Nazlı hazırlanmış aynada kendine bakıyordu. Elbise abartı mı olmuştu acaba? Bu ilk randevularıydı sonuçta Ali'ye güzel görünmek istiyordu. Odadan çıkıp salona Açelyanın yanına geldi. "Nasıl olmuş?" dedi Nazlı. "Bu da güzel Nazlı. Bu kaçıncı deneme oldu acaba? Yedi mi?" dedi Açelya. Nazlı bıkkınlıkla göz devirdi. Hastaneden geldiğinden beri ne giyineceğini düşünüyor, sürekli kıyafet deniyor ve Açelyadan fikir istiyordu. Altı üstü bir mekana gidip bir şeyler yiyeceklerdi. Saati bilerek Alinin yemek saatine göre ayarlamıştı Nazlı. Sonuçta bu ilk randevularıydı ve özeniyordu Nazlı. Alinin onu beğenmesini istiyordu. Suç muydu bu? "Güzel olmuş değil mi Açi? Alinin beğenmesini istiyorum." dedi Nazlı utanarak. "Seni beğenen çoktan beğenmiş canım ama inan bana Ali bu haline bayılacak." dedi Açelya gülümseyerek. Nazlı da gülümsedi. Kalbi hızla çarpıyordu. Zaman gelmişti. Ali ile apartman kapısında buluşacaklardı. "Gidiyorum ben." dedi Nazlı ve çantasını eline aldı. "Bol şans."dedi Açelya kıkırdayarak. Nazlı ona gülümseyip daha fazla utançla kızarmadan salondan çıktı. Ayakkabılarını giyip paltosunu alarak evden çıktı. O an heyecandan titremeye başladığını hissetti. Alinin yanına gitmeye cesareti yoktu. Neden bu kadar liseli ergenlere dönmüştü? Yavaşça merdivenleri indi ve apartman kapısına geldi. Dışarıda onu beklerken saatine bakan Aliyi görebiliyordu. Aliyi görmek daha çok heyecanlanmasına neden olmuştu? "Ali!" diye seslendi Nazlı kapıdan. Ali başını kaldırıp o tarafa baktı. "İlk randevumuza iki dakika on beş saniye geç kaldın. Bu hiç hoş değil." dedi Ali. Nazlı onun dediğiyle gülümsedi. Ali, Aliydi işte. Onun böyle normal olması Nazlıyı da rahatlatıyordu. Alinin yanına geldi. "Kusura bakma Ali." dedi Nazlı. Ali ise hiçbir şey demedi öylece Nazlıya bakıyordu. Bir süre aralarında sessizlik oldu. "Ali?" dedi Nazlı. "Çok güzel olmuşsun." dedi Ali. Alinin dediği ile Nazlı kalbinin teklediğini hissetti. Onu beğenmişti. Gülümsedi Nazlı. "Teşekkür ederim." dedi Nazlı. Aralarında yine bir sessizlik olmuştu. Ali ona bakmıyor yine elleriyle oynuyordu. Ali de heyecanlı olmalıydı. "Nasılsın Ali?" dedi Nazlı. "Çok heyecanlıyım. Heyecandan düşüp bayılabilirim. Birde midem ağrıyor. Bu normal mi? Eğer normal değilse bu bir hastalık belirtisi olabilir." dedi Ali. Ali de heyecanlıydı. Gülümsedi Nazlı. İkiside heyecandan ne yapacaklarını bilemiyor kapının önünde dikiliyorlardı. "Hayır. Heyecandan o ağrı. Benimde ağrıyor." dedi Nazlı. Ali gülümsedi. "Bugün Adil hocamla konuştum. Ona ilk randevumuzun güzel olmasını istediğimi söyledim. Bana, sana çiçek almamı söyledi. Kızların küçük jestlerden mutlu olduğunu söyledi. Başta sana çiçek almayı düşündüm ama herkes herkese çiçek alıyordu. Bu bana basit geldi. Bende sana başka bir şey aldım. "dedi Ali ve ilerledi. Nazlı ise iyice utanmış ve daha çok heyecanlanmaya başlamıştı. Alinin ona ne aldığını da deli gibi merak ediyordu. Aslında Alinin ona bir şey almasına gerek yoktu. Ali onun için bir hediyeydi zaten. Ali yanına bisikletle geldi. "Sana bisiklet aldım." dedi Ali. Nazlı önce bisiklete sonra Ali'ye bakıp kocaman gülümsedi. "Ali bu çok güzel. Teşekkür ederim." dedi Nazlı. "Seni mutlu ettim mi?" dedi Ali. Nazlı daha çok gülümsedi. "Ettin ama senin beni mutlu etmek için bir şey yapmana gerek yok ki Ali. Senin varlığın beni mutlu ediyor." dedi Nazlı utanarak. "Seninde." dedi Ali ve başını eğdi. Bisikleti yerine koyup mekana doğru ilerlediler. Mekana girip önce yemek yediler, sohbet ettiler. Beraberken zamanın nasıl geçtiğini farketmediler bile. Öyle mutlulardı ki... Bu anın bitmesini hiç istemiyorlardı. Nazlı Ali'ye gün geçtikçe daha çok aşık oluyordu ve bu denli aşık olmaktan hiç korkmuyordu. Çünkü biliyordu ki Ali onu asla bırakmazdı. "Saat geç oldu. Kalkalım mı?" dedi Nazlı istemeyerek. Oysa ki bu gecenin bitmesini hiç istemiyordu. "Olur." dedi Ali. Hesabı ödeyip mekandan çıktılar. Yan yana sessizce yürüyorlardı. Başını çevirip Ali'ye baktı Nazlı sonra ellerine baktı. O eli öyle çok tutmak istiyordu ki... Alinin vereceği tepkiden korkuyordu sadece. Bu güzel geceyi mahvetmek istemiyordu. Nazlı durdu. "Ali bir şey denemek istiyorum." dedi Nazlı. "Ne?" dedi Ali. "Gözlerini kapa." dedi Nazlı. "Ama neden? Ben gözlerimi kapamak istemiyorum." dedi Ali. "Mızıkçılık yapma Ali. Kapa gözlerini." dedi Nazlı. Nazlının ısrarıyla yavaşça gözlerini kapadı Ali. Nazlı, Alinin bileklerini tutup ellerini ayırdı. Duraksadı. Ya Ali kötü bir tepki verirse? Yine de deneyecekti. Bu eli tutmak istiyordu. Ve Alinin elini tuttu. Ali'ye baktı hala gözleri kapalı öylece duruyordu. Şimdi Alinin elini çekeceğini düşündü. Ali gözlerini açıp ellerine baktı. "Bunu sevdim." dedi Ali. Nazlı rahatlayarak gülümsedi. Nazlı da sevmişti.
Herkese merhaba. İstek sahnelerinizi lütfen yorumlarda bildirin. Yorumlarınızı ve eleştirilerinizi lütfen söyleyin iyi okumalar! 💜
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mucize - #AlNaz
RomanceAlNaz'ın yaşamasını istediğimiz her şeyi kısa hikayeler şeklinde burada yazıyorum. İyi okumalar!
