•2•

13.3K 674 298
                                        

İçeri doğru girerken elini belime yerleştirip beni kendine çekti.

"Merak etme, minik bir rol." dedi ve güldü kulağıma eğilirken.

Minik bir rol? 

Cameron elimi sıkıca tutmuş beni masaya doğru sürüklerken sandalyelerinde oturmuş olan insanlara baktım.

En baştaki sandalyede oturan adamın Cameron'un babası olduğuna kalıbımı basabilirdim. Duruşları, bakışları, oturuşları hatta yüz hatları bile birbirlerine benziyordu.

"Herkese merhaba!!" diye bağırdı Cameron masaya geldiğimizde. 

Tüm gözler bize çevrilince midemin havaya kalktığını hissedebiliyordum. Bana öyle bakmalarına ne gerek vardı ki?

"Cameron!" dedi babası olduğunu düşündüğüm adam yavaşça ayağa kalkıp oğluna sıcak bir şekilde sarılarak. Bu sarılma benim bile içimi ısıtırken Cameron, yüzündeki zoraki gülümsemeyle karşılık vermişti.

"Ve siz.." dedi ondan ayrılıp bana dönerken. "Hoşgeldiniz." elini uzattığında tokalaşmak için aynı şekilde elimi uzattım.abası ise beni şaşırtacak bir davranış sergileyip elimi nazikçe kavradı ve üstüne minik bir öpücük kondurdu.

"Bu sefer büyük avı yakalamışsın evlat." dedi ve gülerek geri çekilip Cameron'a baktı. 

Cameron tekrar yüzündeki o zoraki gülümsemeyle güldü. O an, ona dönüp "Yalandan güldüğünde çok çirkin oluyorsun." demek istemiştim.

Ve bu bir istek olarak kalmıştı.

"Otursanıza?" dedi babası masadaki boş iki yeri gösterip. Kafamı sallayıp gülümsedim ve yerlerimize doğru yürüdüm.

Neler olduğunu ya da bu olanların benimle ne ilgisi olduğunu bilmiyordum ama işin karışık olduğu belliydi.

*****

"Ne kadar oldu?" dedi ortalama kırk ya da elli yaşlarındaki kadın. 

Ne ne kadar oldu?

"Bir ay." dedi Cameron gülümseyip bardağındaki şarabı içerken.

"Bu bir rekor Cameron." dedi tahminimce Cameron'un yaşlarında olan çocuk.

"Gerçekten de bir rekor..." kadın bakışlarını bana çevirip gülümsedi. "Peki, adınız nedir?" 

"Maggie.." dedi Cameron benden önce davranıp. "Maggie Spout." 

Neden konuşmama izin vermiyordu ki?

"Kimlerdensin Maggie?" dedi Cameron'ın babası. 

Ne demek kimlerdensin?

"Annesi ve babası doktor." 

Ah, işte Cameron yine benim yerime konuşmuştu...

Hem benim annem ve babam doktor değildi!

"Hımmm..." babası dudaklarını birbirine bastırıp imalı bakışlarıyla beni süzdü. "Tanıyor muyuz?"

"Hayır..." Cameron rahatsızca öksürdü. "Aslında iş için gittikleri ülkede oldukça başarılılar." 

Bakışlarını bana çevirdi. "Değil mi, sevgilim?" 

Sevgilim mi?

"Ah,evet." dedim şarap bardağının yanındaki su bardağı alıp yavaşça içerek.

Cameron'un babasının şüphelendiği her yönden belliydi. Sesi,bakışları,tonlaması... 

Evet, onu daha yeni tanımış olabilirdim fakat insanların yalan söylerken, sıkılırken ya da kötü durumlarda neler yaptıklarını çözmüş biriyim.

Home | Cameron DallasBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin