•25•

6.6K 391 129
                                        

Multimedia: Maggie ve David.

-Cameron-

"Yanıma gelebilir misin?" dedi telefonun ucundaki Maggie.

"Sen," dedim şaşırmış sesimle. "Sen beni mi çağırıyorsun?"

"Evet," dedi. "Sanırım sana ihtiyacım varmış."

Dediği şey karşısında hiçbir şey diyemediğimde "Kapının kenarındaki saksının içinde bir anahtar var.Ben uyursam onu kullanıp içeri girersin." dedi.

"Pe-peki." dedim.

"Teşekkürler." deyip telefonu kapattığında Nash'e döndüm.

"Beni yanına çağırdı." dedim.

Nash "Dostum suratındaki ifadeyi görmen gerek." deyip güldüğünde "Gülme," dedim. "Kötü olmasa beni çağırmazdı."

"Doğru," dedi koltuğuna daha çok yayılıp. "Hadi şu evrakları bitir de yanına git."

Derin bir nefes alıp masanın üstündeki evraklara baktım. "Tanrım," dedim. "Neden canımı almıyorsun ki?"

Gri kapaklı dosyayı elime alıp incelemeye başladığımda aniden Candice odaya girdi.

"Bay Dallas sizi çağırıyor. " dediğinde "Babam mı?" dedim.

"Evet," dedi. "Hemen gelmenizi söyledi."

Gri dosyayı masaya fırlatıp "Yine ne bokum peşinde acaba." dedim ve ayağa kalktım.

Nash'e dönüp evrakları düzeltmesini söyledikten sonra odamdan çıktım.

"Beni çağırmışsın." dedim hızla kapıyı açıp masasına doğru ilerlerken.

"Kapı çalmayı da mı unuttun?" dediğinde yalandan bir kahkaha attım.

"Ha-ha-ha... Çok komiksin David."

Tek kaşını kaldırıp bana alayla baktığında "Beni neden çağırdın?"diye ekledim.

"Maggie'ye baş sağlığı dilemek istiyorum." dedi.

"Ne?" dedim.

"Ailesi," dedi."Duydum ki trafik kazası geçirmişler."

"Ona yaklaşmayacaksın David." dediğimde "Hadi ama?" dedi.

"Uzak dur." dedim.

"Unutuyorsun ki," dedi işaret parmağını kaldırıp. "Ben David Dallas'ım."

"Lanet olsun ki ben de Cameron Dallas'ım." dedim. "Ve ona yaklaşırsan seni kendi ellerimle öldürürüm."

"Benim soyadımı taşıyan birine göre fazla iddialı konuşmuyor musun?" dedi.

"Emin ol elimde olsaydı şuan bu lanet soyadından kurtulurdum."

Gülüp "Her neyse," dedi. "Yarın akşam Maggie'yi ziyarete gelirim."

Derin bir nefes alıp odasından çıktığımda telefonumu çıkarıp Maggie'ye mesaj attım.

Kime:Maggie

Eve geliyorum.

Telefonu kapatıp cebime attığımda gömleğimin kollarını yukarı doğru katladım.

Şu lanet olası takımdan nefret ediyordum.

"Ben çıkıyorum." dedim odama girip masama doğru ilerlerken.

"Ama evraklar ne-" diyen Nash'e dönüp. "Evrakların canı cehenneme." dedim. "Yarın hallederiz. Hadi kalk sen de eve git."

Koltuğumun arkasındaki ceketimi elime alıp arka cebimdeki anahtarı Nash'e fırlattım. "Bugünlük benimkini al." dedim. "Beni de Maggie'ye sen bırakırsın."

Home | Cameron DallasHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin