"Yardımın için teşekkür ederim." dedi teyzem kafenin kapısını kilitlerken.
"Bunu her gün yapıyorum." dedim bilmiş bir tavırla."Artık bir hayat tarzı oldu.Sanırım ileride garson olacağım."
"Öyle bir şey yaptığın anda seninkiler beni öldürür. "Kızımıza ne yaptın?" diye." dedi ve güldü teyzem.
"Kesinlikle." dedim ve yanağını öptüm. "Yarın görüşürüz." diyerek el salladım ve kulağımda kulaklık ile eve doğru ilerlemeye başladım. Annem ve babam iş gezisinde oldukları için aslında ev bana aitti ve eminim bu hepinize güzel gelmiştir.Fakat bana değil.
Annem bir modacı ve bu yüzden defileler için sürekli gezmesi gerekiyor. Kendisi "Blué" adlı bir markanın kıyafetlerini çiziyor işte. Pek fazla dikkatimi çeken bir meslek değil.
Babam ise aynı markanın genel yayın müdürü ve şunu söylemem gerek o da pek fazla dikkatimi çeken bir meslek değil.
Benim dikkatimi müziğin her dalı çekiyor aslında.Yani en büyük hayalim bir sanatçı olmak fakat şu an hala daha küçük olduğum düşünüldüğü için -bir ay sonra 18 yaşında olacağım- hala daha hayallerim için herhangi bir girişimde bulunmadık. Gerçi bulunsak da olur muydu bilmiyorum çünkü ailem çevresi geniş sizin bildiğiniz zengin ailelerden değil. Annemler daha çok kendi içlerinde çalışırlar. Marka bilinmesine rağmen kimse annem ve babamın adını bilmez.
Eve ulaştığımda anahtarı bulmak için çantamı karıştırıyordum ta ki yerde duran notu bulana kadar.
Notu elime aldım ve evirip çevirmeye başladım. İyice baktıktan sonra bunun yine aynı kişiden geldiğini anladım. Maskottan... Engelleyince evime not göndermişti ve ailem eve döndüğü zaman da bunu yapmaya devam ederse ne yapacağımı bilmiyordum.Yine de notu açtım ve içini okumaya başladım.
"Güzel bir oyun oynuyorduk Grace. Ama bozmaya çalışsan bile bozamayacaksın.Çünkü artık hakkında o kadar çok biliyorum ki,ben "bitti" demeden bitmeyecek kadar avuçlarımın içerisindesin. İyi yaklaşmaya çalıştım ve bunun için çabaladım ta ki seni o çocukla görüp beni engelleyinceye kadar.
Şimdi hiçbir şey aynı olmayacak. Oyunuma hoşgeldin.
Maskot"
