her first date

589 60 120
                                        

Arkadaşlar bölümü okuduktan sonra hikayenin Ashton Irwin değil Shane Niemi fici olduğunu düşünebilirsiniz. Çok da güvenemiyorum yani kendime ama siz okuyun ıosjcoısah Zaten multide de gördüğünüz gibi muazzam bir çocuk. İlerisi için fazlasıyla gerekli bir geçiş bölümü bu. Yorumlarınızı bekliyorum.

İyi okumalar!

*

"..... ve sonra Hera öyle bir gülümsedi ki, Tanrı biliyor bundan daha güzel bir şey görmedim." Luke sonunda cesaret ederek Hera ile çıktığı ilk randevuyu anlatırken o kadar tatlıydı ki yanaklarını sıkma isteğime engel olamadım. Elimi uzattığımda ne yapacağımı anlamış ve gözünü kapatıp yüzünü eğerken hafifçe kıkırdamıştı.

"Sen hayatımda gördüğüm en güzel aşıksın, Hemmings." derken sıktığım yere bir öpücük kondurdum. Bu aralar Michael meşguldü ve ben de daha çok Luke ile takılıyordum. Ocean'ı çok özlüyordu ve bu özlemini benim arkadaşlığımla gidermeye çalışıyordu.

"Bunu sizden duymak ne büyük onur, Bayan Vincent." Hepimiz güldük. Ashton mesajlaşırken kafasını kaldırmayıp yalnızca gülümsemeyi tercih etmişti. Bizi dinlemiyor bile olabilirdi.

"Shane geliyor. Eğer karşımda flörtleşirseniz çığlık atabilirim." Amanda yerinde heyecanla kıpırdanarak böyle dediğinde şaşkınlıkla güldüm. Bizi yakıştırdığını daha önce söylemişti ancak bu kadar olduğunu bilmiyordum. Gözlerimi Ashton'a çevirdiğimde bana baktığını gördüm. Ne zaman Shane etrafımızda olsa hemen beni izlemeye başlıyordu. Dans dersi aldığımız iki hafta boyunca akşamları Shane ile çalışmıştım. O da diğer eğitmen Mary ile beraberdi ancak gözünü bir dakika bile bizden ayırmamıştı, hatta izlerken neredeyse gözünden alev çıkacaktı. Sevdiğim çocuğun o olup olmadığını anlamaya çalıştığının farkındaydım. Bunun için izlediğinin de. Ama yine de bazen umutlanmama engel olamıyordum. Neyse ki Ashton umutlarımı yıkma konusunda harikaydı. Ne zaman biraz yakınlaşsak hemen ortamı bozup Kasey'in yanına gidiyordu. Michael da bunu benden etkilenmemek için yaptığı teorisinde diretip duruyordu.

"Selam." Shane omzunu kamelyanın kenarına yaslayarak konuştuğunda gerçekten çekici görünmüştü. Ashton hariç herkes selamına karşılık verdi. Shane her zaman kendini sevdiren bir insandı.

Shane eliyle kıvırcık saçlarını dağıtıp bana doğru bir adım attı. "Fleur, biraz konuşabilir miyiz?" Luke'un bana göz kırptığını görünce ayağına bir tekme geçirdim. Körlük konusunda Ashton ile yarışabilirdi.

"Burada konuşun işte. Konuştuğunuz şeyi bize anlatmayacak mı sanıyorsun?" Ashton'ın her zaman atarlı ve iğneleyici bir tarafı vardır. Bunun yüzünden kavga ettiğimiz çok insan olmuştu. Biz arkadaşları olduğumuz için buna alışıktık ancak Shane bu ani çıkışmaya normal olarak şaşırmıştı. Ashton'a kızgın bir bakış atıp Shane'e gidebileceğimizi söylemek adına ona dönsem de fırsat vermeden kendi konuştu.

"Pekala, konuşalım o zaman. Akşam seni güzel bir yemeğe çıkarabilir miyim? Yarınki çekim zorluymuş diye duydum, öncesinde biraz kafa dağıtmak sana iyi gelebilir." Aslında yarın çekip çekebileceğimiz en sakin sahneleri çekecektik ancak bunu söylemedim. Ashton dudaklarını araladığında ona bakabildiğim en sert şekilde baktım, gözlerini devirerek kafasını çevirmişti.

Shane'in kahverengi gözlerine bakıp "Çok güzel olur." diyerek gülümsediğimde Amanda shipper kalbini oracıkta bırakmıştı. Yüzündeki kocaman gülümsemeyi görünce neredeyse kahkaha atacaktım. Calum'ın kısa bir an gözlerini Shane, ben ve Ashton arasında gezdirdiğini gördüm. Ardından tekrar gözlerime bakarak samimi bir şekilde gülümsedi. Bu aralar durgundu ve onunla konuşmam gerekiyordu.

Why Won't You Love MeBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin