-30-Yıldızlar-

2K 112 34
                                        

Canım yazmak istemiyor yav. Ama yazmakta istiyor.

Olm tembelim ben.
Kesin o yüzden .d

"Pişt. Tahiir. Uyudun mu?"
Parmağımı hafif göğsüne bastırdığım da hafif kıpırdadı Tahir.

Ona dediklerim yüzünden uyuyamamıştım. Odasına gelmiş, ona diyeceklerimin olduğunu düşünüyordum. Gece olsa dahi...

"Hıı."

"Tahiiirr. Korkuyorum ben."

Ufak bir yalan başım belaya gelmezdi herhalde.

Cevap gelmediğinde parmağımı daha da
bastırdım.

"Ya Tahiiir! Korkuyorum diyorum!."

"Ya Nefes öcü mü var evde?. Ben mi görmüyorum."

Dedi uykulu, zor çıkan sesiyle. Daha gözünü bile açmamıştı..

Ben bu kadar mı değersizdim be!

Bana sırtını çevirmiş, horlamaya başlamıştı şimdide.

Bu işe yaramamıştı. Onunla konuşmak istiyordum. Ama sabaha kalmıştı anlaşılan.

Ayak seslerimi umursamayarak mutfağa gittim. Su içip yatmayı planlıyordum.

Mutfağa iyi bir göz geçirdim. bardakların nerde olduğunu görmesemde bulmam gerekiyordu.

Dolaplara tek tek baktığımda, Tahirin uyanmasını istemediğim için artık gayret ediyordum sessizliğe.

Az sonra sürahiden suyumu doldurduğumda, içecekken ağzımda bir el olduğunu farkedince basmıştım çığlığı. Aynı zaman da bardağın kırılma sesi ve etraftaki camlarla daha gerilmiş ve korkmuştum.

Daha kim olduğunu görmeden karnına yumruk atmaya başladığımda yavaşça yere çöktü. Karanlıkta daha yüzünü seçememiştim ki konuşunca anlamıştım kim olduğunu.

"YA SEN GERİZEKALI MISIN? NE YAPIYORSUN BE! Ödüm patladı!"

"Ah, ahh. Yav kızım sende ne güç var allah aşkına! Bak bu iki oldu!" Her kelimesinde nefes alıp veriyor, öyle konuşuyordu Tahir.

"Seninde işin gücün yok mu ya bu saatte! Uyumuyor muydun sen?"

"Uyuyordum. Nefesi korkutayım dedim." Dedi histerik gülüşüyle.

"Ama zararlı yine ben çıktım anasını satayım."

"Neyse çok konuşma. Kalk bari yerlerde camlar var. Elini keser!"

Birden kalkınca, afallamıştım. Kafasını yaklaştırarak konuşmaya başladı.

"Sen? Beni mi düşünüyorsun?"

"Aklımdan mı çıkıyorsun?!" Dediğimin yeni farkına varıp, tekrar konuştuğumda terlediğimi farkettim.

"Y-ani öyle değil. Sen şimdi biraz salaksın ya! O-ndan. İyilik için yani."

"Ha öyle yani?"

"Off çekil başımdan! Bir yerden de ayrılma terlik getiriyorum."

Salonun ışıklarını açıp, ayakkabı dolabını bulmaya çalışıyordum.

Bir yandan da gülüyordum tabi. O belkide herşeyi biliyordu. Bilmemezlikten geliyordu. Ama bu da umurumda değildi. Çünkü herşeyi akışına, olanağına bırakmıştım.

Terlik aldığımda hızlı bir şekilde mutfağa gittim. O orda camları topluyordu.

"Sen niye camları topluyorsun Ya. Birşey olacak eline."

Gizli OlanHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin