Part 18

384 65 32
                                    

- Seni seviyorum.
+ Ne kadar seviyorsun?
- Bir serçenin göz yaşı kadar.
+ O kadar az mı, seviyorsun.
- Serçe ağladığı zaman ölür.

...

Marinette
"Yani seninle yeni bir ilişkiye başlayamam. Ama iyi bir dost ola biliriz." Dediklerimle Leo kafasını kaldırmış bana bakıyordu. Gülümseyip tekrar konuşmaya başladım.
"Ne dersin?" Leo gülümseyip ayağa kalktı. Kafamı kaldırıp ona baktığımda beni kendine çekip sarılmıştı.
"Sen meleksin galiba." Leo'nun kafası hala omuzumdayken onu dinliyordum.
"Seni sevdiğimi biliyorsun. Seninle dost olalım. Ama bir gün beni eskisi gibi seversen.."  sözünü yarıda kesip konuştum. "Leo, ben tüm yaptıklarını unutuyorum. Şimdi benimle dost olmak istiyormusun?" Leo benden ayrılıp kafasını salladı. "Dostun olarak tüm zamanını benimle geçirmek zorundasın."

2 saat sonra
Kapının sert bir şekilde çalınmasıyla Leo ayağa kalkıp kapıya gitti. Kapının açılmasıyla Leo'nun yakasından tutan bir çift Adrien'le karşılaştım. "Seni öldüreceğim, Leo! Elimden kurtulamazsın!!" Hızla Adrien'in yanına gidip kolundan tuttum.
"Adrien, lütfen yapma." Beni gördüğü zaman Leo'nu bırakmış, bana sarılmıştı. "Iyi misin?" Kafamı sallayıp kollarımı boynuna sardım.
"Bir şey yapmadım. Hem biz dost olduk, küçüğümle" duyduğu cümlelerle Adrien kafasını kaldırıp bana baktı.
"Kızdın mı?" sorumla elimden tutup evden çıkarmıştı. Arabaya bindikten sonra yeşillerini bana dikip bakıyordu.
"Ben üzgünüm. Sadece dost ola bileceğimizi söyledim. Lütfen kızma" hala konuşmuyordu. Belimden tutup beni kendi kucağında oturttu. Allah'tan araba jip'dide, içi büyüktü.
Kollarını belime koyup sıkıca sarılmıştı. Neredeyse kemiklerim kırılacaktı. "Seni çok özledim, meleğim." Ben kızacağını düşünürken o bana sarılmıştı. "Senin yokluğun ağır basıyordu. Her gece koklayarak uyuduğum kadın yokken nasıl ölüyordum." Bu cümlelerden tek anlayacağım şey beni seviyordu ve değer veriyordu. Bu çok mutlu etmişti.
"Şimdi eve gidiyoruz. Sen bana sarılıyorsun ben uyuyorum. Tamam ?" Kafamı olumlu şekilde salladım. Dudaklarını dudaklarıma bastırmış öpüyordu.

Uzun zaman sonra eve varmıştık. Arabadan inip eve girmiştik. Bir kaç adım atmıştım ki, Adrien beni kucağına alıp odaya götürmüştü. Yatağa uzatıp kendisi tshirt çıkardı.
"Ne yapıyorsun?" sesim titrek çıkmıştı. Aklıma gelen fikirle korkmaya başlamıştım. "Sana uyuyacağımı söylemiştim. Sana sarılarak!"
Yanıma gelip kollarını belime doladı. Kafamı göğsüne dayayıp gözlerimi kapattım. Beni kollarıyla öyle sarmıştı ki, kendimi mağarada hissediyordum.
"Kaç gündür senin yüzünden gözüme uyku girmiyor. Hepsinin hesabını vereceksin Marinette." Kafamı kaldırıp ona baktım. Tek gördüğüm çenesiydi.
"Her uykusuz günüm için bir öpücüğünü alacağım. Ama uyandıktan sonra."  Kafamı tekrar çıplak göğsüne dayayıp gözlerimi kapattım.

Save meHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin