Jungkook ile sevgilisinizdir. Aynı okula ve sınıfa gidiyorsunuz. İki gün sonra çok önemli bir sınavınız vardır. Sen onu çalıştırırsın.
"Hala anlamadın mı?"
Jk: Kolay bir şey olsa anlıycaz da, olmuyor.
Kütüphanede ona aynı konuyu anlatıp durmaktan dilinde tüy bitmişti. Kafanı sıraya vurmaya başladın. Jungkook kıkırdıyordu.
JK: Sinirlenince daha da sevimli oluyorsun.
"İnan öyle bir çemkiririm ki, bir daha bana sevimli demeye dilin varmaz."
Jungkook senden korkmuştu. Onu bileğinden yakalayıp ayağa kaldırdın.
"Kullanışlı bütün fizik kitaplarını topla. Oyalanma."
JK: Tamam sevgilim.
Sesi biraz titrek çıkmıştı. Ona bakıp gülümsedin. Biraz olsa da onun içini ferahlatmıştın.
JK: Oh be, dünya varmış! Nefret ediyorum şu sınav haftalarından. Resmen içine şeytan giriyor.
(Tövbe de lan kdkgl)
Göz devirip eline iki tane kitap aldın ve Jungkook'un kucağına fırlattın.
JK: Ya ben gerçekten çok sıkıldım. Başka zaman çalışalım. Acaba Jisoo'nun yanına mı gitsem? Bizim oğlanlar çok eğlenceli öğretiyor dedi.
Korku filmlerinde ki gibi yavaşça ona dönersin. Amacının senin kızdırmak olduğunu bilirsin. Yavaşça üzerine yürüdüğünde oda yavaşça geri kaçar. Kitaplığı köşesine yavaşça çöker.
"Eğer eğlenmek istiyorsan ben sana cetvelle fantazi yaşatırdım bebeğim. Ne gerek var şimdi spor niyetine erkeklere yürüyen bir kızdan ders almaya? Demi?!"
İyice çökmüştü yere. Ona en kötücül bakışlarını atıyordun. Birden Jungkook'un bakışları değişti.
JK: Bir dakika ya...
Yavaşça ayağa kalktı ve boyu birden seninkinin yanında gökdelen gibi kaldı sana üstten baktı, üzerine doğru yürümeye başladı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
(Bu gife ölüyorum bu arada)
JK: Ufak bir tavşandan emir almam ne kadar doğru? Hemde cezası olmadan?
Sonra sırıtmaya başladı. Ona dik dik bakarsın. Tabi senin jeton köşeli, anca aklına dank eder.
"YHA! Siz bayım... Sapık bir tavşansınız."
Senin kitaplık ile arasında sıkıştırdı. Sonra bir ses duydunuz.
JM: Vay be. Sınavda hoca hepimizin anasını ağlatacak, bunlar burda cilveleşsin. Oh ne iyi.
JK: Of Jimin hyung ya. Zamanlamana...
Jimin gülerek oradan ayrılırken, sen utançla elindeki kitaplarla yüzünü kspatırsın.
"Düş önüme edepsiz tavşan."
Sessizce gülmeye başlar. Aradan çıkıp onu sırtından itersin.
"Yürü."
Hala sırıtıyordur. Yavaşça yürürken bir yandan suratını onun sırtına gömerken, diğer yandan da elindeki kitaplar ile onun belini deşmeye çalışırsın.