-Maggie-
Cameron yanıma gelince üstümdeki battaniyeyi yan koltuğa atıp ayağa kalktım.
"Dışarı çıkabilir miyiz?" Dedim.
Yanıma yaklaşıp elini yanaklarıma koydu. "Ateşin var gibi Maggie." dedi ve dudaklarını alnıma yasladı. "Evet, ateşin var."
"İyiyim ben, cidden." dedim ona bakarak.
"Hayır, evde kalıyoruz.. Hem bu gün fazla yoruldun." dedi ve benim duyamayacağımı düşündüğü bir sesle devam etti "O kadar uyuduğuna göre.."
Koluna vurdum. "Bunu duydum!"
Güldü. "Hadi gel sana ilaç vereyim." dedi ve elimi tutup mutfağa doğru yürüdü.
"Cameron.. Lütfen. Bari bahçeye falan çıksak olmaz mı?" dedim. Kaşlarını kaldırıp bana bakarken yavru köpek bakışı atmaya başladım.
"Ah, Maggie.. Peki. Ama sadece bahçe. Tamam mı?"
Gülümseyip kafamı salladım. "Tamam."
Çekmeceleri karıştırıp ilaç buldu. İlacı bana uzatıp sürahiden bardağa su koyarken kendi kendine bir şeyler söyleniyordu.
"Hadi iç." dedi ve suyu da uzattı. Hapı ağzıma atıp suyu içtim.
Hap içmeyi severdim. Küçükken hep hap içmek ister, şu küçük şekerleri hap gibi yutardım.
"Şimdi çıkabilir miyiz?" dedim. Gülerek kafasını salladı.
Bu eve geldiğimdendir bahçeye çıkmamıştım. Görünüş olarak hoştu. Yeşil çimler, yeşil çalılıklar, genellikle pembe tonlarının hakim olduğu çiçekler vardı ve tam ortada kocaman bir havuz.
Cameron peşimden gelirken mutfaktaki bahçe kapısından dışarı çıktım. Hava soğuk gibiydi. Umursamadan çiçek bahçesindeki banka doğru yürüdüm.
"Üşüyeceksin, gel buraya!" dedi Cameron elindeki battaniyeyi göstererek. Onu duymamış gibi yapıp küçük bankın önünde durdum.Yanıma geldi ve
"Burdan daha güzel bir yer biliyorum." dedi bana bakıp.
"Oraya gidelim o zaman." ona bakarak güldüm.. O da güldü ve elimi tutup yürümeye başladı.
Bahçenin arka tarafında ağaçların bol olduğu yerde küçük çardağımsı bir yer vardı.. Pofuduk yastıklar, tavandaki çiçekler ve sarmaşıklar tam anlamıyla Cennet gibi bir yerdi.
"Buraya küçükken gelirdim..Tabi ben küçükken bu kadar pembe değildi." dedi ve gülerek banka oturdu.
Yanına oturup etrafı inceledim. Cidden harika bir yerdi.
"Üşüyeceksin." dedi ve mutfaktan buraya kadar taşıdığı battaniyeyi üzerime örttü.
Battaniyeye sarılıp başımı omzuna yasladım.
"Küçükken buraya gelip hayal kurardım. Hani bilirsin çocukluk hayalleri. Doktor olmak isterdim. Güzel bir karım ve biri kız biri erkek iki çocuğum olmasını isterdim. Kızın adı Destiny erkeğin adı da Logan olacaktı." dedi.
Kafamı kaldırıp ona baktım. Yüzünü bana çevirince güldüm. "Ben de Destiny adında bir kızım olsun isterdim." dedim.
Gözlerini kısıp güldü. "Ciddi misin?"
"Evet, hatta ben de doktor olmak istiyorum." dedim. "O yüzden iş arıyordum."
"Üniversite için mi?" dedi kaşlarını kaldırıp.
