Uzun süredir ayrı kaldığın arkdaşların ile görüşecektin bu akşam. Sinemaya gidip, yemek yiyecektiniz. Tabi bunların arasında erkek olanlarda vardı ve özelliklede bu buluşmadan grubun haberi yoktu. Şuan şirkettelerdi ve sen onlar dönmeden çıkmak zorundaydın. Yoksa imkanı yoktu, seni göndermezlerdi.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Hazırlanıp usulca kapıya ilerledin. Tam açtığın sırada karşında gülen Tae'yi gördün. Oda kafasını çevirip seni görünce gülen yüzü soldu. Birbirinize yarın yokmuş gibi bakıyordunuz.
J: Y/N yavrum hayırdır?
Sesini değiştirerek konuşmuştu. Göz devirip kenara çekilmiştin. O sırada diğer üyelerde içeri doluşmaya başlamıştı. Hepsi sana bakmadan selam vererek, elindeki poşetler ile içeri giriyordu.
Tae poşetleri bırakıp yanına gelince seni gördü ve bakışları değişti.
V: Ne bu hal? Nereye?
"Şey..."
O sırada Jimin'de çıkmıştı mutfaktan. Oda seni görünce kaşlarını çatmıştı.
Jm: Neden böyle giyindin? Seksi olmuşsun.
Sırıtmıştı ve Tae elinin tersi ile onun karnına vurmuştu.
V: Nereye gideceksin?
"Arkadaşlar ile buluşacaktım."
Histerik bir gülüş sundu sana. Sinirleri bozulacak ne vardı sanki? O sırada içeri Namjoon girmişti. Tae aynı sinirsek gülüşüne devam edip eli ile seni gösterdi Namjoon'a.
V: Hyung şu küçük hanıma bir bak. Böyle dışarı çıkacağını sanıyor. Nasıl giyinmiş Tanrı aşkına!
Seni baştan aşağı süzer ve arsız bakışlarını sana yollar.
Rm: Bence hoş görünüyorrrrr...
V: Ya hyung!
Rm: Ne? Ben file severim.
"Taeciğim abartmasan? Alt tarafı bir iki saat."
Bakışları değişti ve yanında bitti.
V: Yaaa~ Senin o Taeciğim diyen dudaklarını severim~ O zaman buradasın dimi Taeciğinin hatrına?
Onun gibi tatlı tatlı güldün ve birden ciddileşip net bir cevap verdin.
"Eheh- hayır."
Gözlerini kısıp hızlıca nefes verdi ve ayaklarını kıçına vura vura mutfağa gitti.
V: YOONGI HYUNG!
"Bölüm sonu canavarı olmaz!"
Sg: Nereye gidiyor nereye?!
O sırada elinde bıçakla Yoongi çıktı mutfaktan.
"Kaaan! Tae! Salaktı falan ama... çok gençti ve ölmek için fazla yakışıklıydı!"
Kapıdan dışarı başını uzattı Tae.
V: İltifatlar için sağol bebeğim~
Deyip göz kırptı.
Sg: Balık kesiyorum ilerizeka! Ayrıca öldürsem daha kıymetli birini öldürürüm ben.
V: Ayıp ediyorsun hyung~ Ben değersiz miyim Joon hyung?
Televizyon izleyen Namjoon'a döner.
Rm: Evet desek ağlar, hayır desek götü kalkar...
V: Ya hyung! Kookie~ Gel seninle VLive çekip moment verelim!
Fırsat bilip kapıya doğru ufak adımlarla gidersin. Tam o sırada Yoongi sana bağırır.
Sg: Hiçbir yere gitmiyorsun!
"Peki abi."
Keskin bir "U" dönüşü ile salona yol alırsın. Onun önünden geçerken popona hafifçe vurur.
Sg: Ara arkadaşlarını gitmiyorsun.
"Ne?! Yoongi~"
Sg: Şansını zorlama. Çağırırım Tae'yi onunla Pes atarsın tüm gece.
Ağzına fermuar çekiyormuş gibi yapıp kanepeye oturursun.
Bir süre sonra tüm üyeler salona gelir.
Jh: Nasıl arkadaşlarmış bunlar?
"Şey... Düpedüz, nefes alabilen, iki kollu, iki bacaklı yürüyen varlıklar işte. Eheh, çokta şey etmesenizzz..."
Hepsi sana dik dik bakıyordu. Pes etmiştin, çıkmayacaktın dışarı.
"Tamam ya! Gitmiyorum. Çıkmıyorum. Başıma örtü bağlayın, elimede şiş verin, ben size atkı falan öreyim ne yapayım?
Jm: Cık, yok, işkillendim ben. Falza uslu bu.
Jh: Çok kurcalamayın, Yoongi etkisidir.
Hepsi olayı anlamış gibi kafa sallamaya başlamıştı.
Üyelerin hepside aynı tepkiyi vermişti. Jin seni yandan dürtmeye başlamıştı. Kulağına yaklaşıp fısıldadı.
J: Desene sevgilimin yanındayım, onunla ilgileniyorum diye.
"Oldu! Sonra o kim diye başımın etini yesinler. Bangtan üyeleri ile beraber yaşıyorum, biri sevgilim diğer altısı yedekte mi diyeyim?!"
Ark: Ne?
"Y-yok güzelim sana demedim. Ya ben şey... Böyle bir koli içinde yedi tane yavru kedi buldum. Kıyamam açlar böyle, ciyak ciyak hiç susmuyorlar, arada tırmalıyorlar, ısırıyorlar. Böyle görsen çok tatlılar. Aşık olursun o derece."
Bakışlarını üyelerde gezdirdin. Ufak bir ima yapacaktın.
"Veterinere göstermem gerek onları. Hepsi bir tuhaf, bir acayip."
Ark: Ya?
"Evet. Hatta bir iki tanesi deli böyle (Tae ve Jungkook'a bakarsın). Bir tanesi var çirkefin önde gideni (Yoongi'ye bakarsın)! Biri de azgın herhalde, sürekli peşimde dolanıyor (Namjoon'a bakarsın)."
Üyeler gülmemek için binbir takla atıyordu. Jimin kendini yastıkla boğmayı denerken, Hoseok duvara kafa atmaya çalışıyordu.
"Neyse uzun lafın kısası gelemiyorum haydi baybay."
Telefonu kapatıp öbür kanepeye attın.
Sg: Ben mi çirkefim?!
Rm: File seviyoruz diye azgın olduk ya.
V-Jk: Biz miyiz lan deli?!
Dudaklarını ısırıp ayağa fırladın ve küçücük evde göt korkusundan üç buçuk atmaya başladın.
Sg: Kaçma lan!
J: Kamera, djdjndjdj! Ka-kamera asdadaddfjdjjd! Ölüyorum! Çekin lan şunları. Youtube'a koyup tıklanma rekoru kırıcam ve para kasıp birinize bile koklatmıycam! Niyahahahahhaah-öhöhhö! Boğazım...