24- Viola ve ahtapotlar

15 3 65
                                    

3. Ş𝖺𝗁ı𝗌 𝖺𝗇𝗅𝖺𝗍ı𝗆:

Violet, ellerini yıkadıktan sonra yavaşça kapıya yöneldi.

"Hey." dedi bir ses arkasından. Kim olduğunu görmek için arkasına döndü.
"Aaa, favori Rocky kankitoşum buradaymış!" dedi Carmen zorla gülümseyerek. Tuvaletlerden birinin kapısına oturmuştu. "Aslında tek favorim desek daha doğru olur..."

Violet, hiçbir tepki vermeden Carmen'a dik dik bakıyordu. "Adım ne benim?" diye sordu usulca.

" ...Viola?" dedi ve aşağı indi Carmen.  Violet ile bakıştılar birkaç saniye. Bu ifadesiz bakışlar Carmen'ı telaşlandırdı, "Gözlerin de pek güzelmiş." dedi omuzlarını kaldırarak.

Violet, Carmen ile biraz daha bakıştı. Tam arkasını dönecekti ki Carmen onu durdurdu,
"Sevdiğin, sevmediğin, hissettiğin, isteyip istemediğin herhangi bir şey yok. Yanılıyor muyum?"

Violet, beyaz gözleriyle ona baktı.

"Peki, eğer bir boşluktan oluşuyorsan yaşamanı devam ettiren şey ne? Hayattan ne gibi bir beklentin var?  'Arkadaşların' için mi yaşamaya devam ediyorsun?" dedi Carmen. Kafasını yana yatırdı.
"Onlara karşı bir şey hissedebiliyor musun ki?"

"Fazla soru soruyorsun." dedi Violet, herhangi bir duygu belirtisi göstermeyerek.

Carmen, onu hiç aldırış etmeden konuşmaya devam etti. "Doğru veya yanlışı başkalarının söyledikleri şeylerden yola çıkarak ayırt edebiliyorsun. Sürekli sana ne yapıp ne yapmaman gerektiğini söylüyorlar, kendi iraden yokmuş gibi.
Carmen, pis pis sırıttı. "Sıkılmadın mı bu durumdan?" Violet'in kulağına yanaştı,  "Yeni bir yol izlemek istemez misin?"

"Kendinle çelişiyorsun." dedi Violet.

"Bu sadece bir 'teklif.' Sana ne yapıp ne yapmaman gere-" derken Violet ona dirsek atıp kapıya yöneldi.

"Seni küçük..! Gitmene izin vereceğimi mi düşünüyorsun! Kapı kilitli!"

Violet, pençelerini çıkardı ve kapının deliğine soktu onları. Kilidi açacaktı ki Carmen onun üzerine çullandı. Ondan daha kuvvetli olsa da, sonuçta Carmen ondan ağırdı ve daha uzundu. Cadı, elini hızlıca cebine götürüp bıçağını çıkardı.

"Değiştir." diyerek Carmen ile yerini değiştirdi Violet. Artık üstte olan oydu. Carmen çığlıklar atarak bıçağını savurmaya çalıştı ama başarısız oldu. 

Violet, onun kafasını yere çakıp saçlarından tutarak geri çekti. "Vietnam yaban domuzu seni." diye fısıldadı Carmen'ın kulağına. Sonra da kızın elindeki bıçağı alarak onu kapıya doğru sürüklemeye başladı.

O sırada birisi ışınlandı Violet'in yanına. Uzun bordo saçlı, beyaz tenli, yüzünde simsiyah lekeler olan, siyah gözlü, resmi kıyafetler giymiş, köpek kulaklarına sahip genç bir çocuktu. Violet'i boğazından kavradı.
                              
                              ☆☆☆

Felix, istasyona baktı. "Bir şey mi oldu acaba?"

"Belki de. Gidip bakalım diyeceğim ama kızlar tuvaletine nasıl gireceğiz?" diye sordu Wolfy.

"Saçların uzun, şüphe çekmezsin."

"Fizikten anlaşı-"
Wolfy, bu konuşmanın ne kadar saçma olduğunun farkına vardı.
"Ne diyoruz biz ya? Kalk, gidiyoruz!"

Hızlıca arabadan indiler. Wolfy, arabayı kilitledi ve istasyona doğru koşmaya başladılar. İçeri girince tuvaletlerin nerede olduğunu gösteren bir tabela vardı o yüzden yolu hızlıca buldular. 

Hopes N' Dreams / Umutlar ve HayallerHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin