22. Bölüm

330 59 57
                                    

Merhaba beklenen an geldiii!!!! arkadaşlar bu bölüm için sınır +20 vote. Keyifli okumalar öpüldünüüzz :**

Emir fazlasıyla canımı sıkıyordu. Bu halleri, dengesizliği, gereksiz yere sinirli oluşu.. kısacası her şeyiyle beni sinir ediyordu. Yine neye sinirlenmişti yine neyden köpürmüştü hiçbir fikrim yoktu. Sinirden ağlayacaktım artık! Bu kadar mı zordu bana her şeyi anlatması? Bana bu kadar bile güvenmiyordu.

Kuma oturmuş elimdeki çubukla bir şeyler çiziyordum. Sakinleşmek için birebir bir yerdi burası. Yaz sezonunda olmayışımızın da büyük bir etkisi vardı çünkü yazın burada iğne atsanız kuma değmezdi.

Her neyse.. aklım hala Emir'deydi. Neden Emir'in çevresindeki insanlar 'insan'dı da Emir değildi? Bu çocukla hayat geçmezdi.

Ben çok bir şey istememiştim sonuçta, sadece bana aralarında olanları anlatmasını istemiştim. Anlatmadığı gibi bir de beni azarlamıştı. Buna alışmıştım sürekli kalbimi kırıp tekrar düzeltmeye çalışıyordu. Ama bu sefer 'Sana güvenmiştim ben.' dedi. Ne yani ben güvenilmeyecek bir insan mıydım?

Telefonum cebimde titreştiğinde oflayarak arayan kişiye baktım: 'Belalıı Belalıı'

Nefesimi vererek telefonu açtım.

''Efendim Ege?''

Benim aksime sesi oldukça neşeliydi. ''Neredesin güzellik?''

''Sahildeyim.''

''Seni almaya geleyim mi?'' O kadar neşeli bir sese sahipti ki ister istemez gülümsedim.

''Fark etmez ama istersen yürüyerek gel.''

''Neden ki?''

''Çünkü bu sefer dönüşü sürpriz bir şekilde yapacağız.''

Çılgınca bir çığlık attığında telefonu kulağımdan uzaklaştırdım. Bir çılgın lazımdı bana. ''Uçarak geliyorum, yaklaşınca seni ararım.''

''Tamamdır.''

Telefonu kapatıp kuma uzandım. Gökyüzüne baktım, bulutlara. Tuhaf tuhaf şekilleri vardı. Ve sanki.. sanki koca bir bulut somurtuyordu. Tıpkı Emir gibi.

Aptal çocuk çık artık kafamdan çık çık çık!

Derin bir nefes alarak kendimi toparladım. Benim üzerimde bu kadar etkiye sahip olacak biri değildi o. Yorulmuştum ve sadece 3 4 gündür birlikteydik. Ama bana oldukça fazla gelmişti. Her gün dolu doluydu her gün farklı bir tartışmayla doluydu. Yorulmuştum..

Gözlerimi yumarak güneşin tadını çıkardım.

Böylesi daha güzel kafanı dağıt Nehir.

Yine de suratımı buruşturdum. Şubat'ta güneşlenen tek mal ben olmalıyım.

Bir süre sonra yattığım yerde başımın üstünden kumlar sıçrayınca gözlerimi sinirle açarak olduğum yerden kalkıp bunu yapan insana bakmak istedim. Baktığım yönde sırıtarak kaldırımdan atlayıp kumda yuvarlanan Ege'yi gördüğümde şaşkınlıkla karışık ufak bir kıkırtı fırladı dudaklarımdan.

Yanıma kadar yuvarlanan Ege düzgünce yanıma oturduğunda saçlarındaki kumları temizlemeye çalıştım. ''Ne diye atlıyorsun ki her yerin kum olmuş Ege.'' bir yandan gülüp bir yandan saçlarıyla uğraşıyordum. Kafasının derisine kadar işlemişti kumlar. Deli çocuk!

Yine mükemmel bir kahkaha attı ve devam etti. ''Çok mutluyum Nehir!!''

''Anlaşılıyor halinden ne oldu anlat bakalım.'' Saçlarıyla uğraşma faslını erteleyerek ona döndüm. Artık duş alacaktı.

Nehirler Boyunca IHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin