Bölüm 3

97 4 36
                                    

Edebiyat dersi...Edebiyatı her zaman sevmeme rağmen neden şimdi bu kadar korkuyordum? Doğru ya.Jason, diye içimden geçirdim. Belki de Darren...

Dalgınlıkla kafamı elime yaslayıp önümdeki boş sıranın dolmamasını diledim.Günlerce Jason'ı görmedikten sonra o evde olanlar yüzünden ona nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum. Sıranın köşelerini süzerken bir anda sıraya birinin oturmasıyla irkildim.

"Alex..."

"Jason..."

"Evet adlarımızı bildiğimizi biliyordum." dedi dalga geçerek.Ben ise onun keyifli halinin aksine gergindim.İstemesem de kekeleyerek konuşmaya çabaladım.

"Ben şey..."

"Biliyor musun Alex, balo gecesini unutalım.Ben seninle arkadaş olmayı seviyorum.En azından bunu kaybetmek istemem."

Dünkü konuşmasına göre tavrındaki bu değişikliği anlayamamıştım.Her zamanki patavatsızlığımla konuştum.

"Yanına geleceğimden emin olduğunu sanıyordum."

"Ne?"

Söylediklerimden bir anlam çıkaramamıştı.Kendi kendime düşünüp kafamı karıştırdığım, karşılık bulmaz sorularla canımı sıkmaktan bıkmıştım.

"Jason baksana, sana bir soru soracağım.Senin Darr..."

İçeri giren kişiyle sözüm yarıda kalmıştı.

"Merhaba Lilly.Bugün enerjiksin Jason ve benim en büyük kozum Blackand."

Gelen Bay Martin'di. Edebiyat öğretmenimizdi. Renkli gözleri ve siyah saçları derse olan dikkatimi artırırdı.Kitap okumaktan nefret etmeme rağmen edebiyat dersine belki de sırf bu yüzden ilgiliydim.Şiir okurken ise her zamankinden daha yakışıklı görünürdü. Mavi çizgili gömleğinin, gözlerini daha çok ortaya çıkardığını düşünürken Jason'ın konuştuğunu fark ettim.

"...bence Bay Martin bugün kafayı bulmuş."

Gözlerimi imayla kıstım.

"Jason, öyle dememelisin.Seni, birileri duyabilir!" dedim evinde duyduklarıma gönderme yaparak.

"Alex, güne bulmaca çözerek mi başladın?Ne bu garip tavırların?"

Ona cevap veremeden söze başka biri girdi.

"O, haklı Jason.Birisi seni duyuyor.Şimdi önüne dön!Diyeceklerimi dinleyin!" dedi Bay Martin.

"Geçen gün size bahsettiğim tiyatro seçmeleri açıklandı.İsteyen, gerçi istemese de katılanlar gelmek zorunda.Panodan bakabilirsiniz.Daha sonra da size senaryoyu vereceğim."

"Ne tiyatrosundan bahsediyor bu?" diye sorduğumda Jason yeniden arkasına döndü.

"Biz o sırada baloyla ilgili yazışıyorduk.Ben de sadece tiyatro kelimesini duymuştum.Boş ver!"

Kaşlarımı kaldırdım.

"Peki, bana niye en büyük kozum dedi?Benle ne alakası..." derken Bay Martin konuşmaya devam etti.

"İkinizle de alakası Blackand, sen ve Jason balo için giyeceğiniz abiye elbiseleri düşünürken size söylediğim şeydi."

Bay Martin'in esprisiyle sınıfta uğultuyla karışık olan gülme sesi kesildikten sonra bize döndü.

"Seçmelere katılmamanıza rağmen bu oyunda olacaksınız.Oyunculuğa olan yeteneklerinizi geçen seneden biliyorum."

"Ama ben...Konuyu bile bilmiyorum." diye kekeledim.

VAZGEÇİLMEZ - Bir Muter Gale EfsanesiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin