Bölüm uyarı (!) içermektedir...
İyi okumalar...
"İyi geceler bay Min." Pijamasının yakasını düzeltirken arkasını döndü kısa boylu beden.
"Ne?" diye sormuştu sesindeki şaşkınlığı gizlemeden. Doğru duyduğundan emin olamadığı cümleyi bir kez daha tekrar etti karşısındaki çocuk.
"İyi geceler dedim bay Min." Omuzlarını düşürdü Yoongi pes eder bir ifadeyle.
"Gerçekten bana bunun tavrını mı yapacaksın Kook?" İşaret parmağını kaldıran Jungkook hafifçe sallamıştı.
"Kook değil, Jungkookssi deyin lütfen. Sonra patronum çok kızıyor çalışanlar arasında bu ne samimiyet diye." Yoongi'nin kaşları çatıldı.
"Dalga mı geçiyorsun? Eğer dalga geçiyorsan lütfen kes şunu, zaten çok yorgunum. Uyuyalım hadi." Jungkook'u elinden tutup çekiştirmişti ancak bir adım bile atmadı çocuk.
"Ben salonda uyusam daha iyi. Patronumla birlikte uyumak gibi bir samimiyete girmemeliyim, hiç etik değil." Sinirlenmeye başlamıştı kısa boylu. Sevgilisinin elini itmesiyse son damlaydı.
Dışarıdan bakıldığında ilişkilerinin çocuksu ve sakin tarafı Jungkook'tu. Yoongi yaşadıklarından dolayı daha bağımsız ve soğuk olandı. Düşünceli yanını sezdirmeden gösterirdi, birçok kişi onun yaptığı herhangi bir iyiliği anlayamazdı bile. Jungkook'un herkes tarafından sevilen, saygılı, sıcakkanlı çocuk olması kafede çalışan ve düzenli müşteri olan kişilerin ilişkilerine şaşırmasının ana sebebiydi. Patron, işin yapılmasını ve düzeni sağlamaktan sorumluydu. O müşterilerle bizzat iletişime geçmeye pek gönüllü olmazken Jungkook masalara gidip yemek hakkında görüşleri alıyordu.
Kıskançlığının kendisini etkileyeceğini söyleseler muhtemelen alayla geçiştirecek Min Yoongi, Jimin'in İtalya'ya gitmesinin boşluğunu doldurmak için işe aldığı çalışanın Jungkook'un omzuna yaslandığını görene dek böyle bir duygudan habersizdi. Kıskanan taraf her zaman Jungkook olmuştu çünkü. Yıllar önceki mesajdan ilerleyen ilişkilerinde yaşadıkları kıskançlık vakasını hala hatırlıyordu. O zaman da şimdi de Yoongi daha olgun olandı, kıskançlık gibi duygular hissedebileceğini bile düşünmezdi. Ancak yapabiliyordu demek ki, aşkın böyle bir etkisi vardı ve bugüne kadar Jungkook'a kimse gözlerinin önünde yaklaşmadığı için anlayamamıştı.
"Sana şunu kes dedim Jungkook." Sesi boğuk çıkmıştı saçlarını bir süre önce siyaha boyamış adamın. İri cüsseli çocuğu kolundan çekip kendine yapıştırması beklenmedik bir güç uygulamaydı.
"Yoongi, ne yapıyor..." Dudaklarına yapışan sevgilisi lafını yarım bırakmıştı. Yoongi kısa ve zayıf değil miydi? Jungkook bu gücün nereden geldiğini anlamakta zorlanıyordu. Öpücüğün etkisinden neredeyse uyuşan beyni bacaklarını yönetemedi ve Yoongi'nin yönlendirmesiyle kendini sırt üstü yatağa düşerken buluvermişti.
"Herif omzuna yaslanırken sakin kalmamı mı bekliyordun gerçekten?" Jungkook'un iri gözleri şaşkınlıkla açıldı.
"Sen beni kıskandın mı?" Gerçekten soruyordu bunu çocuk. İşyerinde kurallara bağlı biri olduğu için öyle davrandığını düşünmüştü, kıskanabileceği aklının ucundan geçmemişti.
"Niye sizi uyardım sanıyorsun? Çok mu kolay sence işyerinde sevgilime Jungkookssi diye hitap etmek? Üstelik tek yapmak istediğim seni sürekli öpmekken." Yeniden dudaklarını onun dudaklarına yaslamıştı Yoongi. Jungkook bu derin öpücüğe aynı şekilde karşılık verdi, bir sürenin ardından konuşmak için başını yana çevirmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Temptation ~ Vmin
أدب الهواةGecenin bir yarısı kendisine bir paket getiren davetsiz misafire kapıyı açmamıştı ama kalbini açacağından bihaberdi. --- +8214***: Bana yardım etmelisin. KimT: Çünkü? +8214***: Çünkü seni seviyorum. Vmin texting (23.12.2020-29.10.2021)
