6.Bölüm"Bazı Kapitülasyonlar"

1K 55 19
                                    

Bölüm Şarkısı;
Emel Müftüoğlu- Hovarda

Kızlar beni kısa süreliğine de olsa linç etti. Nasıl o adamın teklifini kabul edersin diye demedikleri kalmadı, bu durumdan bir tek Esra keyif almıştı ve
"Bırakın Ferit'in hayatında ilk defa bir rakibi olsun" demişti.Bende böyle olsun istemezdim, ama o an adamı red edememiştim.

Eve gelir gelmez üzerimi değiştirip hazırlanırken, yine pastelin olmayışı dikkatimden kaçmamıştı. Kendine daha kaliteli mamalar alan başka bir sahip mi bulmuştu acaba? Eve uğramaz olmuştu zilli.
Sırf bir haftasonumu ayırıp onu izleyecektim.

Çok süslenmedim, sadece bir eyeliner yeterdi adam sonuçta bana teşekkür etmek için yapıyordu bunu. Ferit dingili gibi yapmamış ve yarım saat önceden haber verip gelip beni evden alacağını söylemişti. Kibar adamın hali başka oluyordu.

Herşey tamda düşündüğüm gibi gerçekleşti. Bir korku filmi değil, benim seçtiğim aksiyon filmine gittik. Mısırı bir tane değil ikimize de aldı ve çıkışta tatlı yemek yerine kumpir yiyerek tamamladık. Tamam amacımdan şaşmışta olsam kötü bir gece geçirmemiştim sonuçta.

"Herşey için teşekkürler" dedim kumpirciden çıkarken.

"Asıl ben teşekkür ederim. Sayenizde güzel bir gece geçirdim"

Kızlar, Ferit gibi düzenbaz adamların peşinde koşarken böylesine tatlı adamları görmüyordu ne yazık ki. Tamam kabul ediyordum onun kadar cekici ve yakışıklı değildi. Züppenin ilk bakışta bir al benisi vardı ama asıl bu adamlar ilişki için uygundu.
Mehmet bey 'gelirken ekmek alayım mı?' diye sonran tiplerdendi. Ferit ise eve barka uğramayan yada Mehmet bey haftasonu tüm çoluk çocuğu toplayıp pikniğe giden ve atlet ile mangal yelleyendi, Ferit ise çocuğunun doğum gününü bile unutup eve geç gelendi.

Ay ne saçmalıyordum ben ya? Neden durduk yere ikisini kıyaslıyordum ki? Sanki ikisi arası seçim yapacaktım.

Beraber açık havaya çıktığımızda, Mehmet bey'in arabasına ulaşmak için yeniden sinema önüne yürümemiz gerekiyordu. Ağır adımlarla ilerlerkende sohbetimize devam ediyorduk. Ferit kadar olmasa da Mehmet bey'in sohbeti de iyiydi.

Bak işte yine aynı yapmış, iki adamı kıyaslamıştım?!?!

"Bu seneki yıl dönümü partisine katılacak mısınız?" diye sordu. Her yıl firmamızın kuruluş tarihinde düzenlenen partiden bahsediyordu.

"Katılmaktan daha iyisi yapacağım, her şeyi ben ayarlayacağım"

Bülent bey beni iyi bir yer ve iyi bir organizasyon için beni her gün tembihliyordu. Lüks bir kaç otel ile görüşmüştüm bile şimdiden.

"Sizin zevkinize güveniyoruz o halde Seyran hanım"

"Umarım sizi hayal kırıklığa uğratmam" diye gülümsedim. Arabaya ulaşmaya son 20 adımımız vardı. Mehmet bey'in güzel bir arabası vardı ve herkese şu soru sorduruyordu.
'Acaba ne kadar maaş alıyor bu adam?'
Gerçektende zenginin malı züğürdün çenesini yoruyordu.

Sakin geçen akşamımızın o an o arabaya binerek sonlanacağını düşünüyordum. Mehmet bey beni eve bırakır ve bende hemen yatar uyurum diye düşünüyordum. Fakat Mehmet beyin "Ferit? Hayır ne işin var burada?" demesi öyle olmayacağını söylüyordu.

"Aaa abi sizde mi buradasınız?" diye karşılık vererek tokalaştı iki adam. Sonra bana dönerek "İyi akşamlar Seyran hanım" dedi.

Şu bir gerçektiki bu adam son zamanlarda sürekli ani bir şekilde karşıma çıkıyordu. Hadi aynı fabrika içinde karşılaşmalarımız tesadüfi olabilirdi ama koca metropolde aynı sinemaya denk gelmemiz çok doğru gelmiyordu. O halde buraya sırf bizi görmek için gelmiş olabilir miydi? Ama bunu beden yapsındı ki? Mehmet beyden teklif geldiğin böm böm bakmıştı.

Playboy Yok Edilmeli!Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin