10.Bölüm

1.2K 104 9
                                        

Savaş'tan...
Ecem'in evine geldim. Evde Nazlı, annesi ve annem oturmuş dedikodu yapıyorlardı. Ben de daha fazla dayanamadım, Ecem'e geldim. Belki güvenini kazanırım ve iyi anlaşırız. "Ne işin ver senin burada?"dedi kapıyı açar açmaz. "Biliyorum geldiğim için çok sevindin. Bunu bu kadar da belli etmene gerek yoktu, pembe pijamaların da tatlıymış bu arada."dedim. Şu an yanakları kıpkırmızı olmuş durumda. "Pembe yakıştığı kadar kırmızı da çok yakışıyor" dedim. Koluma vurdu, yavaşça. Tabii acıdı bu yakışıklı çocuğa o yüzden yavaş vurdu. Kaşlarını çatıp; "Önceden niye haber vermiyorsun geleceğini?" dedi. "Haber verince sanki hemen, tabi gel diyecektin de"dedim. "O da doğru. Neyse neden geldin?"dedi. "Nazlı ve annesi bizim evde, Nazlı'nın annesiyle anneö arkadaş da maalesef. Sıkıldım evde onların yanında. Bende senin yanına gelmek istedim."dedim. Güldü. "Nazlı'ya ayıp olur ama. Birde sevgilin yani." dedi. Offf ne sevgilisi Allah aşkına ya kızı gördüğüm yerde saklanıyorum yapışmasın diye. "O benim sevgilim değil. Instagramda ki fotoğrafı da benden gizli gizli çekmiş. Ben onu sevmiyorum."dedim. "Off iyi tamam"dedi. Rahatladım valla. "Film izleyelim mi?"dedim ayaklarımı sehpaya uzatıp."Çek ayaklarını öküz. Zeynep seni öldürür. Ben ayaklarımı o sehpaya uzattığımda neredeyse komaya giriyordum. Zeynep'in eli ağırdır ve dünyanın en temizlik hastası insanıdır."dedi gülerek. Ayaklarımı çekmedim. Sırıtarak; "Ama şu an Zeynep yok." dedim. Gülüp o da yanıma oturdu ve ayaklarını sehpaya uzattı. "Filmden vazgeçtim maç vardı bugün maç izleyelim."dedim. "Odunsun sen ya valla odunsun. Belki maç izlemeyi sevmiyorum, ben."dedi. "Ben senin için korku filmi izledim saçma olsa da."dedim. "Hani sen çok beğenmiştin filmi. Bu film beenilmez mi diyordun. Birde hatırlatırım korku filmini sen seçtin."dedi. "Ben sen seviyorsundur diye seçtim korku filmini. Film saçmaydı ama sen kırılma diye söylemedim."dedim. Yalandan öleceğim. "İyi tamam be."dedi.
Maçı açtım. Daha 0-0 dı. Ben fanatik Fenerbahçeliydim. Acaba Ecem hangi takımlı? Galatasaraylı olmasın. Allahım lütfen Galatasaraylı olmasın. Zaten bu maç Galatasarayla Fenerbahçenin maçı. Bir Galatasaraylıyla maç hele ki Fenerbahçenin maçını izlemek kötü oludu herhalde hiç yaşamadığım için bilmiyorum. "Sen hangi takımlısın?"diye sordum Ecem'e korkarak. Bu kızda Galatasaraylı tipi var. "Galatasaraylıyım. Sen?"dedi. Ama Ecem neden böyle yapıyorsun ama ya? "Ecem biz ayrı dünyaların insanıyız. Ecem git başımdan. Ben sana göre değilim." demek istesem de kendimi tutuyorum. Aramız düzelmeye başlıyorken her zaman ki gibi bunun da içine etmek istemiyorum. "Fenerbahçe tabii ki de. Ölümüne hemde."dedim, bileğimdeki Fenerbahçe dövmesini göstererek. Güldü. "İnşallah Galatasaray kazanır da yenilirsiniz."dedi. Lan beddua oluyor resmen. Neyse sakin olmam lazım. Şu an Nazlı'nın dedikodularını dinlemek isterdim desem yalan olur. Beterin beteri var sonuçta. Napıcam? Katlanıcam. "Sus kızım ya Galatasarayın bir halt yaptığı yok. Fener kazanacak işte. "dedim. "Tabii tabii rüyanda anca Savaş'cım."dedi. "Var mısın iddiasına. Eğer Fenerbahçe kazanırsa bana yemek yapacaksın. Tatlı da olacak ama. Eğer öyle bir şey olmayacak ama Galatasaray kazanırsa ki kazanamaz senin istediğini yaparım."dedim. "Her istediğimi mi?"diye sordu. "Evet her şeyi."dedim. İnşallah zor bir şey istemez. "Tamam. Ama Galatasaray kazanırsa sen de bana yemek yapacaksın. Tek yemek değil yaprak sarması da yapacaksın."dedim. "İyi ya yaprak sarması basit ben hep yaparım. Bir dakika yaprak sarması mı "diye bağırdım. Ben ve yaprak sarması. Ben yemek de yapamam ki. "Ne oldu korktun mu?"dedi. "Ne korkacağım ya demirden korksak trene binmezdik."dedim. Güldü. "Valla ne zamadır yaprak sarması yemiyordum. Senin elinden yemiş olacağım. Tabii zehirlenmezsem."dedi. "Bence sen bu gidişle yiyemeyeceksin yaprak sarması."dedim. Ve Fenerbahçe gol attı. Sevinçten Ecem'e sarıldım. 1-0 öndeyiz. Ama şu an bundan daha önemli bir şey var. Ecem'le sarılmamız. Fenerbahçe saolsun ya hem Ecem'in elinden yemek yiyeceğim hem de sarılıyoruz. Bu ilk sarılmamız.
Ecem'den...
Birisi kafamda bağırıyordu. Ama kim? Ayrıca birisi bana sarılıyor ne oluyor be? Gözlerimi açtım. Savaş'la uyuyakalmışız. Bu niye gitmedi ki? Off abim gelmiş. Galiba Zeynep'i bırakmaya gelmişti. Ve bizi gördü. Saat gecenin 2'siydi. Savaş da uyandı. Maç kaç kaç bitti acaba? Ben bunu mu düşünüyorum. Allahım sen bana akıl ver. Amin. Abim sinirle; "Ne işi var Savaş'ın burada Ecem?" diye bağırdı. Yavaş ya ne Hüsniye Teyze gelecek ya. "Ne işi varsa var sanane? Burası Zeynep'le bizim evimiz. Senin değil. Farkındaysan. Bu eve zaten 40 yılda 1 kez geliyorsun, hesap sormaya hakkın yok yani."dedim. "Evet Arda bence Ecem çok haklı. Sen kimseyi umursamazsın. Anca kaybedince anlaraın değerini. İnsanları biraz hayattayken umursasaydın Burcu hayatta olurdu. Ayrıca Ecem'le konuşup konuşmayacağımı da sana sormam." dedi. Abim, Savaş'a yumruk attı. Savaş'ta abime... Zeynep çığlık attı. Bende Savaş'la abimi ayırmaya çalışıyordum. "Ayyy Sıvaşşş niye kavga efiyorsun ne oldu?" dedi. Bu kız içeri nasıl girdi diyecektim ki kapı açık kalmış. Gidip kapıyı kapattım. "Bir sen eksiktin valla Nazlı. Dışarı çık hemen."dedim. "Sanane?"dedi. Ben bu kızı öldürürüm. Gerçi ayı gibi. Benim bu ayıya gücüm yetmez. "Kızom bak git"dedi Savaş Nazlı'ya. Yürü be Savaş kim tutar seni.
Nazlı Arda'yı birden kucağına aldı. Dışarı çıkardı. Savaş'ta gülüyordu. "Sonunda bir işe yaradın Nazlı."diye bağırdı arkasından. Zeynep de hemen gidip Nazlı'nın saçını eline dolayıp çekti geriye doğru. "Ne yapıyorsun be sen"diye bağırdı, Nazlı."Halay çekiyorum."diye bağırdı Zaynep'te.

Her Şey SenleBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin