☬ KUZGUNUN KALBİ | 20

493 63 26
                                        

-20-

❝Demokan❞

Ben eski kafalı bir adamım. Geçmişten beri bir insanın tek bir kişiye âşık olacağını düşünürdüm. Benim için de bu kadın Rengin'di. Sevdik birbirimizi, âşık olduk, evlendik. Evliliğimiz bir çocukla zenginleştiğinde tamam dedim, işte hayalimdeki aileyi kurdum.

İnsan hayallerindekileri elde ettikten sonra kaybedebileceğini hiç düşünmüyor. Sonsuza dek ona sahip olabileceğini sanıyor. Ben de öyle sandım ama gerçekler tokat gibi çarptı yüzüme. Bir gecede her şeyimi kaybettim. Ailemi, mesleğimi, bana ait olan ve beni ben yapan her şeyi.

Rengin'i kaybettikten sonra bile bir kere âşık olunduğunu sanırdım. Âşık olduğum kadını kaybettiğimi, aşka kapılarımın kapalı olduğunu... Ta ki onu tanıyana kadar.

Asena benim tüm doğrularımı yıkan kadın oldu. Hem de bu kadar kısa sürede. Bu saf bir arzudan çok daha fazlasıydı, hissedebiliyordum. Asıl tehlikeli olan da buydu. Çünkü ben sıradan biri değildim. Onun sandığının aksine Rengin'in hayaleti yüzünden de ona yaklaşmıyor değildim. Hoş, öyle sanmasına da ben izin vermiştim. Benden uzak dursun, ondan uzak durayım diye ben öne sürmüştüm bu yalandan bahaneyi ama buraya kadardı işte. Başaramamıştım. Ondan uzak durmayı becerememiştim.

Özhan denen o adamla samimiyetleri tepemi attırmıştı. Hiç hakkım olmadığını bilmeme rağmen ondan uzak durması için ne gerekiyorsa yapmıştım. Ve sonucunda kavgamız birbirimizin dudaklarında son bulmuştu.

Onun da benim gibi hissettiğini biliyordum. Bir kıvılcımla bedenini ve kalbini ateşe verebileceğini. Dora'nın kafesinde, bahçede konuştuğum kadından kıskanmasıyla bile anlaşılabilirdi bu durum. Oysa askerden eski bir arkadaşımdı. Aramızda gönül ilişkisi olamayacak kadar alakasız, kardeşim gibi gördüğüm biriydi. Ama onu anlamak hiç bu kadar kolay olmamıştı.

O restoranda Özhan'la gülüşerek konuşmalarını görünce kan beynime sıçramıştı, ne yapacağımı bilememiştim. Onu kendimden uzaklaştırırken başka bir adamın kollarına itmiştim.

Aşka karşı bakışımı değiştiren, her yakınlaştığımızda ona bedensel olduğu kadar ruhsal bir bağlılık hissettiren o kadınla ilk gecemizde boynumdaki zinciri görüp kafasında soru işaretleri oluşmasını istemezdim.

Onunla sevişmiştim. Yıllardan beri ilk kez Rengin'den başka biri bana dokunmuştu ve bundan rahatsızlık duymamıştım. Buna dair bir vicdan azabı çekeceğimi düşünürdüm ama olmadı. Sanırım zihnim artık Rengin'in hayatta olmadığını kabullenmişti. Ona dokunurken hissettiklerim eşsizdi.

Sabah onun yatağında uyandığımda yıllardır ilk defa bedenim, zihnim ve kalbim kalkanlarını kaldırmış, rahatlamıştı. Mutluydum. Ve yıllarımı asker olarak geçirdiğimi var sayarsak bunun ne kadar tehlikeli bir duygu olduğunu içten içe biliyordum. Ancak bu gerçekle o kadar erken yüzleşmeyi beklemiyordum.

Yatakta kımıldanırken yüzümde alışık olmadığım bir tebessümün belirdiğini hissediyordum. Onu kollarıma almak için yatakta döndüğümde elim boşluğa çarptı. Yatağın ona ait tarafı boştu.

Huzursuzca kıpırdanıp yerimden doğruldum. Odada gezindi bakışlarım. Sakinliğimi korudum. Yataktan kalkıp banyoya baktım. Yoktu. Evin her köşesinde dolandım durdum deli danalar gibi. Yine yoktu.

Sağ elim saçlarımda gezindi hırçınca. Bunu yapmamam gerekiyordu. Bu kadar kontrolden çıkmamam gerekiyordu. Bir masala kendimi kaptırmamalıydım. Hata etmiştim. Hataydı.

Hemen telefonuma sarılıp Asena'yı aradım. Arka odadan geldi telefonunun sesi. Sinirden duvara vurduğumda bu kez çalan benim telefonum oldu. Ekranda yine isimsiz bir numara. Hemen açtım.

KUZGUNUN KALBİBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin