17

562 48 44
                                        

Geçmiş.

Louis dolabın kapağını kapattıktan sonra telefonunu eline alıp yatağına uzandı. Evan'a karavanı ile gece 12'de her zaman buluştukları yerde olmasını söyleyen bir mesaj bıraktıktan sonra yatağa uzanarak gece 11.30'a alarm kurdu.

Babasının tek isteği, iyi bir oğul olması, medyaya uyması, ünlü kadınlarla çıkması ve şirket için yararlı işler yapmasıydı, ki Louis bunların hiç birini yapmak istemiyordu. Bunları düşünmek istemedi, sonuçta bu gece gidecekti. Bu son kavgaydı, bundan sonra artık özgür olacaktı.

Gözlerini kapatıp bir süre uyumaya çalıştı ancak bu birkaç kez yatakta döndükten sonra başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Kalktı ve baş ucundaki komidinin üzerinde duran, giderken yanında götüreceği, siyah kapağı hırpalanmış ve yıpranmış defterini alıp açtı. Defterin tellerine sıkıştırdığı kalemi çıkardı ve gece lambasını yakarak yazmaya başladı.

O gece hiç durmadan yazdı Louis; Yaşadıkları hakkında, annesinin ölümünden sonra yıkılışı hakkında, bağımlılığı hakkında, ona asla güvenmeyen babası hakkında ve en önemlisi aşık olmak hakkında. Bazen bunu şarkılarla bazen ise denemeler halinde yazdı. Ancak yine de yazdı.

Ta ki titreşimdeki telefonun alarmı çalana kadar.

Louis hızla alarmı sessize aldı. Babasını tanıyorsa bu saatte uyuyor olurdu ancak en ufak çıtırtıya bile uyandırdı.

Yavaşça kalktı ve aynada kendine baktı. Üzerini değiştirse iyi olacaktı.

Bavulu açıp saçma sapan dağılmış kıyafetlerin arasından siyah bir Sweatshirt ile pencereden kaçarken hareket etmesini kolaylaştıracak bir adet eşofman giymişti.

Ardından bavulu kapattı ve kapüşonunu başına taktı. Yatağındaki tek arkadaşı olan defterini önceden hazır olan sırt çantasına koydu. Spor ayakkabılarını giydi ve gitmeden gözleri bir anlığına odaya takıldı.

Bu odada çok vakit geçirmişti; Annesiyle, kardeşleriyle, arkadaşlarıyla olan hatıralar...

Masasının üstünde duran kardeşleri, kendisi ve annesinin beraber çektirdiği fotoğrafı aldı ve onu da sırt çantasına sıkıştırdıktan sonra tekrar çantayı taktı. Daha sonra penceresine ilerledi ve yavaşça kilidi açıp camı açtı.

Odası ikinci katta olsa da bavulu ses çıkarmaması için çalıların üstüne sarkıttığı çarşafa bağlayarak yavaşça indirdi ve Her zaman yaptığı gibi evin dışındaki metal borudan kayarak indi. Hemen ardından bavulu aldı ve çarşaftan çözdükten sonra ağaçlarla kaplı büyük bahçenin arkasına doğru ilerledi. Babası korumaları kapıya diktiğinden evin arka tarafındaki çiti biraz kırmıştı ki oradan geceleri kaçabiliyordu.

Çalıların arasından geçti ve kırık çitin olduğu kısma geldi.

İlk önce bavulu itip dışarıya çıkardıktan sonra arkasına döndü ve son kez eve baktı.

Bir daha asla dönmeyecekti ve kararlıydı.

Günümüz.

Harry yavaşça gözlerini açtı ve  doğrularak esnedi. Louis'ye baktığında hala uyuyordu. Her zamanki gibi kumral saçları dağılmış mavi gözleri saklanmıştı. Bu sefer öncekinden farklı olarak hafiften çıkmaya başlamış sakalları yüzünü süslüyordu.

Yavaşça kayarak yataktan indi ve odanın köşesinde bulunan Louis'nin dolabındaki boy aynasına ilerledi.

Üzerine giydiği bol tişörtü hafifçe kaldırıp karnına baktığında hafif bir şişlik olduğunu gördü ve gülümsedi.

flatmates (larry)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin