Minho'nun içini derin bir heyecan kaplamıştı. Bana ne oluyor diye geçirdi içinden. Yol boyunca Jisung'u düşündü. Geçmiş ilişkilerinde kimsenin onu böyle etkilemediğini düşündü, belki de Koreli olmadıkları içindi. Şimdi kendi dilini konuşup kendi kültürünü yansıtabileceği ve kendi mizahını sergileyebileceği biri vardı karşısında. Eğer Jisung'la aralarında bir şey olursa onun için hem ilginç hem de eğlenceli olacaktı.
Tabii bir de cinsel çekim ve dürtüleri vardı, Jisung hakkında pek düşünmemişti ama eğer bir şeyler yaşanacaksa bu tam olarak Minho'nun isteyebileceği, arzulayabileceği tarzda bir şey olurdu çünkü Jisung'da bunu hissetmişti. Bazen insanlar tek bir bakışta hissederdi ya aynen öyleydi...
Jisung'un bakışları, sesi, dudakları... Kimseyi böyle arzulamadığını hissetti. Onun dudaklarını kendi dudakları arasında eritmeyi istemişti. Minho yatakta baskın bir karakterdeydi. Kendi hayal dünyasında oldukça fazla fantezilere sahipti ancak dışarıdan bakan insanların belki de onun hakkında asla tahmin edemeyeceği fantezilerdi bunlar. Gerçi Minho kişiliğiyle bunu biraz yansıtıyordu ancak karşısındaki insanın anlayabilmesi için Minho ile aynı frekansta olması gerekliydi. Minho'nun BDSM'e ilgisi vardı aslında daha çok BD kısmına yani Bondage, Discipline ve Domination... Daha önce bu birlikteliği yaşayabildiği birkaç erkek arkadaşı olmuştu ancak şu an Jisung'la karşılaştırdığında Jisung'u daha net hayal edebiliyordu. Ama tek bir sorun vardı o da Jisung'un yönelimi... Kendini tek taraflı kaptırmak istemiyordu bu sebeple üzerine çok fazla düşünmemeye çalışıyordu çünkü düşünürse eğer ona daha fazla kapılacaktı.
***
Eve vardığında yine aynı manzarayla karşılaştı. Bugün söyledikleri geldi aklına, kedileriyle yaşayıp rutin bir hayata sahip olan adam... Kedilerini severken aynadan kendine baktı. Bir şeyleri değiştirmek zorundaydı. Belki de kedilerini birlikte sevebileceği birine ihtiyacı vardı artık. Her türlü duyguyu ve ilgiyi paylaşabileceği birine...
Minho aşkın tam olarak ne demek olduğunu bilmiyordu, ergenliği yönelimini tanımlamakla geçmişti, yaşıtları kızlara aşık olurken kendisi hiçbir zaman bu duyguyu hissedememişti çünkü her düşündüğünde bir şeylerle yüzleşmek zorunda kalıyordu bu sebeple kendini ders çalışma bahanesine yönlendirdi. Dersleri onun tek sığınağıydı, insanlar ancak böyle başarılı bir bahanenin ardındaki gerçeği öğrenemezdi. Sürekli ders çalıştığı için kimseyle ilgilenmiyor olduğu yalanı yalnızca Minho'nun ve birkaç yakın arkadaşının bildiği büyük bir gerçekti. Gençliğinde yaşayamadığı aşkın ateşini ileriki dönemlerde aradıysa da bulamadı, sadece cinsel çekimin ne demek olduğunu biliyordu. Ama şimdi kalbinde bir şeyler tekliyordu. Bu duygu çok değişik ve çok yeniydi onun için.
***
Evde ses olması için televizyonu açtı ve banyoya yöneldi, duşunu alıp kendini yatağa bıraktı.
***
Saat: 04:08
Minho uykusundan aniden uyandı.
- Ahhss ne tuhaf bi rüyaydı bu!
Rüyasında Jisung'u görmüştü ancak ne gördüğünü şimdi hatırlamıyordu. Yatakta doğrulup saçlarını eliyle geriye doğru savurdu, sonra mutfağa yönelip dolaptan su aldı, yine düşünceliydi. Tekrar yatağa döndüğünde uykusunun kaçtığını hissetti ancak uyumalıydı, saat henüz çok erkendi. Başını sola çevirdi, sol kolunu sol tarafına sertçe bırakıp derin bir nefes verip mırıldandı:
- Yalnız olmak çok can sıkıcı...
Biraz daha düşüncelerle boğuştuktan sonra tekrar uykuya daldı...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SERENDIPITY | Minsung
FanficGenç, yakışıklı ve başarılı bir doktor olan Dr. Lee bir gün tesadüfen biriyle tanışır. *** Minho ona herhangi bir hastası gibi bakmak istemiyordu ve aralarında sadece bir karış mesafe vardı. Bu durum sıradan bir muayene için yeterince zordu... *** ...
