#Seyran
Hafta sonu, geçirdiğimiz rezalet tatil sonrası iş yerinde olmaktan o kadar mutluydum ki...
Hatırladıkça halen "O neydi öyle?" diyordum ve resmen ölümün kıyısından dönmüş olduğumuz gerçeğini kabul edemiyordum. Olabilecek en kötü şeyler bir günde başımıza gelmişti.
Ferit ile başbaşa geçecek bir tatili bende çok istemiştim çünkü anlarsınız ya... İlişkimizin en tatlı aylarını yaşıyorduk ve o gerçekten çok çabalıyordu. Ferit tüm korku ve endişelerimi yok etmeyi başarmıştı.
Gerçekten o tatil mevzusunu saymazsak hayatımın en güzel aylarını yaşıyordum diyebilirdim çünkü iliklerime kadar sevildiğimi hissediyordum. Ben o iki günde yaşananları nazar boncuğu olarak nitelendirmiş ve üzerinde durmamıştım.
Ama Ferit... bunlara fena halde kafayı takmış ve ikide bir "Ben lanetliyim" deyip duruyordu. Bu annemin başımıza gelen her kötü olayı halalarımın büyü yapmasına bağlaması gibi bir şeydi ve her ne kadar saçmalama desemde vazgeçmiyordu.
Aradan bir iki hafta geçtikten sonra unutacağınızı umut ediyor ve üstüne gitmiyordum.
O günde başlangıçta benim için her şey olması gerektiği gibiydi. Bülent beyin istediği evrakları hazır ediyor ve benden istenilen evrakları dijital ortama yüklüyordum. Bir yandan da Ferit ile whatsappdan sohbet ediyordum. Onunla ilgili en sevdiğim şeylerden biri sohbetinin asla baymamasıydı, günün her saati konuşmamıza rağmen asla konu bulmakta zorlanmıyorduk.
Bana attığı kalpli giflere bakıp, kendi kendime sırıtırken, artık hiç kullanılmayan ve kullanılmadığı için arşive alınan şu eski saçma salak grubumuzdan bir bildirim gelmişti. İsmi halen "Playboy yok edilmeli" olan whatsaap grubumuzda olan bildirim beni gerçekten şaşırtmıştı çünkü artık orası terk edilmiş bir kasaba gibiydi ama kimsede ayrılmıyordu. Halen ben dahil beş kişilik ekip yerli yerindeydi
Sohbet çubuğuna tıkladığımda beni neyin beklediğini hiç bilmiyordum. Kızlar ile halen konuşuyordum ama tek tük. Onlarda bana yazmıyordu zaten. Ferit olmayınca aramızda konuşacak şeylerimiz tükenmişti.
Aylar sonra atılan ilk mesajda kendi ismimi görmek beni iyice şaşırttı.
"Seyran..." diye yazan Aslı halen yazıyor gözüküyordu.
"Evet?" diye sorup beklemiştim. Aslı bana özeldende yazabilirdi ama burayı seçmesinin bir nedeni mutlaka olmalıydı.
Yeniden "Seyran sana bir şey diyeceğim" dedikten sonra tekrar yazmaya başlamıştı ve bu esnada gruptaki diğer kişilerde aktif olmuş tüm mesajlar mavi tik olmaya başlamıştı.
"Seni dinliyorum?"
"Seyran... Siz Ferit ile ayrıldınız mı?"
"Hayır tabiki de? Bu da nereden çıktı"
Gerçekten o an merakım zirvedeydi, aylar sonra neden böyle mesajlar alıyordum hiç bilmiyordum.
"Seyran o zaman Ferit neden Esra'nın odasında?"
Yazılan şeyi onlarca kez yeniden ve yeniden okumuştum ama bu soruya uygun bir cevap bulamamıştım çünkü yoktu. Bana daha 50 saniye önce kalpli gif gönderen Ferit'in neden Esra ile aynı cümlede olduğunu bile bilmezken neden aynı odada olduğunu bulmam imkansızdı.
"Bilmem orada mı?" yazarken oldukça sakin kalmaya çabalıyordum.
Ona artık güveniyordum...
Gerçekten. Dediğim gibi bunu nasıl başarmıştı bende bilmesemde aklıma direk kötü şeyler gelmiyordu ama...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Playboy Yok Edilmeli!
Romanzi rosa / ChickLitÇıldırt beni, çıkart beni baştan İsmin neydi yine unuttum telaştan?