Jack'in bakış açısı:
"Ya işte önüme bir ayı çıktı gelirken, böyle pofidik, tatlış bir şeydi. Sonra bana bir koydu..." Rachel bize gelirken yaşadıklarını anlatıyordu.
Rocky'nin bakışlarını gören Rachel, devam etti. "Hayır, hayır. Küçük bir çizik atabildi sadece." dedi ve sırıtarak abisine omuz attı.
"Hayvan hakları?" dedi Felix gülümseyerek.
"Bence iki hayvanın dövüşmesinde herhangi bir sıkıntı yok." dedi Rocky, kıkırdayarak.
Rachel, kaşlarını çatarak sırıtmaya devam etti. "Ulan, abicik..."O esnada Wolfy geldi koşa koşa, "Gençler," dedi, "geliyorlar."
☆☆☆
Tak, tak, tak.
Topuklu ayakkabı giymişti içlerinden biri.
"Bu ne be?" dedi bir cadı.
7 kişilerdi.
Soru soran arkadaşlarına baktı cadılar.
"Kan?" dedi bir kız, kaşlarını kaldırarak.
"Kan mı?" dedi uzun, açık mor saçlı, soluk tenli, uzun boylu vampir. Ağzı sulandı, "Hani?"
"Başlatma şimdi kanına. Saldırıya uğramışlar, baksanıza." diyerek vampiri tuttu uzun, kahverengi saçlı genç.
"Hepsi Carmen'ın suçudur."
"Aynen ya, saçları da gitmiş, götüme benziyor!" dedi ve kıskıs gülmeye başladı.
"Götün daha güzeldir ondan." diye eşlik etti ona başka bir cadı.
"Mal mal konuşmayı kesin! Kimin umrunda Carmen'ın saçları?" dedi kahverengi saçlı,"Saldırıya uğramışlar."
Bir kız kanalizasyon deliğinden aşağıya bakıyordu. Dorothy klonları delikten biraz uzağa yerleştirmişti o yüzden delikten bakınca görünmüyorlardı. "İçeriden ceset kokusu alıyorum."
"Tamam, gi-"
"Bu kanların yanındaki siyah sıvı ne peki?"
Bütün cadılar durdu ve arkadaşlarına baktılar.
"Siyah sıvı?" dedi ve kanların olduğu tarafa döndü kahverengi saçlı, "O..."
"KAN." diye gürledi vampir olan. "ÇOK GÜZEL KOKUYOOOOOOR!" dedi ve onu tutan çocuğun elinden kaçtı ve kanların yanına koştu.
"HAYIR! SAKIN DOKUNMA ONA!" dedi ve uzun saçlarından tutararak çekti vampiri, kahverengi saçlı çocuk. "Zehirlinin kanı o!"
"En fazla ne olabilir ki?" dedi vampir sinirli bir şekilde, "Zehirliler, vampirlerin bir üst sınıfı bilimsel olarak. Bizden faklı olarak kan içmiyorlar, o kadar."
"Sizden farklı olarak zehirleyebildiklerini de unutma, meçik."
Vampir ona ters ters baktı. "Meçik deme bana. Vampirim ben."
Kahverengi saçlı çocuk, kızlardan birine el salladı. "Gir sen içeriye."
Deliğin yanında duran kız içeriye doğru kafasını uzattı. "Yıkılmış burası." dedi ve kafasını çıkarıp arkadaşlarına döndü,"Marydom ve Zoe yapmış gibi görünüyor."
"Bu kadar mı sadece?"
"Hayır, cesetler var. 2 tane kızın cesedi, bizimkilerin değil."
"Halletmişler." dedi bir oğlan. İç çekti gülümseyerek. "İyi, içim rahatladı."
İçlerinden biri bir kahkaha patlattı, "Korkuyor musun lan sen!"
"Tabii ki, amına koyayım. Şu önleri pembe, arkaları siyah saçlı olan küçük kız var ya, ödümü bokuma karıştırıyor o."
"O kimmiş ya?"
"Duygusuz olanı diyorum!"
Bu sefer daha sert kahkaha attı, "O kızdan mı korkuyorsun! Bok gibi gücü var, ne yapabilir o sana?"Fısıldadım, "Gerizekalılar."
"Ne yapabileceğini göster onlara, yürü kızım!" diyerek gazladı Rocky, Violet'i.
Rocky ile Rachel birlikte yukarı uçtular, Violet ise cadılardan biriyle kendi yerini değiştirdi.
Cadı kız bizim yanımıza ışınlanmıştı şimdi.
Carol'un kıza bir geçirişi var, var ya... Üf.
"Ne," dedi bir cadı, şok içinde. "Feigling nerede?"
Violet, ansızın belirdi. "Benden korkuyordu o yüzden onunla arkadaşlarım ilgilensin istedim." dedi ve kendisini aşağılayan salağın karnına yumruğu geçirdi. Ben de fırsat bulmuşken yakalayıp ruhunu çektim cadının.
O sırada Rachel kuyruğuyla birinin kafasını yakmıştı. Kahkaha atarak cadıyla dalga geçiyordu.
"Nilii, al şunu!" dedi ve bir iksir çıkarıp arkadaşına fırlattı bir cadı. İksir havada yakalandı, Rachel tarafından. "Yok öyle!"
Cadıya doğru uçarak ejderha kuyruğuya onun kafasına vurdu.
"Bakın, bakın, zehirli de burada!" dedi vampir, bir ağaçta bacak bacak üstüne atıp oturmuş olan Rocky'yi işaret ederek.
"Nerran, bir sus!"
İsmi Nerran olan vampire, "Tüh, fark edildim." dedi Rocky yüzünde pis bir gülümsemeyle.
"Gel buraya, kardeş! Sana meydan okuyorum!" dedi Nerran kararlı bir gülümsemeyle.
Rocky de sakin bir ses tonuyla "Ne güzel." dedi ve ağaçtan aşağı atladı vampirle savaşmak için.
"ÇAAAAAT!"
Sophia, ışınla öldürmüştü bir cadıyı. "Güzel güçmüş." dedi ve gülümseyerek omuzlarını silkti. "Keşke bende kalabilseydi."
Arkamdan biri yaklaşıyordu.
"Hoşt ulan!" dedi ve elindeki silahla arkamdan gelen cadıya sıktı Wolfy.
"Kendim de öldürebilirdim." dedim ona sırıtarak.
"Ben de öldürebilirdim, o yüzden öldürdüm." diye yanıt verdi bana Wolfy.Gücü Sophia tarafından çalınan cadı, arkadaşlarının yanına kaçmıştı, artık nasıl kurtulduysa o saldırıdan. Dorothy, Hannah ve Sophia onlarla savaşmaktaydı. Yardım etmenin iyi olacağını düşündüm.
Kafamla Wolfy'ye onları işaret ettim. "Haydi."
Wolfy, öndeki cadılara sıktı. Bu vuruş, cadıların arasında mesafe açılmasını sağladı. Ben de kıskaçlarımla en arkadakine saldırdım...Kıskaçlarım daha havadayken biri onları ani bir hareketle kesti. Neyse ki kanamıyorlardı ve yerine yenisi çıkıyordu. Wolfy, kartlarıyla başka bir silah yaratıp cadılardan birini vurdu.
Çığlıklar koptu, "İksir, Werka, iksir!"
Ne yazık ki, iksircileri öldürülmüştü Rachel tarafından. İksir isteyen cadı bir şey daha söylemek için ağzını açtı, ama konuşamadı.
Çünkü Sophia onun ağzına ışını sokuvermişti.
Artık sadece vampir kalmıştı. Hani şu animelerde epik savaş sahneleri olur ya, 2 kişi karşı karşıya gelir, bir şeyler geveleyip dalarlar ya birbirlerine, onlardan biri gerçekleşecekti şimdi."Arkadaşlarına dahil olmamalarını söyle. Bu dövüş sadece bizim, yani gecenin yaratıklarının arasında olacak." dedi vampir Nerran.
Rocky bize döndü ve göz kırptı. Sonra da tekrar vampire döndü, "Tamam," dedi, "eğer beni alt edersen kanımı bol bol içebilirsin. Sana hiçbir şekilde karışmayacaklar. Fakat ben seni alt edersem..." dedi Rocky.
Sonra da gözlerini kısarak gülümsedi. "Hiçbir şey olmayacak. Sana hiçbir şey yapmayacağım." dedi ve gülümsemeye devam etti. "Anlaştık mı?"
"Peki, uçmak da yok." dedi ve bıçağını çıkardı Nerran.
"İyi, iyi." Violet'e baktı Rocky, "3'e kadar sayar mısın Violet?"
"Sayarım."
"1,"
Wolfy fısıldadı, "Bizimki de az çakal değil, he." dedi ve sessizce kıkırdadı.
"2,"
"Ve..."
"3."
Rocky hızlıydı, Nerran da öyle. Bir anda birbirlerinin yanında belirdiler. Yani, artık cadılarla takıldığından mıdır nedir bilmem ama, Nerran kesinlikle bir vampire göre çok vahşiydi. Vampir, bakışlarını Rocky'nin gözlerinden kaçırarak bıçağını savurdu. Rocky, o güzel mi güzel, uzun mu uzun bacaklarıya bir tekme savurarak engelledi bıçak darbesini. Nerran bu sefer yukarıdan savurdu bıçağını, Rocky ise Nerran'ın özel bölgesine tekme attı bu sefer. Yükses sesle inledi vampir. Kendine gelip hızlıca savurmaya başladı bıçağını, Nerran ne kadar hızlı savuruyorsa Rocky de bir o kadar hızlı kaçıyordu bıçaktan.
En sonunda uzun ve simsiyah olan zehirli pençelerini açtı ve Nerran'ın bıçağını ortadan ikiye ayırdı!
"Nasıl?!" dedi vampir şok içinde. Rocky, pençelerini içeri sokup onun boğazını kavradı.
Yüzünde sakin bir gülümsemeyle, "Korkma, sana istediğini vereceğim." dedi ve baş parmağıyla elinin içine bir çizik attı.
Ağzı sulanan Nerran, kendini tutamadı ve daldı çitanın avucundan akan siyah sıvıya.
Rocky, başını hafifçe yana eğdi. Hâlâ gülümsüyordu. "Nasıl?" dedi, "Kanımın tadı hoşuna gitti mi? Simsiyahtır, ilk başta acı bir tad bırakır ağzında fakat sonra tatlıya döner. Ve sonra da..."
Biz konuşurken Nerran yere yığıldı.
Rocky, dişlerini göstererek gülümsedi, "Öldürür."
Rocky, birkaç saniye boyunca Nerran'ın cesedine baktı ve kanayan elini silkeledi. Sonra da gülümsedi, "Yeeey ben kazandım!"
Carol, Rocky'ye doğru yöneldi. "Hayatımda bundan daha iyi bir anlaşma duymamıştım. Pes yani." dedi ve kol attı Rocky'ye.
"Ne sandın, aslanım?" dedi Rocky.
Elleriyle bir esneme haraketi yaptı Carol. "Bu arkadaşlardan kurtulduğumuza göre, biraz dinlenebiliriz artık bence. Hastane yağmalama işi sonraya kalabilir."
Rocky, düşünceli bir şekilde "Ben öyle düşünmüyorum." dedi.
"Neden?"
"Soylular ve zenginler bize çok fazla sıkıntı yaratacaklar ileride. Onları temizleyelim bitsin."
"Bundan emin değilim."
"Hepimiz değil de birkaç kişi gidelim." diye ekledi Rocky.
"Ben uyumak istiyorum." dedi Hannah, omuzlarını aşağı indirerek.
"Ben deEeeeEe..." dedi Dorothy.
Aklıma güzel bir fikir geldi. "Ben Rocky ile giderim. Diğerlerinin gelmesine gerek yok. İsteyen gelsin yine de..." dedim ve gözlerimi arkadaşlarımda gezdirdim. "Zaten isteyen yok sanırım."
"Koskoca hastaneye iki kişi mi gideceksiniz? Hayatta izin vermem. Benim kendime yaptıklarımdan bir farkı yok bunun." dedi Felix.
"Hayır, iki kişi gitmeyeceğiz." dedim ona.
Felix, iç çekti, "Rocky ve ben diyorsun ama?"
"Rocky ve 'bizler' demem gerekirdi..." dedim sakince. Göz kırptım. "...Bu dünyada kapana kısılmış olan ruhlarla iletişime geçebildiğimi unutmayın."
"Şakasın!" dedi Dorothy heyecanla.
Gülümsedim, "Değilim. Hatta arkanda duruyor bir tanesi."
Dorothy, kafasını aniden çevirdi ve arkasına baktı. Boynu kıtlamıştı. "Yapma ya!"
Çok coşkulu bir kahkaha attım. "Peki, peki. Ama evet, gerçekten cin arkadaşlarım var."
Rocky bana hafifçe dirsek attı, "Tanıştırırsın beni cin arkadaşlarınla, değil mi, aşşşşkım?"At gibi kişnemeye başladım o bana böyle dedikten sonra.
"Olur, aşşşşkım!"
Tabii, Dorothy'yi yerinden fırlattı bizim birbirimize aşkım diye seslenmemiz. Küçük bir kız çocuğu gibi hoplaya zıplaya yürümeye başladı mutluluktan. Biz de onu takip ettik.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hopes N' Dreams / Umutlar ve Hayaller
Fantasy"Zehirliler." Adlarından da anlaşılacağı gibi, canlıları zehirleyerek öldürebilen, elementlere ayrılan, ilginç bir tür. Her elementin farklı bir gezegeni bulunmakta. Bu gezegenlerden biri de karanlık zehirlilerin gezegeni, Scorpia. Rocky; Scorpia'd...