-24-Sil Baştan Günü-

2.2K 113 17
                                        

Yaklaşık iki saat önce Tahire mesaj atmıştım. Ceylanın misafir yatağında bir sağa bir sola dönüp, cevap gelmesini bekliyordum. Cevabı da zor olmamalıydı.

Kime: Tahir
'Sana bunları öğrendiğinde yanında olmayacağımı söylemiştim. Yüzüne demek istediğim o kadar şey var ki. Ama yüzünü görmekten çok korkuyorum. En çok neye üzüldün anlayamadım? Bana inanmadığına mı yoksa ilişkinin bittiğine mi? Neye üzülürsen üzül çünkü artık üzülmene bile üzülemeyeceğim. Trabzonda dediğin gibi hayatından defolmak üzere bir daha görüşmeyeceğiz."

Ağlayarak yazdığım bu mesajı ömrü hayatımda unutmam herhalde. Onunla bir daha görüşmek istemiyordum.

Aşkım ona azalmadı, asla da azalmazdı. Ama bir yandan da öfkem artıyordu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Bildiğim tek şey artık toparlanmam gerektiğiydi. Kendimi düşünmeliydim. Kendim için bir şeyler yapmalıydım. Çok yorulmuştum artık.

Istanbulun da bana iyi geleceğini tahmin ediyordum. Kafamda farklı bir plan yok aslında. Belki 2 gün belki 2 yıl. Bunu İstanbul söyleyecekti.

~

"Hadi Nefes! Kalk bak Sevgilimcim geldi gezeceğiz."

Üstümde ki ağırlıkla ayağa kalkmaya çalışırken tekrar kendimi yatağa bıraktım.

"Nefes?! İyi misin sen?"

"İyiyim başım döndü biraz. Telefonum nerde? G-gördün mü?!" Daha gözlerimi açamadan telefonu arıyordum ki bulamıyordum.

Gözümü kaşıyıp tekrar etrafa baktığımda yorganımın altında olduğunu gördüm. Elime alır almaz Tahirden mesaj geldiğini gördüm aynı zamanda kendimi düzeltiyordum.

"Mesaj atmış!"

"Kim?"

"Tahir!"

"Sen ona mesaj mı yazdın kız?"

"E-vet"

"Ne yazmışş?"

Kimden: Tahir
'Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Ama eğer hala istanbuldaysan konuşmak isterim. Ben böyle olacağını bilmiyordum. Şimdi o kızın aramızı bozmasına izin mi vereceksin?'

"Yuh!"

"Sanki Cansu bozdu bizim aramızı Tahir! Pislik herif. "

Kime: Tahir
Bizim aramızı Cansu değil sen bozdun! Hafızanı yoklarsan! Kendi işine bak! Affettim say!"

Kimden: Tahir
Affetmediğini ikimizde biliyoruz Nefes. Nerdesin söyle geleyim konuşalım.

"Nefes, bak boşver bunları. Toparlanman gerek. Böyle yapma. Bırak ne hali varsa görsün!"

"Ben iyi değilim Ceylan. Değilim."
Dolan gözlerimi ağlamamak için tutarken tekrar konuştu Ceylan.

"Onu hala çok seviyorsun değil mi?" Kafamı yukarı aşağı hafifçe salladım.

"Bu herşeyi daha da zorlaştırıyor işte." Eliyle omzumu ovalarken ben artık ağlamaya başlamıştım bile.

"Gerçek şu ki, ondan n-nefret etmeyi çok isterdim Ceylan. Cidden... her şey daha kolay olurdu. Ama birini bu kadar uzun süre s-sevdikten sonra  ne yapsa da nefret edemiyorsun!"

Gizli OlanBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin