Acıyorum

3.3K 344 164
                                        

Olabildiğince keyifli okumalar...

"Jeon Jungkook?"

Güçsüzce başımı kaldırdım.

"Kefaletiniz, avukatınız tarafından ödendi. Serbestsiniz."

Kısık gözlerim anlamsızca daha da kısıldı.

"Avukatım?"

"Evet. Az önce buradaydı. Çıkmanız için gereken kefalet bedelini ödedi. Serbestsiniz. Buna ek olarak 120 saatlik bir kamu göreviniz var. Bir de her haftanın bir günü ikametinize en yakın karakola imza vermeniz gerekiyor."

Başımı usulca salladım ve bileğimde duran kelepçelerin açılmasını izledim.

Şu an hiçbir şey umurumda değildi. Tek derdim şu sikik yerden çıkıp Juwoon'a kavuşmaktı.

"Bir de... Bir de bay Jeon... Hakkınızda uzaklaştırma kararı var."

"Na-nasıl yani?"

"Bundan sonra Jeon Juwoon'a yaklaşmanız pek mümkün gözükmüyor."

"Ben, ben onun abisiyim! Ne-ne demek uzaklaştırma kararı. Nerede şimdi? Juwoon nerede? İki gündür çok özlemiştir o beni! Burada mı? Nereye götürdünüz onu?"

"Bay Jeon sakin olur musunuz lütfen!"

"Olamam! Olamam, yalvarırım göreyim. Çok ağlamıştır şimdi. Beni görmezse uyumaz, yemek yemez yalvarırım gideyim yanına."

Nereye gideceğimi bilmeden iki polisin kolları arasında çırpınıp duruyordum.

"Bay Jeon bana bakın lütfen. Sakin olup beni dinleyin. Juwoon'u olayın olduğu gün yani 2 gün önce annesine teslim ettik. Zaten şu an yasal olarak vasisi anneniz gözüküyor. Juwoon annesinin yanında güvende, merak etmeyin."

Görüş alanım buğulanıyor, kulaklarım çınlıyordu... Güvende? Güvende miydi gerçekten. O kadını tanımıyordu bile. Kim bilir kimin yanına götürmüştü Juwoon'u. Ona dair ne biliyordu ki güvende hissedecekti Juwoon. Çok ağlarsa kızar mıydı Juwoon'a, bağırır mıydı? Aklıma gelen şeylerle daha da mahvolurken olduğum yere çöktüm.

"Bakın size yalvarıyorum. Ne o kadın Juwoon'u tanıyor ne de Juwoon o kadını... Benim, Juwoon'u görmem lazım ne olur!"

"Üzgünüm, mahkeme kararı çoktan vermiş. Eğer bir kez daha Juwoon'u kaçırmaya çalışırsanız bu sefer ne kefaletle kurtulabilirsiniz ne de kamu göreviyle... Bay Jeon size kardeşinizi unutun demiyorum ama bu işi halledecekseniz yasal yollarla halledin. Şu an uzaklaştırma kararınız varken Juwoon'u görmeye gitmeyin. Karşı olarak bir dava açın ve öyle savaşın... Diğer türlüsü sizi ve karşı tarafı yıpratmaktan başka bir şey değil çünkü. Eminim bu yaşadığınız şey çok zor... Fakat karar belli..."

Karar belli. Sikeyim öyle kararı...

O gün, yakalandığımız gün... Tanrı şahit, Taehyung'a yaptığım şey yüzünden yakalandığımızı sanmıştım. Bunun bedelini biliyordum. Değil kefalet... Taehyung gelip şikayetçi değilim dese bile kurtulamazdım.

Neden tutuklandığımı ise polisin sözleri ile anlamıştım. Biri polise bizi ihbar etmişti. Kim bilmiyordum ama Juwoon'u yurt dışına kaçırdığımı, onu annesinden aldığımı söylemişlerdi...

İki gün boyunca ise karakolda kalmıştım. Şimdi de kefaletim ödenmiş ve dışarı çıkmıştım... Kim ödemişti? Taehyung olma ihtimali var mıydı?

Eğer hiçbir şey öğrenmediyse ve beni Taehyung çıkardıysa? Böyle bir şeyin ihtimali var mıydı?

Fakat aklım almıyordu. Eğer öğrenmiş olsaydı buradan çıkmamın imkanı yoktu.

Fraud |taekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin