22. BÖLÜM
Emel ile Ali, caddeye çıktıklarında, Emel, Ali'ye hayretle bakıyordu. Ali bakışı fark etti.
" ne "
" valla senden iyi polis olurmuş, nasıl anladın, yoksa biliyor muydun?''
" saçmala Emel. Bilsem böyle bir şeye alet olur muydum, yeminle bilmiyordum"
" peki nasıl anladın"
Ali güldü.
" keşke sana anladığımı söyleyip hava atabilsem ama ben sadece Meral'in Mehmet ile konuşmasını biliyordum. Mehmet ona, geleceğimi bilerek nasıl yaptın demişti, Meral de gayet sakindi... Hepsi bu"
Emel şaşırmıştı.
" tek bir söz, başka da bir şey bilmiyordun yani"
" aslında Selim ile konuştun mu deyince orada şüphelendim"
" canım orada bende şüphelendim"
" ve tabi Selim'i kullanmak da fena olmadı"
" bak orada iyiydin, şimdi hakkını yememek lazım"
" yememek derken, biz bu akşam bir şey de yemedik..."
Emel saatine baktı.
" saat da ilerlemiş, benim eve gitmem lazım, ev demişken de"
Emel telefonuna baktı, iki cevapsız arama vardı.
" offff, annem aramış, telefonda sessizdeydi"
" iyi ara kadını, meraktan çatlamıştır, nede olsa bir deli ile berabersin"
Emel hemen telefonuna sarıldı.
" alo... Anne... Ya bir dur, meraklanacak bir şey yok... Telefon sessizdeydi... Evet, her şey yolunda, tamam ben geleceğim... Hadi görüşürüz"
Telefonu kapattıktan sonra Ali'yi ona mahzun bakarken gördü.
" ne, ne o bakış"
" sana yemek borcum var, anlatacaklarım var, söz verdim... Hem şu an Çengelköy'deyiz, farkındasın değil mi ve saat onbir... Seni tek başına gönderemem, benim bırakmam lazım, sonra da eve gideceğim, ya başıma bir şey gelirse"
" saçmala canım, ben tek başıma gidebilirim, polis olduğumu unutuyorsun ama"
" ya evet, silahsız polis, olmaz aklım sende kalır, bak bu akşam her şeyi hatırlarken konuşmak lazım, ya yarın yine hafızam giderse"
" gitmez gitmez"
" ya giderse"
" Ali benim eve gitmem gerekiyor"
" yemek yesek önce, valla karnım aç"
" şimdi başka bir restaurant vakası daha çekemem"
" sana ellerimle yemek yapsam"
" sen, ellerinle"
" evet, ne o beğenemedin mi?''
" yok, da, nerede"
" evimde, ne o korkuyor musun"?
" ne korkması canım, hem sen yemek yapmasını da nereden bileceksin"
" ben çok güzel yemek yaparım, özel"
" bu taktikler başka kadınlar üzerinde işe yarıyordur ama bana sökmez, ben Meral değilim"
" ya yine Meral konusu mu, bak gördün, burada mağdur olan benim, kurban benim Emel"
" ye ne demezsin, ne kurban ne kurban, ağlayacağım bak"
" kıskandın mı sen"
" bana ne be, ne kıskanması"
"o zaman, yemek diyorum, özel diyorum, parmaklarını yiyeceksin diyorum"
" annem diyorum"
" bende sana ara diyorum... Geç geleceğim de, iyi tamam sen bilirsin, bir taksi bulayım da seni eve bırakayım"
" bekle bir, Ali misin Atilla mısın bilemedim ama çocuk gibisin"
Emel tekrar telefonuyla annesini aradı.
" anne... Evet, sana bir şey söyleyeceğim..."
O sırada Ali de sırıtarak Emel'in konuşmasını dinliyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
A.L.İ......... MATRUŞKA ( 2 )
SciencefictionSIR ASINA YAKIŞANI YAPMALI BAZI ŞEYLER ADI GİBİ GİZLİ KALMALI