1 hafta sonra
Koca bir hafta Fırat'sız geçmişti. O günün ertesi sabahı Fırat'ın evine gittim ama kapıyı Gökhan açmıştı. Şehir dışında işi olduğunu ve birkaç gün sonra geleceğini söyledi. Ne işi olduğunu sorduğumdaysa bilmediğini söyledi.
Aradığımda da açmıyordu ama kısa kısa mesajlar atıyordu. İyiyim, merak etme, birkaç güne gelirim gibisinden mesajlar. Benim attığım mesajlaraysa bakmıyordu bile. Deli gibi merak ediyordum ama benim yüzümden gittiğini de biliyorum. Onu kırdığım için ondan sürekli özür dinleyeceğimi biliyordu ve beni kırmamak için uzaklaşmayı tercih etti. Yani yine beni düşünüyordu ama ben her zamanki gibi aptalca davranıp onu kendimden uzaklaştırmaya mecbur bırakıyorum.
"E yavru çıkardın mı bari?"
"Üf ne diyorsun Özge ya?"
"Kızım kaç gündür odadasın ve aynı yerde oturuyorsun. Kuluçkaya yattığını düşündüm işte. Yine Fırat'ı mı düşünüyorsun."
"Hıhım. Çok kırdım bu sefer. Güvenmedim resmen ona."
"Evet kırdın. Hiç kusura bakma çocuk haklı gitmekte. Geri dönmese yeridir yani."
"Allah korusun Özge ya."
"Korudu zaten. Gelmiş seninki. Sabah fırından çıkarken gördüm."
"Gelmiş mi!? Nasıldı peki iyi mi?"
"Yani iyi gibiydi. Biraz mutsuzdu ama olacak o kadar."
"Evde mi acaba? Gitsem mi?"
"Şimdi gitme bence. Akşam gidersin. Hatta havuçlu kek seviyor demiştin. Kekten yapıp götürürsün. Bilirsin erkeğin kalbine giden yol kalpten geçer."
"Öyle mi diyorsun?"
"Hıhım öyle diyorum."
"E yapalım bakalım o zaman."
Özge'yle mutfağa geldiğimizde Yiğit'te burdaydı.
"Evet kızlar ne yemek yapıyorsunuz? Almira'nın yüzü güldüğüne göre güzel bir haber var. Aslında benimde güzel bir haberim var. Yapacağınız yemeğe göre söyleyebilirim belkiii."
"Neymiş o haber Yiğit?"
"Önce siz söyleyin Özge ne yemek yapıcaksınız?"
"Yemek yapmıycaz Yiğit. Almira Fırat'a kendini affettirmek için kek yapıp götürecek."
"Bizde nasiplenir miyiz?"
"Sen havuçlu kek sevmezsin Yiğit."
"Havuçlu kek seven insan mı olur be neyse gelmiş mi Fırat?"
"Gelmiş gelmiş."
"Kıza bak ya. Biz 1 haftadır uğraşalım yüzünü güldürmek için gülmesin. Çocuğun geldiği haberini alınca anında gülsün yüzü. Adalet mi bu be?"
"Senin haberin ne peki?"
"Sıkı durun. Aytemur abim-"
"Geliyor mu!?"
"Hemde ne gelmek. Temelli geliyor!"
"Mesleği mi bıraktı yoksa?"
"Almira acaba Fırat senin mantığını falan mı öldürüyor? Kızım abim bırakır mı hiç mesleğini? Buraya aldırmış tayinini. Artık hep burdayız."
"E ordaki eviniz nolucak? Senin okulun falan."
"Şöyle olucak. Ali abim burda zaten. Aytemur abimde geliyor. Yağız abim birkaç ay orda olucak. Evin satışı için falan. İkimizde okulumuza burda devam edicez."
"Ben sınava girmedim ama daha? Ayrıca liseyi bitirmedim de."
"Kaldığın yerden açık liseden bitiriceksin daha sonra sınava gireceksin işte. Ha sen dersinki ben evlenicem koca parası yiycem sen bilirsin orasını."
"Öyle bir şey yapmam tabiki. Kendi ayaklarımın üzerinde dururum ben."
"Durursun tabiki. Koca parası neymiş abi parası varken."
"Ben ortada abi falan görmüyorum ama Yiğit?"
"Kızım affet artık da. Vallaha çok pişmanım. Yeter süründürdüğün."
"Bakarız bakarız. Hadi çık mutfaktan sevdiceğim beni bekler."
"Hıhı bekler. Bi döveyim onu da gör sen."
Özge yiğit'i mutfaktan kovunca rahat rahat kekimizi yapmaya başladık.
....
"Dikkat et bebeğim tamam mı? Gelişmelerden de haberdar et beni."
"Tamam ederim."
Özge'yle vedalaştıktan sonra evden çıktım. Fırat'ların evi 2 sokak aşağıdaydı. O yüzden az bir sürede gelmiştim evlerine. Kapıyı çalıp beklemeye başladım. Aşırı heyecanlıydım ve ellerim titriyordu resmen.
"Yenge? Hayırdır niye geldin?"
"Fırat'a kek yapmıştım. Konuşmam gereken şeylerde vardı. Çok özledim onu. Çağırsana bi."
"Aşırı duygu değişimlerine bayılıyorum da abim evde değil."
"Nasıl değil? Özge görmüş bugün. Geldi dedi bana. Gelmedi mi yoksa?"
"Geldi de evde değil. Dönerci dükkanını biliyorsun dimi oraya gitti. Dertleşmeye gitmiştir. Bu saatte pek müşteri olmayınca oturur konuşurlar. Kek neyli?"
Gökhan tam kekin kapağını açacakken eline vurup kabı uzaklaştırdım.
"Abine yaptım bunu. O verirse yersin."
"Ama yenge şimdi damardan girip ağlatmak istemiyorum ikimizide."
"Ben sana sonra yaparım olur mu?"
"İyi tamam öyle olsun."
"Ben gideyim abinin yanına."
"Gelmemi ister misin? Hava karardı."
"Giderim kendim ya. Yakın zaten."
"İyi o zamam görüşürüz."
"Görüşürüz."
Binadan çıkıp dükkanın yoluna girdim. E ben ne diyecektim şimdi peki? Beni affet gibisinden klasikler laflar edemezdim. İçimden ne geliyorsa öyle davranayım ya. En iyisi bu.
Dükkana yaklaştıkça çok az ışığın yandığını gördüm. Acaba Fırat gitti mi? Ama içeride birileri vardı. Biraz daha yaklaştığım da Fırat'tı bu ama karşısındaki geçenki adam değildi. Ayça'ydı.
DEVAM EDECEK
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Abilerim De Abilerim✨
Literatura FemininaYetimhanede geçen bir hayat ve o hayata biranda giren aile. Almira yeni ailesine alışmaya çalışırken abileri ona pekte yardımcı olmuyordu. Bakalım sonları nasıl olacak?
