Bölüm uyarı(!) içermektedir.
İyi okumalar...
"Hayatım, nerede bu mekan? Hayır, tutturdun illa gidelim diye bir de. Doğru düzgün ışık bile yanmıyor burada Jim... Ne yapıyorsun acaba?" Taehyung'un söylenmeleri, Jimin'in kucağına tırmanmasıyla şaşkınlık dolu bir soruya dönmüştü. Direksiyonla Taehyung'un göğsü arasına sıkıştırmıştı kendini ince yapılı çocuk.
"Çok konuşmuyor musun sence de?" Dudaklarına yaklaşan kalın dudakları öpmeden mırıldandı Taehyung.
"Peki sence bunu yapmak için doğru bir yerde miyiz?" Jimin'in hedefi boynuna yönelmişti bu sefer. İz bırakacağına emin olduğu öpücüğü gözlerini yumarak kabul etti Taehyung. "Sevgilim, ne yapıyorsun?"
"Gerçekten mi ya?" dedi Jimin başını kaldırıp. "Kucağındayım, boynunu emiyorum ve ne yaptığımı anlamadın mı cidden?" Kalkmak istediğinde belinden sertçe çekilerek Taehyung'a yapıştırılmıştı bedeni. Adem elmasına sulu bir öpücük aldı hiç beklemediği halde. Daha çok yumuşak bir sarılma ve reddedilmeyle karşılaşacağını düşünmüştü az önceki sorulardan sonra.
"Jiminssi, ne yapmaya çalıştığının farkında mısın?" Başını sallayarak onayladı onu Jimin. "Peki bambaşka bir ülkede ıssız bir yerde olduğumuzun farkında mısın?"
"Bir önemi var mı?" Onu kalçalarından kendine daha çok çekti Taehyung. Pantolonlarının üzerinden sertlikleri birbirine değmişti bu hareketiyle. Dudakları buluşmadan önce sesli birer nefes verdiler.
"Jimin, öldüreceksin beni bir gün gerçekten." dedi uzun boylu nefesi kesildiği için öpüşmeyi bölerken. Jimin'in yüzünde beliren sırıtışı gördü, sevgilisinin bu halinden fazlasıyla keyif alıyor olmalıydı.
"Benim için ölürsen çok üzülürüm, sakın ölme." Yüz ifadesine rağmen masum çıkmıştı sesi. Jimin gerçekten bu rolü iyi oynuyordu. Aklından geçenler yetişkinliğin sınırlarını zorlarken ses tonunu bir çocukla aynı seviyeye indirmekte hiç sıkıntı yaşamıyordu.
"Senin için öldürürüm bile Jimin-ah." Duraksadı. Kurduğu cümle kendisini de afallatmıştı. Ana fazla kapılmış, bir anda dudaklarının ucuna geleni söyleyivermişti. Jimin başını ondan biraz uzaklaştırarak yüzüne baktı. Dolan gözleri sadece sokak lambaları aracın içini aydınlatabildiği halde Taehyung'un dikkatini çekmişti.
"Öldürdün de." Defalarca kez konuştukları konunun tam da şu anda karşılarına çıkması gerekiyor muydu gerçekten? Ellerini Jimin'in kalçasına indirdi, az önce oldukları yere döndürmeye çalışıyordu konuyu. "Taehyung, sen beni çok seviyorsun."
"Sen beni sevmiyor musun?" derken ses tonunu alaycı çıkarmak için uğraşmıştı çocuk. Jimin'in kolları boynuna sarıldı sıkıca.
"Seviyorum. TaeTae, ben de seni çok seviyorum." Taehyung'un eli onun ensesini buldu.
"Gel buraya." diye mırıldandı Jimin'i yeni bir öpücüğe çektiğinde. Rahatsız dar alanda biraz daha yer açmak istedi. Eli koltuğun altındaki plastik kolu buldu, koltuk kızağın üzerinde en arkaya kayarken Jimin'den şaşkın bir nida yükselmişti. "Alta geç." diye emretti Taehyung, sesi oldukça otoriter çıkmıştı.
"Üstte olmamı sevdiğini sanıyordum." Onun emrine uymamayı tercih ettiğine pişman oluşu üç saniye bile sürmedi. Pantolonunu ve boxerını aşan parmaklarla iç çekip yüzünü Taehyung'un boynuna yasladı Jimin.
"Alta geç dedim güzelim, değil mi?"
Az öncekinden daha yumuşaktı konuşması. Jimin onun üzerinde kıvranan bedenini alta geçmek için hafifçe kaldırmaya çalıştı. Yüksek tavanlı bir araçta oldukları için rahat hareket edebilmişti ancak yine de ikisine yetecek kadar alan yoktu hala. Bu yüzden Taehyung Jimin'i bir çırpıda kaldırıp sırtını koltukla birleştirince yine şaşırtmıştı sevgilisini. Yandaki kola değdirdi işaret parmağını bu sefer, Jimin oturuyorken sırt üstü yatar halde buldu kendini. Üzerine geçen sevgilisi doğrudan boynunu hedef almıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Temptation ~ Vmin
FanfictionGecenin bir yarısı kendisine bir paket getiren davetsiz misafire kapıyı açmamıştı ama kalbini açacağından bihaberdi. --- +8214***: Bana yardım etmelisin. KimT: Çünkü? +8214***: Çünkü seni seviyorum. Vmin texting (23.12.2020-29.10.2021)
