☬ KUZGUNUN KALBİ | 8

606 63 37
                                        

-8-

Kapısının önünde eski görev arkadaşları Göktan, Hamza ve Fettah'ı görmeyi beklemiyordu Demokan. Onları görünce hem şaşırdı hem de dudaklarına geniş bir gülümseme yayıldı.

Hamza neşeli bir gülüşle kollarını açtı "Komutanım!" diye bağırırken.

"Komutan mı kaldı, gel buraya." Aynı özlem hissiyle sarıldı Hamza'ya. Ayrıldıklarında ise şaşkınlığını gizleyemedi. "Sizi burada görmeyi beklemiyordum çocuklar, bu ne güzel sürpriz?"

Fettah bebek suratıyla masum bir gülüş sundu eski komutanına. Yüzündeki tebessümde hayal kırıklığı ve üzüntü vardı. Bir yanı buruktu ve Demokan'a olanları nasıl anlatacaklarına dair en ufak bir fikri yoktu. Her şeye soğukkanlı yaklaşan adamın bu duruma kayıtsız kalamayacağını tahmin ediyordu az çok.

Hamza bu grupta yasını en iyi gizleyen kişi olarak güldü. "Sizi ziyarete geldik komutanım."

Onların ciğerini bilen Demokan buna tam olarak inanmasa yüzlemedi onları. Kapıyı aralayıp "Hadi geçin içeri, geçin." dedi tatlı tatlı azarlayarak. "İnsan bir haber verirdi, hazırlık yapardım."

Göktan "Hazırlık yapmayın diye haber vermedik zaten." dedi hazırcevap bir ifadeyle. Her zamanki gibi koyu renk saçlarını arkaya doğru taramış, sivil hâliyle şıktı. Yeşil bir gömlek, üzerine gri bir ceket giymişti. Altına da bir kot yakıştırmıştı.

İçeri girip birer çay içtikten sonra küçük bir sohbete daldılar. Fettah her zaman olduğu gibi grubu güldüren neşesiydi. Hamza'nın ona takılmalarına hâlâ çocuk gibi darılıyordu.

Karşılarındaki koltuğa oturmuş ellerini birleştirirken "Eee, ne havadisler getirdiniz bakalım?" diye sordu dingin bir merakla Demokan. "İrfan Yarbay'ımla Affan Komutan nasıl?"

Birbirine baktı üç arkadaşı da. Fettah "İrfan Yarbay'ım emekli oldu." diyerek lafa girdi. Devamında tatsız bir haber geleceği bariz ifadesiyle "Affan Komutanım... Van'daki bir görevde şehit oldu."

Ortamda sessiz bir hava hâkim oldu aniden. Herkes halının desenlerini inceliyor gibiydi. Göktan "Başımız sağ olsun." dediğinde ağır ağır salladı başını Demokan.

Nefesi ciğerine ağır gelirken "Vatan sağ olsun." cümlesi dudaklarından dökülürken kaybettiklerini hatırladı. Karısını, çocuğunu, mesleğini, her şeyini.

Askerlikten ayrılmak zorunda kaldığından beri çok kısıtlı görüşüyordu eski silah arkadaşlarıyla. Onlar aradıkça kısa konuşmalar geçiyordu aralarında. Kendini hayattan ve dünyadan soyutladığı üç yıl geçirmişti. Hayattan zevk almaya çalışmayı bırakalı çok olmuştu. Demokan'a göre kurtulması imkânsız o operasyondan sağ çıkmasının tek bir sebebi vardı, ailesini dağıtan ve kendisini mesleğinden ayıranlardan intikam almak.

Bu süreçte çokça yalnızlaştırdı kendini. Sonuçta diğer arkadaşları için hayat devam ediyordu. Kendi aptallığı yüzünden görevinden ayrılmak zorunda kalan Demokan'dı. Cezayı diğerlerine kesmek ne kadar doğru olurdu?

Sorduğu soru üzerine ortamın sessizleşmesiyle olayların düşündüğü gibi basit olmadığını anlamıştı. Hiçbir şeyin bıraktığı gibi kalmadığını anlaması ise zaman alacaktı.

Hamza kem küm eden arkadaşlarına inat söze girdi ve omzuna dokunduğu Fettah'a bakarak "Fettah'ın nişanını attı karşı taraf." dedi aniden. Elbette söylenmesi en kolay haberden girmişti konuya. Daha neler vardı neler...

Demokan samimi bir yüz ifadesiyle "Üzüldüm." dedi ve "Nasıl oldu bu?" sorusunu yöneltirken gerçekten merak içindeydi. Üç yıldır hatta daha fazladır görüşüyorlardı kız arkadaşıyla. Tam her şeyi ciddi bir noktaya taşırken ne olmuştu da nişan atılmıştı anlayabilmiş değildi.

KUZGUNUN KALBİBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin