| KARADAĞ | 3

1.6K 48 27
                                    

Sabahın ilk ışıklarıyla gözümü açarken tavanla bakışmam ve ardından yataktan kalkmam tam tamına beş dakika sürmüştü.Komidinin üzerindeki telefonumu aldım ve annemin numarasını tuşlayarak ona ulaşmayı denedim.Dün gece aradığımda açmamıştı ve mesajlarıma da geri cevap vermemişti.Aramam tekrar olumsuzlukla sonuçlanırken yanaklarımı şişirerek ofladım ve ona kısa bir mesaj attım.Cevap vereceğine dair şüphelerim olsa da bundan vazgeçmeyecektim.Belki pişman olur veya başka bir yolunu bulabilirdi.Ona ne kadar çok kızgın olsamda beni bırakmayacağına dair ona güveniyordum.

Telefonu tekrar komidinin üzerine bırakarak yatağı topladım ve banyoya girerek üzerimi değiştirdim.Rutin işlerimi hallettim.Hazır bir şekilde merdivenlerden inerken bugün yapacaklarımız listesini düşünüyordum.Bir saat sonra okula uğramam gerekiyordu.Sınavım vardı ve zorlu geçeceğini düşünüyordum.
Yeterince çalıştım mı,olaylar yüzünden oluşan stresim sınavlarımı etkileyecek mi bilmiyorum ama sınavdan korkuyordum.Sonrasında ise tamamen boştum.

Merdivenin son basamağında inerek salona doğru yürürken üzerime tüylü ve beyaz bir şeyin atlamasıyla çığlığı basmıştım.Üzerime atlayan şeyi aceleci hareketlerimle geri iterken yüksek sesle bağırdığımın farkında bile değildim."Lanet olsun!Niye üzerime atlıyorsun?"

"Ya insene üzerimden.Ne sırnaşık kedi çıktın.Tırnakların da batıyor."diyerek kendi kendime kediye söylenirken birinin gülerek yanıma yaklaştığını hissettim.Kedi biri tarafından çekilerek üzerimden alınırken derin bir nefes aldım ve gözlerimi karşımdaki kişiye odaklandım.

Melis az önceki halime karşın kahkahası tutamazken kaşlarımı çattım ve hırsla"Ne gülüyorsun?"diye sordum.Ardından bakışlarımı melisin kucağına iyice sırnaşan kediye çevirdim.."Bak şuna!Sırnaşık pis kedi ne olacak."

Melis dudaklarını ısırarak kahkasını durdurmaya çalışırken"İpekle halin komiğime gitti."dedi ve kedisine daha da sarıldı.Onun bu haline karşın gözlerimi devirdim ve bakışlarımı etrafta gezdirmeye başladım.Gördüğüm insanlarla gözlerimi şaşkınlıkla açarken yutkundum ve büyük bir mahcubiyetle bakışlarını yere indirdim.Elimle anlımı kaşıdım.Bütün evi buraya topladığıma inanamıyordum.Çok mu sesli bağırmıştım,korkudan?Daha ilk günden kendimi rezil etmeyi nasıl başarabiliyordum?Ne vardı o kadar bağıracak?Sanarsın biri beni kaçırıyordu?Ama yinede....o pis kedi canımı acıtmıştı.

Tekrar bakışlarımı kaldırıp kirpiklerimin altından toplanan insanlara teker teker baktığımda hafiften mahcubiyetle gülümsedim ve "Özür dilerim."diye mırıldandım.
Ardından bakışlarımı üzerlerinde gezdirdim.En son genç adamla göze gelirken yüzündeki hafif tebessümüyle bana baktığını farkettim.Kaşlarımın çatışmasına engel olamazken ona dik dik baktım ve başımı salladım.Gözlerini ayırmadan ne bakıyordu öyle yüzüme?

Tebessümünü genişleterek başını salladı ve alayla bana baktı."Masaya geçelim."dedi diğerlerine karşın.Onun komutuyla herkes tekrar işine dönerken yaşlı adam ve diğerleri masaya dönmüştü.O hariç."Gelmiyor musun?"

Çatık kaşlarımı düzeltirken derin bir soluk aldım ve başımı salladım.Ona doğru yürüdüm."Geliyorum."dedim sakin bir sesle.Beraber salona girdik ve masanın yanına geldik.O kendi yerine otururken bende melisin yanına oturmuştum.Dünkü gibi.

Kolumdaki çiziklere bakarken melis elimi tuttu ve"Kolun çok kötü görünüyor.Pelin adına özür dilerim. Aslında oldukça sakin bir kedidir ama seni yabancı sezdi galiba.
Yoksa saldırmazdı."dedi büyük bir mahcubiyetle.Gözleri kollarımda dolaşıyor ve oldukça üzgün gözüküyordu.Elimi tutan elini sıktım ve başımı iki yana salladım."Sorun değil."

Beni dinlemedi ve ellerini çizimlerin üzerinde gezdirdi."Çok acıyor mu?"

Tekrar başımı iki yana salladım.
"Hayır,acımıyor ama kedini ben uzak tutsan iyi olur."dedim küçük bir uyarıda bulunarak.Tekrar böyle bir vakayla karşı karşıya kalamazdım.
Kollarımdaki izler uzun bir süre benimle birlikte olacaklar gibi görünüyordu ve üstüne yenilerini eklemeye hiç niyetim yoktu.

KARADAĞHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin