3.5

5.6K 232 8
                                        

Medyadan da anladığınız üzere TBBT en sevdiğim sitcom. Bölümde de bahsettim zaten.
Keyifli okumalar.
Yıldıza tıklayıp yorum yapmayı unutmayın 🤗

~

"İzleyebileceğim sitcom önerebilecek biri var mı?" Dedim telefonlarıyla ilgilenen arkadaşlarıma. İrem telefondan kafasını kaldırdı ve cevap verdi. Diğerleri hâlâ telefonlarına bakıyordu. Göz devirdim.

"Ben öyle sitcom izlemeyi sevmem ama geçen yaz bir diziye başladım bayağı sürükleyiciydi."

"Adı ne?"

"The big bang theory. Ama on iki sezon. Derslerini ihmal edersin sen." Dedi. Canım arkadaşım, beni ne kadar da iyi tanıyor.

"On iki sezon mu? Gerçi sen Supernatural'in on beş sezonunu bitirdiğin için fazla gelmemiştir." Dedi Tuğçe gözlerini belerte belerte İrem'e bakarak. İrem omuz silkti. Tuğçe'nin bakışları ise bu sefer bana dönmüştü.

"Sen en son Brezilya yapımı dizileri izlemiyor muydun? Hangi ara bitirdin onca diziyi?" 'Bilmiyorum' dercesine omuz silktim. Bakışlarım masada oturan cıvık çifte döndüğünde yüzümü buruşturdum. Aynı kulaklıktan -romantik olduğuna emin olduğum- filmi izliyorlardı. Fakat Burak'ın amacı film izlemek değil de Selin'in saçıyla oynamaktı.

Tamam kabul ediyorum. Çok tatlılar.

Bakışlarım boş sandalyeye kaydığında kaşlarım çatıldı. "Emirhan nerde?"

"Yeni sevgilisinin yanında. Ay o kızı da hiç sevemedim. Fazla kıskanç bir tip." Diyen Tuğçe'yi'yi başımla onayladım. Dün Emirhan ile yaptığımız konuşma dolayısıyla herhalde kızdan ayrılmak için yanına gitmişti.

Yada ben bu sefer fazla masum düşünmüştüm çünkü şuan karşımda el ele gördüğüm kişiler kesinlikle onlardı.

Emirhan'a 'hayırdır' manasında baktığımda dudaklarını oynatarak 'sonra' dedi. Biz bu sessiz diyologu gerçekleştirirken isminin Rabia olduğunu öğrendiğim kıvırcık saçlı kız karşımdaki boş sandalyeye -Emirhan için ayrılan sandalye- oturdu. Kaşlarım istemsizce çatıldı. Bakışları çok kıskançtı. İrem ve Tuğçe de onları fark etmiş olmalı ki az önce ellerinde olan telefonlarını masanın üstüne bırakmışlardı. Selin ve Burak hâlâ film izliyorlardı. Kırk dakikalık öğle arasında bir buçuk saatlik filmi bitirmeyeceklerini bildikleri hâlde neden izliyorlardı ki?

"Merhaba." Dedi İrem Rabia'ya. Rabia ise cevap verme tenezzülüne bile girmedi. O yüzden İrem kaşlarını gözleriyle birleştirecek şekilde çattı.

"Merhaba, ben Tuğçe." Dedi Tuğçe Rabia'ya elini uzatarak. İrem'in sorun çıkarmamasını istediği için lafa atladığına emindim fakat Rabia Tuğçe'nin eline kısa bir bakış atıp ağzının içinde 'merhaba' dediğinde bütün kan beynime sıçradı. İrem de bunu fark etmiş olmalı ki homurdandı. Emirhan ise o sıra sandalye getirip Tuğçe ile Rabia'nın arasına oturdu.

Tam ağzımı açıp o marul kafaya ağzının payını verecektim ki İrem benden önce davrandı.

"Emirhan'ın bu ayki sevgilileri arasında en sevdiğim sen oldun." İrem'in dediği şey ile Tuğçe ve ben ellerimizle ağzımızı kapatarak sırıtmamızı gizledik. İrem ise ortalığı karıştırmanın verdiği zevkle geriye yaslandı ve çikolatasının paketini açarak sesli bir ısırık aldı.

Rabia da o sıra renk geçişleri ile uğraşıyordu. Sonra dik dik Emirhan'a baktı. Emirhan ise ters ters İrem'e baktığında İrem ağzını kıpırdatarak 'oh olsun' dedi.

Ben İrem'in dediği şey ile keyiflenirken kantinin cam kısmından görünen koridorda gezdirdim gözlerimi. Bakışlarım iki kişinin üzerinde durdu ve bu durum yeni gelen keyfimi kaçırdı çünkü Dicle ve Batu karşılıklı konuşuyordu.

ABİS//TEXTİNG (TAMAMLANDI)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin