9- İZLERİN YANSIMASI

356 33 49
                                        

Oy ve yorumlarınızı eksik etmeyin, şimdiden teşekkürler ❤

Bölüm şarkıları: Akira Senju - Ante Meridiem 

                                   Gustavo Santaolalla - Left Behind


Tehlikenin müziği, beynimde kısır döngüdeydi. Bıçaktan ve sandalyeden akan kan, benim kanımdı sanki. Kaç Dolunay. Ayaklarım geri geri giderken silahı belime koydum titreyen ellerimle. Bacaklarımı hissetmiyordum. Gözlerimi kırpamıyordum. Çünkü kırpsam da o sahnenin tekrar tekrar oynayacağını biliyordum kapalı perdeler ardında.

Tek düşüncem kaçmaktı. Arkama bile bakmadan.

Ayağımın altında kayan parkeler, gürültülüydü. At kuyruğum, boynuma bir kamçı gibi çarpıyordu. O an mahzendeydim tekrardan. Koridorlar gri değil, küflüydü. Yer parke gibi sert değil, toprak gibi yumuşaktı. Koşarak attığım her adımda daha da oturuyordu bir şeyler. Koridorlar birbirine girmeye devam ediyordu.

Avazım çıktığı kadar bağırmak istiyordum ama sesimi kaybetmiştim. Nefeslerim koridorlarda yankılanan tek şeydi. Buradan çıkmalıyım. Dışarı çıkmalıyım. Arkamdan biri beni saçlarımdan tutarak o odaya geri götürecekti sanki. O sandalyeye beni oturtacaktı yeniden.

Kaçamamam için bedenimdeki bıçağa karşı verdiğim her tepkiyle eğlenecekti.

Ne kadar süre koştum, bilmiyordum. Oraya dönmeyecektim. Bir daha olmazdı. Biri daha bana aynı şeyleri tekrardan yaşatamazdı. Nereden nasıl döndüm, can havliyle nasıl acil çıkış kapısını buldum, bilmiyordum ama kapıyı kulpundan itmemle duvara çarpması bir oldu.

Temiz hava ciğerlerime dolarken bana gökyüzü yetmiyordu. Boğuluyordum. Ellerim duvardan destek almaya çalışırken tırnaklarım duvarda izler bıraktı. Nefes nefese orada öylece dururken bedenimi taşıyamadı bacaklarım. Yere kapaklanırken ciğerlerim yanıyordu gözlerimle beraber. Sırtımı duvara yaslarken ellerim boğazıma gitti.

Nefes alamıyordum.

Hırıltılarım boş arka sokağı doldururken gözlerim yaşardı. Bedenimdeki güç, tamamen gitmişti. Alamadığım nefes görüş alanımı bulanıklaştırdı. Kalp atışlarım kulağımda çınlıyordu. Gözlerim botlarıma indi ve orada gördüğüm kızıllığa takıldı gözlerim.

Elindeki bıçağın botlarımda bıraktığı iz, o adamın kanı, onun işkence ettiği adamın kanı.

Bu düşünceler midemi harekete geçirdi.Yediğim her şeyi çıkarırken bulunduğum gerçekliği yitirdim. Yer, duvarlar yok olmuştu. Burnumdan aldığım her nefes beni yakmaya yemin etmiş gibiydi.

Yine o patlayan binadaydım. Öldürdüğüm o masum insanların cesetlerini görüyordum. Tek bir hatanın bedeli, bana sırıtarak bunları gösteriyordu.

Yine yaralıydım ve ellerimde kan vardı. Başarısızlığımı yüzüme vuruyordu.

Yine mahzendeydim. Onlar bana bakıp gülerek geliyorlardı ellerindeki bıçaklarla. Mahkumiyetimi, işkencelerle süslüyorlardı.

Yine revirdeydim. Oradaki kadın yaralarımı tekrardan açmaları için sarıyordu.

Yine o sıcak demir, sırtımı yakarken avaz avaz bağırıyordum.

Ellerimle saçlarımı çekiştirirken bunların durmasını diledim. Döngü kırılsın istedim ama hepsi tekrar tekrar gözümün önünden geçiyordu.

Lütfen dur artık. Bitsin bu döngü. Öleyim artık da bitsin, lütfen!

Bedenim sarsılırken bir kuvvet, beni duvara yasladı. Ciğerlerim oksijen için bağırırken bedenim bunu reddediyordu. Etrafta sadece uğultu vardı. Hiçbir şey net değildi. Önümde yaşadığım her şey, onlarca kez döndü, durdu. Başa sardı ve bitti, geriye döndü, tekrardan.

TRİABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin