yukarıdaki sarkiui ne zmn dinlesem louis aklima geliyoe o yzden koydm 🧍♀️
Harry uykusundan uyandığında gözlerini ovuşturarak kalktı. Çok fazlasıyla susamıştı.
Louis'yi koltukta bıraktıktan sonra bir daha yanına gitmemiş, odanın köşesinde şövaledeki tuvaline çizdiği, bir ay sonra sergilenecek olan resmini boyamaya başlamıştı.
Bu resim gerçekten çok değerliydi onun için. Geçenlerde Louis'nin ve evde kalmaya gelen Niall'ın ısrarına rağmen göstermemişti.
Onun için sanatı gizlilikti. Bir başkası gelip ona fikrini söylerse, onun fikrinden etkilenmekten ve sanatındaki saf yeteneğini kaybetmekten korkuyordu aslında.
Yavaşça doğruldu ve yüzünü buruşturdu, kalçası hala acıyordu. Kısa şortuyla ip askılı tişörtü olan pembe pijama takımı vardı üzerinde. Bacaklarını yataktan sarkıttıktan sonra esneyerek kalktı ve gerindi.
Baş ucundaki lambayı yaktı ve ilerleyip her zamanki gibi kilitli olan odasının kapısını açıp dışarıya çıktı.
Merdivenlerden inip salona başını uzattı. Louis gözleri şiş bir şekilde koltukta sızıp kalmıştı. Gözlerini kaçırdı, ağladığını düşünmüyordu sonuçta Harry ona o kadar yüklenmemişti.
Yaklaşıp koltuğun kenarındaki öylesine atılmış krem rengi battaniyeyi aldı ve Louis'nin üzerine örtüp yanına çöktü.
Louis tam olarak uyanamasa da yanından gelen çilek ve vanilya karışımı hoş kokunun farkındaydı ve bu koku sebepsizce onu rahatlattı.
Louis burnunu çekip kıpırdandığında Harry uyanacağından korksada bekledi, sonunda nefes sesleri tekrar düzene girdiğinde ona bakmaya devam etti.
Mavi gözlerini şiş göz kapakları kapatmış, Perçemleri karışmış alnına düşmüştü. Harry gözlerini kaçırıp yavaşça perçemlerini düzeltti ve ani bir cesaretle daha çok yaklaşıp, daha önce yaptığı gibi, çenesine bir öpücük bıraktı.
Louis'nin çenesinde hissettiği öpücük ile dudakları hafiften kıvrıldı, uykusunda gülümsüyordu. Ancak bunu Harry fark etmemişti bile.
Hiç bir şey olmamış gibi, eskisi gibi davranacakları aklına gelmişti. Bu demek oluyordu ki aralarındaki çekimi artık tamamen azaltmaları gerekti. Bir kere yatmışlardı, bu bile fazlaydı.Hızla yanından kalktı ve asıl amacını hatırlayıp mutfağa ilerledi.
Louis yanındaki çilekli kokunun gitmesi ile rahatsızca kıpırdandı. Gitmesi onu mutsuz etmişti. Şişen gözlerini zar zor açtığında mutfaktan gelen ışıkla zorlukla doğruldu.
Sırtı ağrıyordu ve en son hatırladığı şey Clifford'la yürüyüşten döner dönmez kahve sehpasında kafayı bulmasıydı.
Gerinerek kalktı ve esneyerek koridora ilerledi.
Harry hazır mutfağa gelmişken,Louis'den alıp buz dolabının üzerine sakladığı, beyaz toz paketini alıp hızla mutfak çöpüne yolladı.
Ahşap mutfak masasının üzerinde duran sürahinin kapağını açtı ve yavaşça bardağa doldurup içmeye başladı.
Louis aniden içeriye girince Harry onu görmesiyle irkildi. Buna karşılık kaşlarını çattı,
"Ne oldu?" Dedi Louis kısılmış sesiyle. Harry'nin üzerinde pembe askılı bir tişört ve altında da yine aynı renkte, süt gibi beyaz bacaklarını tamamen gözler önüne çıkartan kısa bir şort vardı.
Louis'nin onu süzdüğünü fark edince boğazını temizledi Harry ve omuz silkip gözlerini kaçırdı. Louis'nin öpücüğü hissetmemiş olmasını umuyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
flatmates (larry)
FanfictionHarry'nin yapabileceği en büyük hata, aptal bir parti çocuğu olan ev arkadaşından hamile kalmaktı. ★ mpreg ★ yazım yanlışı uyarısı #28 & #1 larry stylinson #1 larry #1 louistomlinson #1 harrystyles