8.BÖLÜM

1.2K 112 13
                                        

Savaş'tan...

Nazlı gelmiş. Eyvah! Bunun ne işi var burada? Şimdi yapışır sülük gibi bırakmaz. Gerçi sülük faydalı. Bun da o da yok. "Evde yokum." deyip kapıyı kapatıyordum birden o koca cüssesiyle kapıyı itip içeri girdi. Kadın olmasaydı çoktan mezara gömmüştüm. Hayatta en değer verdiğim şeyler listesinde uyku 1 numaraydı. Benim uyuma hayallerim de Nazlı manyağının gelişiyle sonlanmış bulunmakta. Maalesef. "Senin ne işin var burada Nazlı? Ayrıca ben girebilirsin dediğimi hatırlamıyorum." dedim. Gülüp; "Çok şakacısın valla Sıvaşşşş. Ne işim olabilir hem benim yani demi ama. Ödevimizi yaparız diye geldim. Seni görmek için gelecek halim yok yani." dedi. "Tabi tabi. Ödev bahane Savaş şahane." dedim. Sırıtıp; "Evet Sıvaşş çok şahnesin, çok yakışıklısın, çok tatlısın." dedi. Yavşak ne olacak. Beyinsiz. Ama haklı tabi. Gördü yakışıklı çocuğu. "Şimdi işim var sonra gelirsin." dedim. İş derken uykudan bahsediyorum. "Zamanımız yok Sıvaşşş" dedi. "Off tamam da ben daha konuyu bile bilmiyorum." dedim. Der demez koltuğa yayıldı. Lan o koltuk senden değerli. Çökertecek canım koltuğumu ya. "Hadi başlayalım da hemen bitsin şu çakma sarışının ödevi." dedim. Güldü. "Çakma sarışın kim be?" dedi. Şu an ninem Hayriye dememek için kendimi zor tutuyorum. "Tarih hocası var ya o işte neyse ben kitapları getireyim." dedim. Yukarı çıktım. Telefonum çaldı. Furkan arıyor. Açtım. "Naber kardeşim?" dedi. "Valla şu an çok kötüyüm. Sonra konuşuruz kardeşim." dedim. "Ne oldu lan?" dedi. "Ne olmadı ki Nazlı geldi birlikte tarih ödevini yapıyoruz." dedim. Demez olaydım. Hemen gülüyor. İnsan arkadaşını düşünür sonuçta bir değişik varlıkla aynı ortamda bulunuyorum. "Gül sen gül valla seni Zeynep'e söyleyeceğim. Aslında göründüğü kadar kibar değil. Bunlar hep seni tavlamak için diyeceğim." dedim. "İyi be sanki sen çok nazik, kibarsın. Gerçi Ecem seni baya değiştirdi. Ama neyse hadi yarın konuşuruz Savo." dedi. "Lan Savo ne Furki ya" dedim. "Furki neyse Savo da o" dedi. "İy hadi bekletme sen Zeynep'i bugün buluşuyordunuz demi?" dedim. "Evet bugün buluşacağız hadi Nazlı'ya selam söyle." dedi. Kapattı bir de ya off ne yapacağım ben ya şimdi Ecem olacaktı. Hayaller: Ecem Hayatlar: Nazlı

Aşağı inip koltuğa oturdum. Nasıl oturduysam artık kendime de şaşırıyorum. Nazlı zaten koltuktan büyük. Ben ödevi yapmaya çalışıyorum Nazlı da beni izliyordu. Bana baktığı kadar biraz şu derslerine baksaydı profesör olurdu. "Beni izleyeceğine biraz yardım etsen diyorum tabii zahmet olmazsa Nazlı Hanım." dedim. "Yok ne zahmeti Savaş'cım." dedi. Ve kağıdı aldı önümden. Yırtıyordun kağıdı hayvan ya. Ağaçtan yapılıyor o sen biliyor musun? Nerden bileceksin ki anca tıkın sen. Psikolojim bozuldu her halde benim. Bir psikoloğa görüneyim.


Nazlı'dan...

Hemen telefonumu çantamdan çıkarıp Savaş tam kağıda bir şeyler yazarken selfie çektim. Ve instagramda da "Sıvaşş ile ödev yapma keyfisi..." yazıp paylaştım. Ecem Hanım ne yapacak acaba? Kesin Savaş'la aralarında bir şey var. Ama bence Savaş hiç bakmıyor bile Ecem'e. Tabi ben varken... Savaş benim. Ödevi bitirdik evden çıktım evime gittim. Savaş beni eve bırakır zannetmiştim ama neyse...

Ecem'den...

Zeynep'le arabaya atlayıp eve geldik. Sonunda arabamı aldım. Okul çıkışı gittik, arabayı almayı. Yapılmış. Eve girer girmez üstümü değiştirip telefonu elime alıp bir tanecik koltuğuma oturdum. Sinan Akçıl - Dev Dalga şarkısını açtım. Instagrama girdim. Biri beni takip etmeye başlamış. Kim acaba? Nazlı mı? Nazlı kim be? Bizim sınıftaki şişman kız galiba. Fotoğraf paylaşmış. Bu ne ya bu Savaş değil mi? Yuh bunlar sevgili mi ya? Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.


Her Şey SenleBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin