-Cameron-
Bana geçenlerde "Annenler evde yok bu yüzden rol yapmaya da gerek yok." demişti. Peki neden şimdi böyle yapıyordu?
Dostum, bu kızı anlamak cidden zordu.
Tek sözüyle sizi sinir edip tek bir gülüşüyle de yumuşatabiliyordu. Her neyse, konumuz bu değil.
Bu oyundan sıkıldığnı hissedebiliyordum..Ona bunun yakında biteceğini söylediğimde neden sessiz kalmıştı ki?
Birde şu havuz partisi olayı vardı. Dostum, onu o salonda, o bikiniyle görünce kendime tek dediğim şey "Tüm dediklerimi unut.İlgimi çekiyorsun." du.Büyük ihtimalle bunu duymamıştı.Bu iyiydi...
Sabah uyanıp yanından kalktım. Kesinlikle onu o yatakta bırakmak istemiyordum...Ah, ne diyorum! Boşverin.
Çekmecenin üstündeki telefonuma uzanıp aramalara baktım. 10 cevapsız aramanın 9u amcamdandı. Acil bir şey olmadıkca beni aramazdı.
Numarayı tuşlayıp cevap vermesini bekledim.
"Cameron?"
"Amca,sorun ne?" dedim ve yatağın ucuna oturdum.
"Bu gün toplantı var.Baban gelmeyecekmiş.Yani senin gelmen gerek."
"Nasıl gelmez?! Kafayı mı yedi bu adam!"
"Sakin olur musun?" dedi Amcam. Kafamı çevirip yatakta uyuyan Maggie'ye baktım.
"Tamam,geliyorum." deyip hızla telefonu kapatarak odama gittim.
Dolabımı sinirle açıp içinden gömleğimi ve ceketimi çıkardım. Neden toplantıya gitmemişti ki bu lanet adam!
"Cameron?" dedi uykulu bir ses.
"Odaya geç Maggie." dedim gömleği üstüme geçirip düğmeleri iliklerken.
"Neler oluyor?" dedi esneyip.
"Toplantı varmış.Hadi git uyu." dedim ona dönüp.
"Gelmemi ister misin?" dedi başını kapıya yaslayıp. Yanına yaklaşıp saçını öptüm.
"Git uyu Maggie." dedim.Kafasını sallayıp odasına döndüğünde hızla kravatımı bağladım ve pantolonumu giydim.
Kesinlikle bu şirketten ve işten nefret ediyordum.
Ayakkabıları da giyip hızla merdivenlerden aşağı indim. Siyah paltomu üstüme alıp çekmeceden alt kattaki garajın anahtarını aldım.
Evet evimizin altında kocaman bir garaj vardı. Bilirsiniz işte her varlıklı ailede olan şeylerden. -yazar notu: biz fakiriz biz bilmiyoz bye.-
Anahtar dolabından rastgele bir anahtar alıp kilide bastım. Kilit açılışının sesini takip edip arabaya doğru yürüdüm.
Sürücü koltuğuna oturup hızla garaj kapısının kumandasına bastım ve kapının açılmasıyla garajdan çıktım.
Telefonumun çalma ihtimaline karşı torpido gözünden bluetooth kulaklığı çıkartıp kulağıma yerleştirdim.
Şuan o tiksindiğim iş adamlarına benziyordum.
Tahmin ettiğim gibi telefonum çaldığında onaylama tuşuna basıp
"Efendim?" dedim.
"Cameron neredesin? Toplantı 10 dakikaya başlayacak." dedi Amcam. Tam o sırada caddeyi dönüp şirketin önüne çıktım.
"Geldim." dedim ve sinirle telefonu kapatıp arabayı şirketin önünde durdurdum. Anahtarı çekip arabadan çıktım.
"Günaydın efe-" diye beni karşılamaya çalışan güvenliğe anahtarı fırlatıp "Garaja çekin şunu." dedim ve sinirle şirketten içeri girdim.
