BÖLÜM 4

1.2K 81 30
                                        

SINIR;50 OY 45 YORUM.

KEYIFLI OKUMALAR...


Yeni doğmuş bir bebek gibiyim,
Yalnız ve çaresi..

Ensemde hissettiğim ılık nefesle birlikte zorlukla yutkundum. Kapalı gözlerimi açmaya korktum, bunun bir rüya olmadığını biliyordum, zorlukla derin nefes alıp gözlerimi hafifçe açtım. Odayı dolduran gün ışığıyla birlikte karşı taraftaki aynaya çevirdim bakışlarımı, göz göze geldiğim bitkin kadınla birlikte hafifçe tebessüm ettim. Arkamda beliren Miraç'a takıldı bakışlarım. Üst gövdesi fazlasıyla bana yaklaşmıştı. Biraz daha zorlasa kafasını boynuma gömecek kadar yakındı. Derin derin aldığı nefes sesiyle birlikte düşünmeden edemedim, şuan benim kokumu soluyordu,  hafif kıpırtılarla birlikte hızla  gözlerimi sıkıca yumdum.

Kıpırtıların kesilmesiyle birlikte yutkunmaya çalıştım. Neden gözlerimi kapattığımı bile sorgulayamayacak bir durumdaydım. Yanağımda hissettiğim hafif dokunuşla birlikte nefesimi tuttum. Huylanan bedenimle birlikte yanağımdaki  saçımı çektiğini anladım. Bir süre ses çıkarmayınca yeni uyanıyormuş gibi yapıp gözlerimi zorlukla açtım.

Göz göze gelmeyi beklerken onun bana değilde tavana  baktığını farkettiğimde hafifçe yutkundum. Çatallaşan sesimle birlikte "günaydın" dedim.

Sadece kafasını salladığında, başka birsey demeyip yataktan kalktım. Gardıropa ilerleyip kıyafetlerimi çıkardım, aynadan son kez ona baktığımda hala aynı şekilde durduğunu farkettim.

Ne düşündüğünü deli gibi merak ediyordum ama elimden merak etmek dışında hiç birşey gelmiyordu..

Banyoya girip kısa bir duş aldıktan sonra hızla üzerimi değiştirdim. Tekrar odaya girdiğimde önce dolaptan onun kıyafetlerini çıkardım, bu sefer ona doğru ilerleyecekken yeşillerini bana çevirdiğinde olduğum yerde bekledim

"Çıkarken Yusuf'u çağırır mısın?" Dediğinde ister istemez kaşlarımı çattım merakla "ne için?" Diye sordum. Bakışlarını  tekrardan tavana çevirip "kalkmama yardım etsin..." Dediğinde sesindeki acı tonla birlikte burukça tebessüm ettim "hayırdır Yusuf'la mı evlendin?" Diye sordum, bir yandan da ona doğru ilerleyerek. Bakışlarını tekrardan bana çevirip anlamazca "ne alaka?" Diye sorduğunda kıkırdayıp "karın varken ona ne gerek var(!)" Dedim tek kaşımı kaldırarak. O da benim gibi tek kaşını kaldırıp beni baştan aşağıya süzdükten sonra "sen bu cılız bedeninle beni kaldırabileceğini düşünebiliyor musun(!)" Diye sorduğunda alayla, ister istemez vücudunu süzdüm. Gerçekten baya kalıplıydı.

Yutkunup inatla "kaldırırım!" Dedim meydan okuyarak. O da tek kaşını kaldırdığında sinirle omuz silkip "sen bilirsin!" Deyip tam gidecekken bileğimde hissettiğim temasla tekrardan durup ona döndüm. Bakışlarım önce bileğimdeki eline kaydı, tekrardan Bakışlarımı ona kaydırdım, alayla sırıtıp "tamam tamam kızma." Dediğinde kazanmışlıkla kocaman gülümsedim.

Köşede duran sandalyeyi yatağa yaklaştırıp ona doğru ilerledim. Oturur pozisyona geldiğinde sandalyenin kollarından tuttuğunda bende destek verdiğimde sonunda koltuğa geçti. Sahte bir nefes verip "amma ağırsın! Derhal kilo vermen lazım(!)" Dediğimde tek kaşını kaldırıp bana baktı.

Ciddi miyim diye bir süre beni izlediğinde yanak içlerimi ısırdım, gözlerini kısıp "hatun, önce bana laf edeceğine kendine bak, kürdan gibisin(!)" Dediğinde az önce ettiği kelimeye takılmamak için bir süre sustum.

Tamam karı kocaydık, evet kendimi bu evliliği kabul ettirmek için zorlayacaktım ama bu kadar çabuk bu role de giremezdim ki.

Cevap vermek yerine koltuktaki kıyafetlerini almak için ondan uzaklaştım. O da birsey demedi zaten.

AFİTAPHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin