4

4.8K 130 10
                                    

Koştur koştur gülüş kafeye gidiyordum. Alarmım çalmadığı için geç kalmıştım. Kızın başına bir daha böyle şeyler gelmesin diye de koşuyordum.

Allahtan spor ayakkabı giymiştim.

Seçerek mi giydin sanki?

Allah'ın sevdiği kuluyum ben sus kız.

Kafeye vardığımda derin derin nefesler aldım. Kesin kilo verdim. Buradan sonra kızları arar çiğ köfte gömmeye götürürdüm.

Eh azcıkta asker nispetleri yapalım. Bunlar grup işi mi ayol?

Kapıdan içeriye girdiğimde dosyada gördüğüm fotoğrafın sahibine bakıyordum.

Küçük bir masada küt saçlarıyla oturan biz kız vardı. Başka o yaşlarda kız olmadığına göre onun yanına gitmeliyim.

Telefonuma gelen mesajlarla kaşlarım çatıldı. Allah aşkına kim yazıyordu?

Ekranda gördüğüm Evren yazısıyla heyecanlandım. Ancak şu an şu küçük kız daha önemliydi.

Sonuçta her yaş kolay atlatılmıyordu ya?

Küçük kızın karşısındaki sandalyeyi çekip oturdum.

"Azra Soyrel sen misin?"

Yeşile çalan gözlerini benim turkağazlarıma dikti. Güzel bir kız çocuğuydu.

"Benim"

Gözleri parlayarak bakması gereken bu kızın gözleri yorgun bakıyordu. İçim acıdı. Şu kadarcık bedeni neler kaldırmıştı kim bilir.

"Telefonda da dediğim gibi İnci ben"

"İsmin keşke benim ismim olsaydı" kaşlarımı kaldırdım. "Neden öyle dedin senin isminde güzel"

"Benim ismim bekar demekmiş İnci abla. Annem hep saf kalayım diye koymuş,hep çocuk masumiyeti taşımamı istediği için koymuş" titreten dudaklarıyla bende ağlamak istedim.

Bu kadar küçük olup bu kadar farkında olması benim canımı yaktı.

"Ama,ama ben İnci abla" cümlenin devamını göz yaşları tamamladı. Sandalyemden kalkarak onu kendime çektim. Ellerimi saçlarının arasında gezdirdim.

"Tamam bebeğim sakin ol. Hepsi geçmişte kaldı tamam mı?"

Biliyordu hiç bir şey geçmişte kalmamıştı. Biliyordu hiç bir şey eskisi gibi olamayacaktı.

"Çok acıttılar" artık hıçkırıklarından sesini zor duyuyordum. Kim o masum bedenine dokunduysa sana söz veriyorum bebeğim onun intikamını alıcam.

Azra'ya limonata ısmarlayıp biraz daha sakinleşmesini bekledim.

Çok güzel bir kızdı. Yeşil gözleri kahverengi saçları dikkat çekiciydi. Oysa bedeni ruhu gibi zayıftı.

İsmi bile bekarken o bekar değildi en çokta bu sözleri vurmuştu beni kalbimden.

"Kaç yaşındasın Azra" limonata pipetiyle oynamayı bırakıp "11 olucam"

"Ooo baya genç kızsın sen" başını aşağı yukarı salladı. Konudan uzak durmak istiyordum ama açmam da lazımdı.

"Olayları anlatabilir misin? Kendini güçlü hissetmelisin Azra"

Hayır Azra güçlü olmak zorunda değilsin diyemedim. O kadarcık çocuğu nasıl kandırabilirdim bilmiyorum. Ona gaz vermekten başka seçeneğim yoktu.

Lakin kendisi oldukça farkındalık sahibi bir kızdı.

"Üvey amcam" titreyen dudaklarına inat,bir sürü kez ıslanmış kirpiklerine inat o gözlerini akıtmadan bana anlattı.

Askerin Tek ZaafıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin