14. Bölüm

9.5K 417 54
                                        

Medya:Arca ve Bora

                 Lunaparkta deliler gibi eğlendikten sonra birlikte sinemaya gitmiştik. Sonra Arda abim Bora abim ve Acarıda eve davet etmişti. Onlarda ısrarlarımıza dayanamayıp gelmişlerdi. Birlikte yemek yapıp yemiştik. Sonra bol gülüşmeli bir film gecesi yapmıştık. Bora bim ve Acar gittikten sonra ben ce abimde günün verdiği yorgunlukla uyumuştuk. Diğer gün ise abimin acil işi çıktığı için beni eve bırakmak zorunda kalmıştı. Ama yinede çok güzel iki gündü. Eve geldiğimde annem ve babam çok sevinmişlerdi ve bol bol sarılıp öpmüşlerdi. Şu andada sıkımtıdan patlamak üzereyim. Annem ve babam bir iş yemeğine gittiler ve bu gece gelemiceklermiş. Baş başa kalcaklarmış. İş ortakları onları oteline davet etmiş. Acar dışarda. Bora abim hastanede. Kuzey ve Doğu şirkette. Doruk arkadaşlarıyla. Cemden haberim yok. Poyraz allahın cezasının yani bir işi yokmuş oda evde. Odamda sıkıntıdan patlayınca aşağıya indim. Yemek yemeliydim. Çünkü sıkılan insanlar yemek yer. Dolabı açıp boş boş baktıktan sonra geri kapattım. Sonra biraz dolapları karıştırdım. Sonra tekrar buzdolabını açıp boş boş baktım . Tam kapatıcaktımki biri engel oldu. Yana dönünce bizim öküz olduğunu gördüm. Saman arıyor heralde. Mutfaktan çıkarken "Samanlar ahırda." dedim. Canıma susadım herhalde. Neyse. Odama çıktım tekrardan. Karnımda aç kaldı yav. Pis öküz. Gelicek zamanımı buldun. Bu hafta okulda başlıyor yav. Neyse. Hallederiz. Karnım aç. Emmaannn. Benane öküzden. Gideyimde karnımı doyırayım.

              Odadan çıktım ve asansöre bindim. Asansör açılımca indim. Mutfağa girdiğimde kahkaha atmamak için kendimş zor tuttum. Poyraz yemek yapıyordu. Beni görünce bir kaç saniye baktı ve geri işine döndü. Bende buz dolabını açtım ve sandiviç için malzemeleri çıkarttım. Tam yapıcaktımki Poyraz "Tavuklu kremalı makarna yapıyorum. Sandiviç yapmana gerek yok. Yani onunla doymassın." dedi. Gözgöze gelince gözlerini kaçırıyordu. Kaçırır tabi köpke herif. Tavuklu kremalı makarnamı. Ağzım sulandı. Çok severim. "Olur. Severim." dedim. Şaşırmış gibiydi. "Seni sevmiyom diye senin yaptığın yemeği yemem filan dememi bekliyordun değilmi. Ama en sevdiğim şeylerden biri makarna. Bide tavuklu kremalı olunca hayır diyemem yaanii." dedim. Bişey demeden geri işine döndü. Bir süre sonra  sıkılınca kalkıp yanına gittim. Sebzeleri doğruyordu. Salatada varmiş. Bol nar eşkili üff miss. Tavuğu hala doğramamıştı. Ellerimi yıkayıp büyük bıçağı elime aldım. Poyraz bıçağı elimden aldı ve küçük bıçağı verdi. "Yaa. Ama ben seni büyük pıçakla pıçaklamak istiyordum." dedim sahte bir hüzünle. Gözlerini devirdi ve önüne döndü. Bende tavuğu doğradım ve tavaya yağ döküp kızartmaya başladım. Yağ elime sıçramıştı. "Ananı avradını yaaa. Elim yandıı." dedim. Poyraz yanıma gelip "Bu kadar beceriksiz olduğunu tahmin etmeliydim." dedi. Ona dil çıkartıp kollarımı önümde birleştirdim. "Çocukluk yapma Arca. Verde bakıyım eline." dedi "Banane. Bakma." dedim. Elimi sertçe çekti ve "Lafımın dinlenmemesinden hiç hoşlanmam." dedi. "Bende hoşlanmam. Elime bakmanı istemiyorum dedim bitti. Nokta." dedim ve elimi geri öekip işime döndüm. Derin bir nefes aldı ve "Bebek gibisin." dedi. Sonra işine döndü. Bende tavukları kızartmıştım. Poyraz "Gerisini ben hallederim. Sen otur." dedi. Bende geri sandalyeye oturdum ve "Zaten yorulmuştum." dedim. Sonra Poyraz tabağı önüme koyup kendiside karşıma oturdu. Tabakta mükemmeldi.

               "Afiyet olsun

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

               "Afiyet olsun." deyince şaşkınca ona döndüm. Oha. Resmen nazikçe bir şeyler söyledi. "Aaa. İçine maviş gözlü daktırımmı kaçtı mafya suratlı dağ ayısı?"dedim." Saçmalamayı kes ve yemeğini ye. "dedi. Gözlerimi devirdim ve" İyi tamam be. "dedim ve makarnamdan biraz alıp ağzıma attım. Ağzıma gelen tatla gözlerimi kapatmadan edemedim. Imm. Çok lezzetli bu. Poyraz" Ben yaptım sonuçta. "dediğinde şokla ona döndüm." Dışıödanmı söyledim? "dedim. Başını salladı. Bende önüme döndüm ve makarnamı yemeye devam ettim. Makarnalar bitince tabakları yıkadım ve yerlerine koydum. Poyraz ise telefonla oynuyordu. Canım suffle çekince malzemeleri çıkarttım. Kabın içine koyup karıştırdım. Şimdi bu dağ ayısı bana yemek yaptı. Bende ona tatlı yapmasam olmaz. Racona terstir. Her şey karşılıklı. Poyraza dönüp "Suffle istiyonmu dağ ayısı?" dedim. Bana baktı ve "Olur." dedi. Bende iki tane fincan çıkartıp yaptığım karışımı içine koydum. İçinede ikişer tane çikolata attım. Su oyduğum tencereye koyup kapağını kapattım. Tatlılar olana kadarda odama çıkıp çikolatalı sütlerimden iki tane aldım. Belki oda içerdi. Şaka şaka. İkiside benim. Kıskıskıs. Aşağıya indiğimde tatlılar olmuştu. İkisinide tabaklayıp üzerlerinide  pudra şekeri döktüm. İki tabağıda alıp masaya geçtim. Birini Poyrazın önüne koyup diğerinide kendi önüme aldım. Tam sütlerden birini açarken Poyraz "Benim pudra şekerine alerjim var." dedi. "Öylemiii? Bilöiyordum." dedim. Sonra tabağı alıp pudara şekerini temizledim. Tabağın kenarlarınıda silip tekrar önüne koydum. "Temizlemeye çalıştım ama umarım kalmamıştır." dedim. "Teşekkür ederim." dedi ve suffleden bşr kaşık aldı. "Artık eminim. Senin içine maviş abim kaçmış." dedim. O sırada Poyraz bir anda öksürmeye başladı. Sanırım pudra şekeri kalmıştı biraz. Hemen yanına gittim "Ya çok özür dilerim. Ben dikkat edememişim. İlaçların nerde?" dedim. Nefes almaya çalışırken. "O-odamdaki komodinde." dedi. Hemen yukarı çıktım ve ilaçlarını alıp aşağıya indim. Suyu doldurup ilacı çıkarttım ve ağzına verip suyu içirdim. Bitaz daha iyi gibiydi ama hala biraz kötüydü. "İyimisin? Ya gerçekten ben çok özür dilerim. Temizlemiştim hepsini. Ama gözümden kaçmış." dedim. Lan şimdi vicdan azabı filan çekerim. İyi olduğunu duymam lazım. Gözlerini zor açık tutuyor gibiydi. "Odama çıkmama yardımcı olurmusun?" dedi. "Tamam." dedim ve bir elimi beline doladım. Bir kolunuda tutup omuzuma attım. Kocaman adam ulan. Boşuna öküz demiyorum. Asansöre bindik ve yukarı çıktık. Onu odasına götürdüm ve yatağına yatırdım. Ama elimi bırakmamıştı. Alerjiyle ilgili birşeyler araştırmıştım. Alerji krizinden sonra bazen kendimizde olamayabilirmşiz. Banada olmuştu bir aralar. Sanırım Poyrazda şuan kendinde değildi. Bir anda beni yatağa çekti ve belimden tutup sırtımı göğsüne yasladı. Gece ya beni boğmaya kalkarsa bu. Yaparmı yapar ha. Düzenli nefes alışlarından uyuduğunu anlamıştım. Tam kalkıp gidecekken biraz daha sıkı sarıldı. "Gitme." diye fısıldadı. Ama hala kendinde değildi. Bende o an içimden geldiği gibi davranmaya karar verdim ve gözlerimi kapattım. Burnuma gelen hoş kokuyla kendimi güvende hissetmiştim.

Poyraz Kıraç

             Aslında odama geldiğimde kendimdeydim. Ama içimden geldiği gibi davranmıştım. Ve tepkisini merak etmiştim. Oda gitmek yerine gözlerini kapattı. Saçından gelen kokuyla kalbimin teklediğini hissettim. Arca ve Acar doğduktan sonra babamdan sonra ben almıştım kucağıma Arcayı. Kokusu içimi huzurla kaplamıştı. Ve şuan aynı huzuru 16 yıl sonra içimde hissetmiştim. Huzurdu. Burnumu saçlarına dayayıp kokusunu içime doldurmak ister gibi çektim içime. Pişmandım. Köpek gibi pişmandım. İlk defa yaptıklarımdan, söylediklerimden pişman olmuştum. Asla affetmivçceğini biliyorum ama yinede pişmanım. Yemin ederim çok istedim kız kardeşim olmasını. Herşeyden çok hemde. Ama Ece benim tüm umutlarımı yıkmıştı. Kimseye güvenmiceğime söz vermiştim. Ama sinirimi Arcadan çıkarmam aptallıktı. Umarım affedersin beni küçüğüm. Umarım...

Nasıldı?

Beğendinizmi?

Oy ve yorum atmayı unutmayın.

Sizi çok seviyorum.

Allaha emanet olun.

ARCA (ASKIDA)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin