"Zaman"
- - - -
İtalya'dayken zamanın asla geçmesini istemiyordum. Defne ve Serkan birbirlerine alışmışlardı ve artık o çok istediğim baba-kız ilişkisi aralarında kurulmuş, temelleri atılmıştı. Her hafta boş günlerimizde gezerek Serkan'ın İtalya'yı daha iyi tanımasını sağlamıştık. Defne bol bol fotoğraf çekmişti. Bu gün ise sabahtan beri Defne ve Serkan aralarında bir şeyler fısıldıyor, ben yanlarına geldiğim zaman senkronize bir şekilde hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorlardı.
"Siz ikiniz. Ne iş çeviriyorsunuz. Çabuk anlatın."
"Ne işi Eda. Kızımla vakit geçiriyorum artık onu da çok gördüysen yani. Ben daha da-"
"Allah Allah ya, valla şu halinizden bile belli bir şeyler döndüğü. Defne Hanım?"
"Anne valla bir şey yok. Sadece plan yapıyoruz."
"Defne." dedi ve gözlerini devirdi. Sinsice ve zafer kazanmışçasına gülümsedim. Karşılarına otururken Defne alt dudağını ısırmıştı ve başını yere eğmişti. "Açıklayın, dinliyorum."
"Ya yok bir şey. Senin kızın büyütüyor, ufak bir plan yani çokta büyütme."
"Ha benim kızım oldu şimdi. Tamam Serkan Bolat. Defne, duy kızım. Ağlama annecim, ben sana hem anne hem baba olurum. Zaten Allahtan bebekliğine şahit olmadın Serkan. Çünkü evde tutamazdım seni. Hatırlıyorsun değil mi minik Serkan'ı?"
"Minik Serkan?"
"Aha, unutmuş. Gitti benim adam. Hatırlasana, üzerine kustu diye çocuğa etobur bitkisi gibi davrandın ya. En son mama yapmaya gittim, döndüğümde minnacık çocuğa mimar tarihini anlatıyordun."
"Ne var yani belki ilgisini çeker diye anlattım."
"Haa evet Serkan. 3 aylık çocuk, sen onları anlatırken gözünün önünde canlanmıştır Roma. Bak, sen kusana kadar konuşurum. Çabuk anlatın ne oluyor burada. Hiç susmam."
"Yemin ediyorum Allah bana sabır versin. Eda'cım, bir şey yok basit bir organizasyon. Bu kadar. Abartmaya gerek yok, büyütmeye hiç gerek yok."
"İkisi aynı anlama geliyor Serkan."
Derin bir nefes alıp başını ellerine gömdüğünde sesli bir kahkaha patlattım. Defne ve Serkan anlamsız gözlerle beni izlerken, Serkan'dan iki tane olduğunu düşünmeme ramak kalmıştı.
"Ay! Siz istediğiniz kadar böyle bakın şahsen ben çok eğlendim."
"Eğlen canım eğlen."
Onlar konuşmalarına dönerken yerimden kalkmış ve mutfağa yönelmiştim. Evde iki tane çocuk büyütüyordum ve ikisi birbirinin aynısı olduğundan hayat bana daha da zor geliyordu. Kendi düşüncelerime gülerken telefon zilimin tüm düşüncelerime üflenen siyah bir toz olduğunu hayal ederek açtım telefonu. Arayan Efe'ydi ve bana iş olduğunu söylememesi için Allah'a yalvarmıştım.
"Efendim Efe?"
Efe'nin söyledikleri ile birlikte dilim tutulmuş ve ne diyeceğimi bilemez hale gelmiştim. "Tamam, geliyorum."
- - - - - -
"Eda, önce bir sakin ol."
"Nerede o?"
İçimde birikmiş tüm öfke ile çantamı ofis sandalyesine fırlatıp içeri girdim. Şeytan bakışları ve kem gözleriyle beni gördüğünde alay geçercesine sırıtmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
A N K A
Storie d'amoreBenim hikayemde Defne Apollon'un peşinden çok koşmuş olsa da bir noktada yorulmuştu. Apollon ona geri döndüğünde her şey için çok geç kalınmıştı. Çünkü hikayenin sonu çoktan yazılmıştı.
