Hyunjin şaşkınlıkla Jisung'a bakıp fısıldadı.
- Noldu?
Jisung da ona fısıldayarak konuştu.
- Sonra konuşuruz
Hyunjin önüne döndüğünde Yeonjun şişeyi çevirmişti bile. Şişe Chan ve Felix'de kalmıştı. Soru kısmı Chan'deydi.
- Doğruluk mu cesaret mi Felix?
- Cesaret!
- Sanırım biraz kopya çekeceğim, sen veeee Changbin kendinizi banyoya kapatın!
Changbin utanmış bir şekilde alt dudağını hızlıca ısırıp güldü. Felix'in ise ağzı kulaklarına varmıştı, sonrasında Chan'e sordu:
- Süre?
- Sana ne kadar lazım?
Herkes kahkahalara boğuldukça Changbin biraz daha kızarmıştı.
- Beş dakika olsun o zaman aynı şekilde
Chan kafasını onaylar şekilde salladı. Birileri arkalarından 'genç çiftimizi uğurluyoruz!' esprisi yaptı ama Felix heyecandan dönüp bakamamıştı bile.
Felix banyo kapısını açıp içeri girdi, Changbin de girdikten sonra Felix yavaşça kapıyı kapattı ve kapıya yaslandı. Ellerini belinin arka kısmına koymuştu, heyecandan ne söyleyeceğini bilememişti. İkisi de aslında çok extrovert ve özgüvenli insanlardı ama nedense ilginç bir şekilde birbirlerinden utanıyorlardı. Changbin yere bakıyordu, kafasını kaldırıp ona baktı, Felix hala kendisine gülümsüyordu, sonra tek elini arkasından çıkarıp Changbin'e uzattı. Changbin önce şaşırdı, sonra gülerek kendisine uzanan eli tuttu. Onunla ilk kez başbaşa kalmışlardı.
Changbin elini tuttuğunda Felix onu yavaşça kendine çekti, Changbin biraz daha yaklaştığında Felix tuttuğu eli kendi beline koydu, diğer elini de arkasından çıkardı ve ellerini Changbin'in göğsüne dayadı, sonrasında utançla küçük bir çocuk gibi gülümseyerek sordu:
- Ne hissediyorsun şu anda?
Changbin gözlerine baktı, gözlerinin içi gülüyordu.
- Heyecan?
Felix tekrardan güldü ve kafasını istemsizce göğsüne dayadığı ellerinin üzerine koydu. Changbin yüzünü görmeye çalışıyordu.
- İlk defa böyle bi his yaşıyorum Felix
- Nasıl bi his?
- Hmm, nasıl desem, bana farklı hissettiriyosun işte
- Peki, bu güzel bi his mi?
Felix kafasını kaldırıp Changbin'e baktı, gözleri istemeden dudaklarına kaymıştı. Changbin oldukça alçak bir sesle konuştu.
- Burada böyle durduğumuza göre?
Changbin'in dudakları yavaşça Felix'in dudaklarını bulmuştu ki içeriden sesler yükseldi.
-SÜRE DOLDU! ÇIKIN!
Felix içinden küfürler ediyordu, Changbin ise kalın sesiyle bağırmamak için kendini zorluyordu. En çok da kahkahalar eşliğinde Chan'in sesini duymuşlardı.
- HADİ ÇIKIN ARTIK! NE YAPIYOSUNUZ?
Changbin kapıyı açmadan söylendi.
- Ananın a-
Sonra Felix'e baktı, küfürün devamını getiremedi ve safça yutkundu. Ama içinden küfretmeye devam etti. Felix kapıyı açtı ve dışarı çıktılar. Herkes onlara bakıyordu. Felix her zamanki gibi ışıltıyla gülümsüyordu. 'En azından dudaklarını hissettim' diye geçirdi içinden. Yerlerini aldıklarında yılların çapkını Changbin Felix'in yüzüne bakamamıştı ama Felix gözlerini ondan alamıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SERENDIPITY | Minsung
FanfictionGenç, yakışıklı ve başarılı bir doktor olan Dr. Lee bir gün tesadüfen biriyle tanışır. *** Minho ona herhangi bir hastası gibi bakmak istemiyordu ve aralarında sadece bir karış mesafe vardı. Bu durum sıradan bir muayene için yeterince zordu... *** ...
