Sonlara doğru bölüm hızlanışa geçiyor resmen, neden hiç bilmiyorum adıhqsoıdo Çok daha uzun olacaktı bir şeyleri kesmesem, muhtemelen ondandır. Normalde çekimlere daha ağırlık verecektim ama pek olmuyor. Şu an wwylm yazarken iki hikaye yazıyor gibi hissediyorum. Bir film senaryosu bir de bu. Kafam karışıyor yahu. Bir önceki bölümü atlamayınız lütfen, aşık Calum önemlidir asıohsop
Yorum istiyorum bol bol. İyi okumalar!
*
"Akşam görüşürüz bebeğim."
Kasey Ashton'a birkaç saatlik vedaları için öpücük verirken gözlerimi onlardan çekerek etrafa bakınmaya başladım. Son yarım saattir oldukça huzursuz hissediyordum çünkü Ashton her zamanki gibi çekimlere gitmeden önce beni almaya geleceğini söylerken yanında oldukça sevecen(!) sevgilisinin de olacağından bahsetmemişti. Kasey beni görünce içten bir selam vermiş, gece beraber kaldıklarından ve bu yüzden Ashton'ın onu okula bıraktığından bahsetmişti. Sanki sormuşum gibi... Ben de yapabildiğim en samimi şekilde gülümsemiştim yalnızca.
"Öne gelmeyecek misin?" Ashton'ın sesiyle tekrar yaşadığımız ana döndüğümde Kasey'in okul kapısına doğru çoktan gitmekte olduğunu gördüm. Dikiz aynasından Ashton ile göz göze gelince kafamı sağa sola salladım.
"Burada yayılmayı tercih ediyorum sanırım."
Önü sevdiğimi bildiğinden bir süre yüzüme baktıktan sonra kafasını beni taklit edercesine iki yana salladı.
"Üzgünüm hanımefendi ama yol uzun ve ben yanımı boş görmek istemem." Aslında anca Kasey gittikten sonra aklına gelmeme dair sinirlenebilir veya beni yalnızca kendi ihtiyacı olduğunda hatırladığını söyleyip sövebilirdim ama bunlara enerjim olduğunu hissetmiyordum. Ayrıca sevgilisi buradayken yanında oturmamam zaten daha mantıklıydı, buna içten içe sinirlenmem bile gereksizdi. Bu yüzden yalnızca göz devirip oflayarak arabadan çıktım ve istemediğimi belli eden hareketlerle yanına oturdum. Bütün bu tavırlarıma yalnızca gülüyordu. Kollarımı önümde bağlayıp dışarıyı izlemeye başladığımda uzanarak kemerimi çekip taktıktan sonra bana sevimli bir gülümseme yolladı ve arabayı çalıştırdı. Bunu ilk yaptığında kalbim yerinden fırlayacak gibi atmıştı ama şimdi alıştığım bir şeydi, bu yüzden küçük teklemeyi görmezden gelip konumumu hiç bozmadım. Sadece yüzümdeki ifadesizlik yerini kendini saklayan bir gülümsemeye bırakmıştı, o kadar.
İkimiz için de oldukça tuhaf ve uzun geçen bir iki gün olmuştu ama görünen o ki her şey normaldi. Çekimlere gidiyorduk, onun hala sevgilisi vardı, ben hala onu seviyordum. Her şey aylardır olduğu gibiydi ve bu çekimlerin bozulmaması açısından çok iyi olacaktı.
"Dün okula gitmişsin." dediğinde dışarıyı izlemeyi bırakıp ona döndüm. Aklıma yaşananlar gelince yüzümdeki gülümseme genişledi.
"Calum'a Amanda'ya açılması için baskı yapmaya gidiyordum ancak yanıma geldiklerinde çoktan birbirlerine açılmışlardı."
"Michael gece boyunca Calum'ın yüzünde bir gülümseme olduğunu ve tam bir aşk sarhoşu gibi göründüğünü söylüyor. Keşke bunu görseydim."
Kasey'den ayrı kalmaya üç saniye dayanabilirse kendi evinde uyuyabilir, böylece arkadaşının en mutlu anlarını yakalayabilirdi ama bunu söylemek istemediğimden hemen aklımdan kovdum ve tüm pozitif şeyler için beynimde yer açtım. Şimdi tüm zihnim uyuyan Duke'un güzelliğiyle dolmuştu.
"Bir de köpekleri olmuş. Böylesine güzel bir ilişki için neden bu kadar beklediler anlamıyorum."
Ashton bana yan bir bakış attıktan sonra limana giden yol için sağa saparken "Gördüğün gibi insanlar sevdiklerine açılınca olumlu sonuçlar alabiliyorlar. Sen neden denemiyorsun?" demiş, beklemediğim bir an olduğu için afallamama yol açmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Why Won't You Love Me
FanfictionNeden beni sevmiyorsun? Birlikte ikimiz yalnızız. Diğer taraftan çok çaresiziz. Öyleyse neden beni sevmiyorsun?
