Keyifli okumalar...
Yorum yapanları çok seviyormuşum*-*
"Juwoon, bugün evde yalnız kalacaksın abicim. Hoseok'un işi çıktığı için yanına gelemeyecek. Ben de olabildiğince erken çıkmaya çalışacağım tamam mı?"
"Tamam abicim."
"Kimseye kapıyı açma! Benim zaten anahtarım var, kendim kapıyı açabilirim. Acıkırsan buzdolabında senin için yaptığım sandviçi ye tamam mı?"
"Hı hı..."
"Juwoon, ocağa sakın yaklaşma tamam mı?"
Juwoon kocaman gözleriyle dediğim her şeyi onaylıyordu. Tedirginlikle evi son bir kez daha kontrol ettim. Juwoon çok olgun bir çocuktu evet ama sonuç olarak çocuktu işte...
Üstelik henüz 4 yaşındaydı.
Jungkook, ilk defa onu bu kadar uzun yalnız bırakacak olmanın gerginliğini yaşıyordu. Ona bir şey olma düşüncesi bile başına geçmeyecek ağrılar sokuyordu.
"Geldiğimde seni parka götüreceğim tamam mı?"
"Abi?"
"Efendim?"
"Parka gitmesek."
"Neden? Bir şey mi oldu?"
"İşte...Gitmeyelim."
Jungkook bunun altında bir şey yattığından emin olsa da üstelemedi çünkü geç kalmak üzereydi. Juwoon'u sıkı sıkı öptü ve yumuşak mis kokulu saçlarını sevdi.
Evden artık çıkması gerekiyordu.
Son 2 haftadır artık ezbere bildiği yolu 20 dakika içerisinde gelmişti. Evin bahçesinde gördüğü çalışana, Taehyung'a haber vermesi için seslenmiş ve arabanın önünde beklemeye başlamıştı.
Taehyung'un itirafından sonra pardon yalan itirafından sonra ikili bunun üzerine hiç konuşmamıştı. Fakat Taehyung'un davranışlarında büyük ölçüde bir değişiklik vardı.
Jungkook sürekli Hoseok'un laflarını kendine hatırlatsa da bir türlü Taehyung'a adım atamıyordu. Biliyordu eğer karşılık verirse her şey daha kolay olacaktı ama yapamıyordu işte.
Yapabileceğini sanmıştı... Yalandan birini seviyormuş gibi yapabileceğini düşünmüştü... Dolandırıcıydı sonuçta neden yapamasındı... Fakat yapamıyordu işte bunu neden yapamadığını kendisi de bilmiyordu. Denemeye bile cesaret edememişti. Taehyung'un adımlarını karşılıksız bırakmış, sadece işi adına yapması gerekenleri yapmıştı.
Elleri, siyah takımının cebindeydi gözleri ise büyük ahşap kapıya bakıyordu. Genelde Taehyung onu çok bekletmiyor, beş dakika içerisinde aşağıda oluyordu. Yine öyle olmuştu geldiğini haber vermesinin üzerinden beş dakika bile geçmemişti.
"Günaydın!"
Taehyung gülümseyerek selam vermiş, Jungkook'un kapıyı açmasına izin vermeden kendi kapısını kendisi açmıştı fakat rutininde olmayan bir şey vardı. Taehyung her zaman oturduğu arka koltuğun kapısı yerine ön kapıyı açmıştı. Jungkook anlamaz bakışlarla ona bakarken düşünmeden edemedi. Çantasını falan mı bırakacaktı acaba? Şaşkınlığını üzerinden atıp cevap verdi.
"Günaydın efendim."
"Jungkook bana yalnızken efendim deme hatta mümkünse bana artık efendim deme..."
"Peki, demem. Nasıl isterseniz..."
"Güzel, şirkete geçmeden önce caddenin başındaki kahveciden kahve alalım."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fraud |taekook
FanfictionJeon Jungkook çetesinin en büyük vurgununu yapmak için seçilmişti... Text-Düzyazı Switch 30.06.22
