1.7

7.5K 290 19
                                        

@egemensirat: Bomboş insanlar

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

@egemensirat: Bomboş insanlar...

2.754 beğeni

Yorum yapma özelliği kapatılmıştır

(1 Hafta önce)

~

"Evet, aylarca burada siz çalışacaksınız. O yüzden ilk sizin fikirlerinizi almam önemli." Diyerek konuya giriş yaptı Sibel hoca. Batu ile ilgili düşünceleri boş verip gözlerimi kapadım ve her şey bitince odanın son halinin nasıl olabileceğini hayal ettim. Gözümün önüne gelen fikirler tebessüm etmeme sebep oldu.

"Hocam bence bir duvara Türk sanat ve halk müziğinin önde gelenlerinin portrelerini yapabiliriz. Tuğlalar nasıl diziliyorsa portreleri de o şekilde çizeriz." Dedim hayalimde canlanan görüntüyü sesli bir şekilde Sibel hocaya aktararak.

"İlginç ve bir o kadar güzel bir fikir. Senden böyle güzel fikirler duymak seni seçtiğim için pişman olmamamı sağlıyor." Diğerlerine döndü. "Beyler sizde de güzel birkaç fikir vardır herhalde." Egemen lafa girdi.

"Bir duvarın ortasına pikap yapıp isim yazılan yerine okulun ismini yazarız. Kastettiğim çanta şeklinde olanlardan. Pikabın etrafına da yan yana plaklar çizer ve plakların üstünde Türk Halk ve Sanat müziklerinin ismi ayrı ayrı yazılabilir."

"Demek istediğini anladım gibi. Güzel bir fikir. Taslağını çizip getirmeyi unutma!" Batu'ya döndü. "Senin aklında bir fikir yok mu?"

"Yok." Göz devirdim.

"Peki öyle olsun. Aklına fikir gelince haber verirsin. Şimdilik iki duvarımız boş. İlerleyen zamanlarda onları doldurmak için de aklınıza güzel şeyler gelirse taslak çizip bana getirirsiniz. Sanırım bu günlük bu kadar. Yarın tüm gün dolu burası. Pazartesi günü çizimlere başlarsınız. Porte duvar daha uzun sürecek gibi. O nedenle ilk ondan başlamanızı istiyorum. " Durdu. Söyleyecek başka sözleri var mı yok mu onu düşündüğü belliydi.
"Bu arada öğleden sonra olduğu için yarım gün izinlisiniz. İsterseniz eve gidebilirsiniz. Sonra görüşürüz." Ve bunları dedikten sonra ben ne olduğunu anlamadan hızla sınıftan çıktı. Sonra Batu ve Egemen ile aynı odada olduğum aklıma geldi. Allah'tan Egemen vardı çünkü Batu ile aynı odada uzun süre durmak kalp krizi geçirmeme sebep olabilirdi.

İkisine de gülümseyerek konuştum. Batu'nun az önce yaptığını umursamadığımı kendimce belli ediyordum.

"Görüşürüz."

"Görüşürüz."

Tabii ki bana cevap veren tek kişi Egemendi. Öküz her zaman ve her koşulda öküzdü sonuçta.

Göz devirerek çıktım sınıftan. Sakinleşmem ve papatya çayı içmem gerekiyordu. Bilal abi her sinirli veya gergin olduğum zamanlarda yapardı. Arka cebimdeki telefonu çıkararak saate baktım. Teneffüs zilinin çalmasına on dakika vardı. Bu sayede bende hem Burak ile telefonda konuşmak zorunda kalmazdım hem de kızlara her şeyi detaylı bir şekilde anlatabilirdim. Zaten dersi bölüp çantamı da sınıftan alamazdım. Hatice hocanın dersiydi ve beni çiğ çiğ yerdi.

Kantine indim ve Bilal abiye seslendim. Arka tarafta televizyon izlediğine emindim. Yemek programları vazgeçilmezleriydi. Müge Anlı'dan sonra tabii.

"Efendim Buse Hanım. Bakıyorum çok sinirlisin yine. Ne isteyeceğini anladım. Bilal abinden sana papatya çayı hemen geliyor." Son cümleyi söylerken göz kırptı ve arka taraftaki tezgaha dönüp çayımı hazırladı. O sırada aklıma gelen şeyle Mahçupça konuştum.

"Bilal abi benim çanta sınıfta kaldı ve tabi paramda onun içinde. Ben sana parasını getiririm. Yada bizimkilerden birini gördüğünde atla üstüne. Ödeyiversinler."

"Papatya çaylarından para almadığımı biliyorsun ama Tuğçe'yi görürsem uğraşırım onunla. Bu arada ders saatinde ne işin var senin dışarda?" Yüzünde muzır bir ifade vardı. Bilal abi Tuğçe ile uğraşmayı çok severdi. Daha çok onun sinirlenmesini izlemeyi seviyor da olabilirdi.

"Çok uzun hikaye üşenmediğim zaman anlatırım.

Gülümsedim ve bana uzattığı bardağı alarak kantindeki boş masalardan birine oturdum. Arkamdan deli kız dediğine emindim.

Tenefüste her şeyi bizimkilere her şeyi anlatır Burak'ın da neden bu kadar sinirlendiğini öğrenirdim. Tabi Burak bizimkilere her şeyi anlatmış da olabilirdi ama erkeklerin böyle konuları üstün körü anlatmak gibi bir huyları vardı ve kızlar benden de dinlemek isteyebilirlerdi.

Ben bunları düşünürken yanımdaki iki sandalye aynı andan çekildi. İkisinede tek kaşımı kaldırarak baktım. Heyecanlanmıştım ve avuç içlerim terlemişti. Onunla bu zamana kadar hiç aynı ortamda bulunmamıştım. Hem ne işi vardı ki bu masada.

"Çantalarımızı almak için zilin çalmasını bekliyorum. O sırada yalnız oturmak istemedim." Dedi Egemen. Bakışlarım Batu'ya döndü.

"Bende o yüzden." İyide o eve gitsede çantasını Sude götürebilirdi. Hatta bu Batu'nun da işine gelirdi çünkü Sude'yi çıldırtmayı çok seviyordu. Yinede bunu ona söylemedim. Masadaki gergin sessizliği Egemen bozdu.

"Bugün müsait misin? Bir şeyler içebiliriz belki." Elimdeki karton bardağı sıkıca tutmuş ondan kurtulmak için olabilecek olasılıkları düşünüyordum. Fakat olasılık konusunda hiç bir zaman iyi olmamıştım. Fakat o zaman zil çaldı ve Batu konuştu.

"Bak kardeşim zil çaldı. Sen çantanı almak istemiyor muydun? Hadi çık sınıfına çantanı al gel."

"Sende çantanı almak için beklemiyor muydun?"

"Ben kardeşime mesaj attım. Çantamı aşağı o indirecek." Bu ne saçma bir sohbetti böyle. "Hatta bak geldi bile." Bakışları arkamdaki bir noktaya döndü. Bende arkamı döndüğümde şaşkınlıkla bize doğru gelen üçlüyü gördüm.

Batu'nun fikri benim niye aklıma gelmemişti acaba? Bizmkiler öğleden sonra tenefüse çıkmaz sınıfta oyalanırlardı. Telefonumu çıkarıp İrem'e mesaj attım.

Gönderilen: Buz Bebek

Çantamı alın ve hemen hepiniz kantine gelin Bu ortamda beni yalnız bırakırsanız sizi gerbertirim soru sorma!!!!!!!! (Görüldü)

Kafamı telefondan kaldırdım. Ne ara masaya oturduklarını anlamadığım üçlüye gülümsedim ve başımla selam verdim. O sırada Egemen gülümseyerek kalkmıştı masadan. Bir süre bizimkilerin gelmesini bekledim. Ne zaman gelecekti acaba lazım oldukları zaman ortada görünmeyen arkadaşlarım?

Ben bunları düşünürken garip bakışlarla hepsinin arkama baktıklarını yeni fark ediyordum. Bu garip bakışların odağının bizimkiler olduğunu hissederek ve birazda acaba yine neye rezil oldular? düşüncesiyle korkarak arkama döndüm.

Dönmez olaydım.

Çünkü elinde çantam ile bizi gördüğü an birden duran İrem yüzünden arkadaki salaklarda ona sırayla çarpmış ve kızcağızın aldığı üst üste darbenin en büyüğünü Emirhan atarak hepsinin üst üste düşmesini sağlamıştı.

Bugünün rüya olması için Allah'a dua ederken bir yandanda bacağımı çimdikliyordum.

Hayır rüya değildi.

~
Evet, şerefsiz bir yazarım burda kesmemeliydim dndndnnddnndnd Yarın yeni bir bölüm daha geliyor.

Bu arada sizde üçüncü ve dördüncü boş duvar ile ilgili fikirlerinizi bu satıra yazabilirsiniz en beğendiğimi kullanacağım ve özel bir bölümü o arkadaşa ithaf edeceğim.🤗

Oy vermeyi unutmayın.💛❤️

ABİS//TEXTİNG (TAMAMLANDI)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin