruk Gezgin... Beni hatırlamazsın ama çok evvel bir kez karşılaşmıştık..."
" evet hatırlamıyorum, neydi konu"
" konu sensin Atilla"
" efendim"
" aklında birçok soru olduğunu düşünüyorum, aslında benimde birçok sorum var ve bunlara cevap arıyorum"
" Faruk Bey, ne anlatmaya çalışıyorsunuz anlamıyorum ama inanın şu an size ayıracak vakti..."
" Atilla... Sende bir anahtar olmalı... Bende ise onun açtığını umut ettiğim bir kutu var... Eğer gelirsen sen de bende birçok soruya cevap bulacağımızı sanıyorum... Bu çok önemli"
" Faruk Bey, bu konular inanın umurumda değil"
Faruk ayağa kalktı, canı sıkılmıştı. Yürüyerek konuşmaya başladı.
" bence olmalı Atilla... Lütfen... Buluşmamız lazım"
" üzgünüm Faruk Bey kapatmam lazım..."
Faruk, umudunu kaybetmek istemiyordu.
" sana geleceğin yerin adresini ve saatini mesaj olarak atacağım ve seni bekleyeceğim... Ve lütfen Emel de orada olsun"
" Faruk Bey, Emel Hanım artık bu konuyla ilgilenmiyor..."
" ikiniz de gelin, bu çok önemli, bekliyor olacağım Atilla"
" üzgünüm kapatıyorum, iyi günler"
Faruk telefona baktı.
" Keşke beni dinlesen Atilla"
Diye yüksek sesle düşündü. Mesaj yazıp yolladı. Düşünceliydi. Ne yapması gerektiğini sanki tam bilmiyordu, önce oturdu, sonra tekrar kalktı. Salonda bir ileri bir geri yürüdü. Telefonun rehberinden bir isim bulup aradı. Çok geçmeden karşıdan gelen sesi duydu.
" Faruk araman ne güzel, nasılsın dostum"
" iyiyim ya sen"
" yani, hayrola sesin durgun, bir şey mi var"
" evet... Yeni bir gelişme var"
" yeni bir gelişme mi, Faruk her şey bitti... Bizim için bitti"
" bende öyle sanmıştım ama ondan bir mesaj aldım"
" kimden"
" evlattan, bana bir mesaj bırakmış"
" bu imkânsız Faruk, bizim için bitti artık, biz görevimizi yaptık"
" mesajı okudum, bu bambaşka bir şey"
" neredesin sen... Dur sakın söyleme, oradasın değil mi?''
" evet... Çok ilginç buraya o geceden sonra ilk defa dün gelmiştim"
" Faruk evine git... Artık bu bizim işimiz değil... Evine git... Eşinle ilgilen... Ya çiçeklere su ver dostum nebiliyim işte "
" anlamıyorsun, senin de okuman lazım"
" seni severim Faruk biliyorsun ve sen benim dostumsun, ama... Artık olmaz"
" yapma... Sensiz bunu çözemem"
" yoruldum Faruk... Ve eğer öyleyse son günlerimi güzel geçirmek istiyorum sevdiklerimle, seninle"
" seninde olman lazım, ikimize de ihtiyacı var"
" o artık yok... Ve olmayacak ta... Sana söyleyeceğim tek şey dostum, evine git, bu konuyu sonsuza kadar da kapat... Ben çünkü öyle yapacağım... Ve... Ve o evi sat... Alman bile büyük hataydı..."
" beni yalnız mı bırakıyorsun"
" üzgünüm Faruk dostluğumuz baki, ama ben... Bu... İşte... yokum"
" Sen yine bir düşün, fikrini değiştirirsen gece yarısına kadar burada olacağım"
" üzgünüm Faruk, kapatmak zorundayım, kendine iyi bak dostum"
" sende dostum"
Faruk telefonu kapattığında, düşünceleri daha da yoğunlaşmıştı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
A.L.İ......... MATRUŞKA ( 2 )
Bilim KurguSIR ASINA YAKIŞANI YAPMALI BAZI ŞEYLER ADI GİBİ GİZLİ KALMALI