Yasak bir aşkın kanıtı
Tavan arasına çıktığımda müzik kutusunun yanında duran anahtarı elime alarak sandığın kilidini açtım. Kapağı araladığım da etrafı saran toz bulutu uzun zamandır sandığın burada olduğunu gösteriyordu. İçinde bir defter dışında eski resimlerde vardı. Resimleri ve defteri alarak küçük cam kenarına oturmuş, tozlu camı silerek ay ışığının içeri sızmasını sağlamıştım. İlk resmi incelediğimde iki erkek çocuğunun yanında duran bir kız dikkatimi çekmişti. Bukleli saçları salık bir şekilde omuzlarına değiyordu.
Diğer bir resme baktığımda yine aynı yerde duran yirmili yaşlarının ortaların iki genç erkek ve henüz yirmili yaşlarının başında bir kadın vardı, bu kişiler babam ve amcam gibi görünüyordu. Yanlarında duran kişi ise annem ve babamın konuşmalarında bahsettikleri kız kardeşleri olmalıydı. Resme iyice odaklandığım da bu kadının o ruh olduğunu anlamıştım. Kucağımda duran defterin kalın krem kapağını araladığımda gördüğüm kelimeler kıvrımlı bir el yazısı ile yazılmıştı.
18.03.1986
Rüyalar artık başladı.. Korkutucu değiller aksine bilmediğim bu sır beni daha da heyecanlandırıyor. Her seferinde bir adım daha ona yaklaşıyorum. O ağacın altında ona ulaşmamı bekliyor gibi, onu kurtarmam gerektiğini hissediyorum. Ama nasıl yapabilirim bilmiyorum.
03.05.1986
Ona ulaşamıyorum, her seferinde başarısız oluyorum ve her şey en başından başlıyormuş gibi.. Babam ondan uzak durmam için elinden geleni yapıyor.
21.05.1986
Artık bazı geceler onu göremiyorum. Bunun bana acı vermeye başladığını hissediyorum. Çığlıklar eşliğinde uyanıyorum.
23.09.1986
Artık o rüyalarımda yok..
06.01.1987
Her şey normale dönmüş gibi. Onun yokluğu herkese huzur veriyor. Ama ben neden huzursuz hissediyorum.
10.12.1991
Yeniden başladı.. Artık rüyalar bir kabustan farksız. Bazı zamanlar birkaç gün uyuyorum. O izin vermedikçe uyanamıyor gibiyim.
"Yeniden başlamış.." diyerek fısıldamıştım. Diğer sayfayı merakla çevirerek yazılanları okumaya devam ettim.
16.02.1992
Sesi kulaklarımda yankılanıyor. Ama hala çok uzak! Onu kurtarmam için bana yalvarıyor gibi.. Başaramıyorum! Onunla birlikte acı çekiyor gibiyim. Sanki onun ruhundan bir parça bedenimde hapis..
01.04.1992
Dün gece ilk kez ona yakın olabildim. Bana gösterdikleri korkunçtu! Onun ölümünü seyrettim. Onu kurtarmak istedim ama sanki ruhum biri tarafından zincire vurulmuş gibi ilerleyemedim.
08.06.1992
Meşe ağacı ona yaklaşmamı istemiyor gibi.. Her seferinde aşamadığım bir bariyere çarpıyorum. O ruh bana öğrenmek istediğim şeyin o evde saklı olduğunu söyledi. Ama oraya yaklaşmam dahi yasak..
13.07.1992
Bugün o eve adım atabildim. Eski tabloların içlerine ruhlar hapsolmuş gibi.. Gözlerini üzerimde hissettim. Neyi aramam gerektiğini bilmiyorum.
22.02.1993
Saklı olanı sonunda buldum! Rüyalarımda mırıldandığı melodi.. Bulduğum müzik kutusu, benden öncekilerin de benim ulaşabildiğim noktaya kadar gelebildiklerinin bir kanıtı. Sadece onu alabildim.
15.05.1993
Müzik kutusunun anahtarı gizli bir odayı açıyor! Bir labirenti andıran karanlık koridorlar o meşe ağacının kökleri altında bütün gerçekleri saklıyor. Adeta bir mezarı andıran bu odanın duvarları kanla boyanmış gibi.. Duvarda okuduğum yazılar yasak bir aşkın kanıtı. Artık bu sırdan olabildiğince uzağa kaçmak istiyorum.
28.08.1994
Büyümekte olan karnım artık dikkat çekmeye başladı. Sevdiğim adamın ölümünün ardından bebeğimi nasıl koruyacağım bilmiyorum. Onun için korkuyorum! Ailemin yanına geri dönmek zorundayım.
31.12.1994
Uzun zamandan sonra ilk kez onu rüyalarımda gördüm. Benim doğru kişi olmadığımı söyledi. Bu sabahtan itibaren artan sancılarım ise dayanılmayacak gibi.. & Dünyanın en güzel varlığı şuan kollarımın arasında.. Gökyüzündeki ay gibi parlak yüzü ve mavi gözleri bana onu anımsatıyor. Ona bu kadar benziyor olması beni korkutuyor. Bebeğimin de benim kaderimi yaşamasından korkuyorum. Durmayan kanamam şiddetle artmaya devam ediyor. Yinede son anlarımda ondan ayrılmak istemiyorum. Bebeğimi aileme emanet ediyorum.. Verdikleri sözü tutarak onu koruyacaklarını biliyorum.
Doğduğum tarihe yakın olan bu yıl kalbimde bir korun alevlenmesine sebep olmuştu. "Bir bebeği oldu.." diyerek diğer sayfaları çevirdiğimde boş olduklarını gördüm. Titremekte olan ellerimi sıkıca deftere kenetleyerek gözlerimi kısa bir süreliğine yumdum. Göz kapaklarımı yavaşça araladığımda yeniden onunla karşılaştım.
"O hala hayatta mı?" titreyen sesimle sorduğum soruyu başıyla onaylamıştı. "Yakın mı?" dediğimde "Evet.." diyerek elini yüzüme yaklaştırmıştı. Dokunmak istediği halde dokunamamak ona acı veriyor gibiydi.
Yanaklarımdan süzülen ılık yaşlar, onların ne zaman akmaya başladığının farkında bile değildim. Aradığım geçmişle ilgili bir sırken ben başka bir tanesi ile karşılaşmıştım. Veda edermiş gibi bakan gözlerinin etrafı yavaş yavaş kırışmaya başladığında kekeleyerek "Ha-hayır." diye fısıldadım. Ama artık çok geçti gözlerimin önünde kaybolmaya başlayan ruh son olarak "Asla senin yerini almasına izin verme." demişti.
...
Vote vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.
Teşekkürler.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
XIII Kayıp Ruh
FantasíaBir lanet, ikiz kız kardeş ve yasak bir aşkın hikayesi.. Geçmişin izlerini taşıyan, ihanetin ve sırların yaşandığı meşe ağacının altında yaşamlar ölümle son bulmuşken, lanet herkes için yeni başlamıştı. Azelya'nın ailesinden geriye sahip olduğu tek...