Jisung'un verdiği cevap Minho'yu oldukça heyecanlandırmıştı. Parmakları onun parmaklarına hala kenetliyken dizlerinin üzerinde yükseldi ve hafifçe Jisung'un kucağına oturdu, diğer eliyle de Jisung'un belinden kavrayıp kendisine daha da yaklaştırdı. Jisung'a doğru eğilerek alnını onun alnına dayadı.
- Mmm demek daddy hm?
Jisung burnunda ve dudaklarında hissettiği sıcak nefesle ürpermişti.
- Evet aynen öyle
Diyerek cevap verdi sevgilisine.
- Peki neden öyle düşündün?
Konuşmaları giderek fısıltıya dönüşmüştü.
- Imm, aslında tam olarak bilmiyorum ama bakışların, konuşma tarzın, giyim tarzın ve mesleğin biraz daddy olduğunu hissettirdi, sence de öyle değil mi?
Minho dudaklarını Jisung'unkilere bastırdığında sıcak nefesini vererek fısıltıyla ve aşırı sakince konuştu. Her bir kelimesinden sonra Jisung'un dudaklarına minik öpücükler kondurdu.
- Kendimi - kalıplara - sokmayı - sevmem. Ama öyle bir yönüm olabilir eğer o şekilde görüyorsan. Zamanla beni daha iyi tanıyacağını düşünüyorum.
- Bu beni daha da heyecanlandırıyor Minho
- Nedir seni heyecanlandıran tatlım?
- Bu sakinliğin... Aslında sen deniz gibisin bazen çok durgun ve sakin, bazen çok kasvetli, fırtınalı ve dalgalı... Yanılıyor muyum?
Minho alnını Jisung'un alnından çekti, gözlerinin içine derince baktı. Jisung'un söylediği şeyler, kurduğu cümleler sanki efsunluydu ve onu daha da içine çekiyordu.
- Ben kendimi sana anlatamam Jisung, sen beni nasıl görüyorsan senin için oyum... Eğer sakinliğimi seviyorsan durgunlaşırım, eğer kasvetli halimi seviyorsan hırçınlaşırım, beni hangi yönümle istiyorsan senin için o olacağım...
Jisung duyduklarıyla afallamıştı, içinde bir yerlerin sızladığını hissetti. Uzun zamandır kimseyle böylesine derin konuşmamıştı. Onun için aşklar sadece geyik muhabbeti ve yatıp kalkmaktan ibaretti. Gerçek aşk böyle bir şey miydi?
Önünde duran güzel adamı saatlerce izleyebilirdi, onun gözlerinde kaybolmak istiyordu. Onun sadece cinsel bir dürtüden ibaret olmadığını kalbinin en derinlerinde hissediyordu. 'Bana ne yapıyorsun Minho?' diye geçirdi içinden. Gözlerini hala birbirlerinden ayırmamışlardı.
- Bana aşıkmışsın gibi konuştun
- Sence değil miyim?
Jisung, sincap suratını Minho'nun yüzüne biraz daha yaklaştırıp sordu.
- Gerçekten öyle misin?
Minho kafasını çevirip gülümsedi. Sonra tekrar Jisung'a döndü, bakışları ciddileşmişti. Belinde duran elini Jisung'un ensesine oradan da saçlarına yönlendirdi. Ensesindeki saçları hafifçe tutup kafasını arkaya doğru hafifçe eğdi. Jisung'un bu haline bayılıyordu, kolayca ona teslim olması en sevdiği şeylerden biri olmuştu. Jisung'un boynunu izlerken ve dudaklarını onun boynunda gezdirirken konuştu.
- Amacım seni sadece becermek değil Jisung, o da var tabii... Ama sana aşık olduğumu da bilmen gerekiyor, hem de ilk görüşte...
Jisung boynunda hissettiği sıcak nefes ve dudakların etkisiyle kendinden geçmişti. Buna Minho'nun söyledikleri de dahildi tabii.
Jisung dudaklarını sevgilisinin sıcak dudaklarına bastırmak için başını çevirmeye çalıştı. Minho saçlarını hafifçe bırakmıştı, Jisung'un dudakları Minho'nunkileri bulmadan önce fısıldadı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SERENDIPITY | Minsung
FanfictionGenç, yakışıklı ve başarılı bir doktor olan Dr. Lee bir gün tesadüfen biriyle tanışır. *** Minho ona herhangi bir hastası gibi bakmak istemiyordu ve aralarında sadece bir karış mesafe vardı. Bu durum sıradan bir muayene için yeterince zordu... *** ...
