🍁9🍁

332 120 17
                                    

Allah'ın beni sevdiğine emindim, çünkü böyle bir zamanda, böyle bir yazı, bana ne kadar iyi gelmişti anlatamazdım. Aklımdaki bütün düşünceler uçup gitmiş, kabime bir ferahlık gelmişti. 

"Elhamdülillah Rabbim. Beni yanlız bırakmadığın için. Beni o kadar güzel bir gönle sultan kılmışsınki, ne kadar hamdetsemde karşılığını veremem. Yağmur tanelerince şükür ediyorum sana. Bunu gönderen kulun kimdir bilmiyorum ama sen ondan razı ol Allah'ım. Sen onu vesile kılarak, yüreğime ferahlık verdiğin için elhamdülillah."

Bu okuduklarımdan sonra bir garip olmuştum. İçimi aniden garip bir heyecan sarmıştı. Elim, ayağım birbirine girmişti adeta. Sanki yıllardır kendi kendime söylediğim şeyleri biri yazıya dökmüştü, sanki kalbimi okumuştu birisi .. Sebepsizce gülüyordum. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Her bir satırı kafamda tekrarlanıyordu. Aklıma geldikçe içimde kelebekler uçuşuyordu. Neden bu kadar üstüme alındımki?  Bu  yazılanlar benim için miydi diye soruyordu bir yanım, diğer yanımda öyle mutluydu ki, hiçbir şeyi düşünmek istemiyordu. Bu yazıdan ve bu duadan sonra, bütün düşüncelerden sıyrılmış yatağıma uzanmıştım. Pencereme taş attığı için sinirlenmiş olsamda bu kadar güzel bir yazı beklemiyordum. Çok güzel bir insan... Birde çıkıp gelse...
Gün içinde yaşadığım olayların yorgunluğuna daha fazla dayanamayıp uykuya dalmışım.

Sabah namazını kıldıktan sonra uyumamış, Güneş doğana kadar dua etmiştim. Onların birbirlerine güveni var ise, benimde Rabb'ime güvenim vardı. Ona güveniyordum. O her zaman haklı olanın yanındaydı. Onun için korkmuyor ama azda olsa çekiniyordum. Şimdi kursa gidince öğrencilerim beni nasıl karşılayacak bunu bilmiyor, merak ediyordum. Gidip gitmeme arasında kararsız kalsam da gitmeye karar verdim. Seccademin üzerinden kalkıp, üzerimi giydikten  sonra alt kata indim. Anneme kursa gideceğimi söyleyince, annem benimle birlikte gelmeyi istedi.

"En azından bugün seninle beraber geleyim, sorun çıkmazsa yarın yine tek başına gidersin kızım." Dedi. güvenmiyordu insanlara haklı olarak. Çünkü biz insanoğlu, her zaman kötü bir yol bulabiliyorduk. Annemin hazırlanmasını bekledim. Hazırlandıktan sonra ikimiz beraber çıktık. Kursa giderken utanıyordum. Beni gören herkes birbirleriyle fısıldaşıyor ve konuşmaya başlıyordu. Onları gördükçe başımı daha çok öne eğdiğimi ve çekindiğimi gören annem,

"Sakın utanma. Sakın boynunu eğme, çünkü sen haklısın. Allah haklı olanın yanındadır elbet. Herkes doğru olanı görecektir yakın zamanda. Allah herkese gösterecektir doğru olanı. Sen sakın utanma, çekinme heleki başını yere eğme sakın. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır bunu sakın unutma. Metanetli ol."

Suçlu olmadığımı her ne kadar bilsemde, kursa gidene kadar kendimi çok kötü hissetmiştim. Kursa vardığımızda, kursun önündeki insanları görünce daha fazla dayanamamış geri dönmek istemiştim. Tam geri adım atmışken, annem elimi tutup,

"Sen haksız değilsin. Kaçarsan haksız olduğunu kabul etmiş olursun. Şimdi yürü ve herkese doğru olanı söyle." Diyince, bunun üzerine ikimiz beraber kursa gittik. Kursun önündeki aileler, "senin hocalığını istemiyoruz!" Deselerde, ben onlara bildiklerimi, doğru olanları anlatmaya çalıştım fakat beni dinlemediler ve kursa girmeme izin vermediler. Bir çare geri dönmek zorunda kaldık. Eve giderken duraksayıp, annemden benimle karakola gelmesini rica ettim.
Beraber karakola gittiğimizde dün geceki komiserin orda olmadığını söylediler. Komiser gelene kadar karakolda onu beklemiş, nihayet ikindi namazından sonra gelmişti. Beni görünce yanına çağırıp,

"İyiki buradasınız bende sizi arayacaktım." Diyerek beni ve annemi odasına götürdü. Hızla babama mesaj atıp buraya gelmesini söyledim..

"Dün akşam sizin ifadenizi aldıktan sonra sizden şikâyetçi olan aileyle görüştüm. Görüş o görüş, sizin söylediklerinizin yalan olduğunu söylediler. Bunun üzerine hep birlikte, kursa delil aramaya gittik. Biz delil ararken, onlar ortadan kayboldu ve hala onları arıyoruz. Çekmecede üç ayrı parmak izi vardı. Birinin Muhtar beye ait olduğu kanıtlandı. Diğer ikisi ise iki küçük çocuğa ait. Burdan anlaşıldığına göre parayı çalan siz değilsiniz. Onlardan parmak izi almış olsaydık dediklerinizi doğrulayabilirdik. Şuan ekibim her yönden onları arıyor."

Helal SevdamHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin