Ahmet abinin söyledikleri şüphelerimi arttırmıştı. Kimseye bir şey söylemeden, ailesiyle konuşup halledecektim aslında ama artık Ahmet abiye söylemekten başka çarem yoktu. Bunca şey o çocukların değil ailesinin hatasıydı. Asıl güzel ahlak dersi ailesine verilmeliydi ki onlar ailesinden böyle kötü şeyler öğrenmemeliydiler.
"Ahmet abi o kızlar kursa geldiğinden beri kaçıncı defa oldu, onların kötü şeyler yaptığına şahit oluşum. Bu konuda o kızlardan şüphelendiğim için ailesiyle konuşmak istemiştim ama onlar çocukları kurstan aldırmış. İnsan merak edipte demez mi. Neden birden bire aldı bu çocukları?" Ahmet abi dikkatli bir şekilde beni dinliyordu.
"Hangi kötü şeyi yaptı ki o çocuklar?" Diye sorunca Ahmet abi, olan biten bütün gördüklerimi anlattım.
"Rica ediyorum Abi lütfen arar mısın onları. Burda senin yanında konuşmak istiyorum." Umutsuzca telefona uzattı ellerini. İlk çalışta açmasalarda, bir kaç defa aradıktan sonra açmışlardı.
"Alo?"
Telefonda kimin olduğunu merak ediyordum, kimse konuşmuyordu. Bir müddet sonra bir kadın sesi duydum.
"Lütfen İrem ve Leyla'nın ailesiyle görüşebilirmiyim?"
"Buyrun ben anneleriyim?"
"Çocuklar sizin yanınızda mı kalıyor? Neden onları durduk yere kurstan çıkardınız? Telefonu onlara verir misiniz?" Dediğimde itiraz etsede, eğer telefonu kapatırsa durmadan arayacağımı söyleyince telefonu Küçük kızı Leyla'ya verdi.
"Leyla bana doğruyu söyler misin baban neden sizi kurstan çıkardı?"
"Annemle babam barıştı."
"Telefonu babana verir misin Leyla lütfen."
Telefonu babasına vermişti Leyla.
"Bana eşinizin kötü huylu olduğunu, bundan dolayı çocuklarında kötü huylara sahip olduklarını söylemiştiniz. Hatırlıyorsunuzdur umarım."
"Ne demek istiyorsun? Öyle bir şey dediğimi hatırlamıyorum." Diye bağırmaya başladı.
"Hatırlamıyorsunuz. Çünkü o parayı kızlarınız aldı ve bu yüzden kaçıyorsunuz. Malum eşinizlede barışmış gibisiniz, bir olup beni mi yakacaksınız? Allah'tan korkmaz mısınız?"
Telefon suratıma kapanmıştı. Artık onların yaptığına o kadar emindim ki. Ahmet abi tekrar aramış, onlar açmayınca ısrarla çaldırmış, sonunda açmalarına vesile olmuştu. Bu defa Ahmet abi benim konuşmama müsade etmeden kendi konuşmuştu.
"Beyfendi olayı büyütecek bir şey yok. Çocuklar yapmış ise söyleyin. Onlara bir zararımız dokunacak değil elbet. Sadece Ayşe kızımın masum olduğu ortaya çıksın istiyoruz. Gerekirse işçilerin ücretini, kendi çocuklarımın rızkından keser veririm işçilere. Ama bu lekeyi Ayşe hocamızın üzerinde bırakmam."
"Kardeşim işiniz gücünüz yok, çocuklarımla mı uğraşıyorsunuz?" Diyince telefonu Ahmet abiden alıp konuşmaya başladım.
"Bak abicim sen kızlarımın huyu kötü, onlara güzel ahlakı öğret demedin mi? Siz böyle yaparsanız o çocuklar nasıl güzel ahlakı öğrenecek?"
"Öyle bir şey söylemedim iftira atmayın." Diye bağırmıştı.
"Güzel ahlaka muhtaç olanlar sizsiniz beyfendi bunu unutmayın. Çocuklarınızın hiç bir suçu yok bütün suç sizde ve şuan polisi arayıp sizi şikayet edeceğim." Dedikten sonra kapattım telefonu.
Ahmet abi olanlara şaşırmış, hiç durmadan polisi aramıştı. Bir müddet sonra polis gelmiş, ifademi alıp kursa giderlerken, bende eve gitmiştim. Allah dert verirde derman vermez mi hiç? Elbette bir çıkış yolu bulacaktım. Aileme durumu anlatıp şikayetçi olduğumu söyledim. Zeynep'te yine yanıma gelmiş, "seni yanlız bırakmaya gönlüm el vermiyor." Diyerek yatsıdan sonraya kadar bizde kalmıştı. Hala yemek yememiş olduğumdan karnım açlıktan ağrıyordu. Zeynep ile beraber alt kata inip, mutfakta bir şeyler hazırlamış, sofraya oturmuştuk. Tam yemeğe başlayacakken kapı çaldı. Kapıyı açan babam beni yanına çağırınca, yanına gittim. Kapıda polisleri görünce sevinmiş, suçluyu bulduklarını sanmıştım. Nerden bilebilirdim benim için geldiklerini...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Helal Sevdam
Spiritualarkamdan gözlerimi kapatmıştı. İstemsiz bir şekilde bağırmış; "Hayır hayır bu kadar ileri gidemezsin!" Diyerek ellerini itmiştim. Bana dokunan kişinin, Zeynep değilde şiir yazan kişi olduğunu sanmış, gelen kişinin Zeynep olduğunu görünce epey utanmı...